Bugun...



140 MESEM Öğrencisinin 73'ü Sınıf Tekrarına Bırakılmış!

Datça Özcan Yılmaz Meslek Lisesi'nde 9, 10, 11 ve 12. sınıflarda okuyan 73 öğrencinin “devamsızlık” nedeniyle sınıf tekrarına bırakıldığı, bir başka deyişle öğrenim dönemi devam ederken “sınıfta kalmış” kabul edildiği öğrenildi.

facebook-paylas
Tarih: 03-05-2024 21:43

140 MESEM Öğrencisinin 73'ü Sınıf Tekrarına Bırakılmış!

MEHMET ERDAL

Bazı öğrenci velilerinin çözüm bulmak amacıyla CİMER dahil bazı yetkili kişi ve kurumlara şikayet dilekçeleri verdiklerini sosyal medya hesaplarından paylaşmaları üzerine öğrenilen bu “sınıf tekrarına bırakma” olayı hakkında daha sağlıklı bilgi edinebilmek için bugün saat 14.30'da Özcan Yılmaz Meslek Lisesi önüne gittik; burada bir basın açıklaması yapacaklarını sosyal medya hesaplarından duyuran bazı öğrenci velileri ve konu hakkında bilgi edinmek için gelen Datça Veli Der temsilcileriyle görüştük.

Konuştuğumuz öğrencilerin, velilerinin, okul yönetimi ile görüştükten sonra “Yazılı açıklamayı bilahare yapacağız” diyen Datça Veli-Der temsilcilerinin ve sonrasında bilgisine başvurduğumuz bir eğitimcinin verdiği bilgilere göre sorun oldukça karmaşık ve çok yönlü idi:

73 öğrencinin “sınıf tekrarına” bırakılmasının nedeni gerçekten “devamsızlık” idi; bu öğrencilerin bir kısmı 10, bir kısmı 15 ve bir kısmı da 20 gün okula devamsızlıktan dolayı “sınıf tekrarına” bırakılmışlardı.

Konuştuğumuz öğrencilere göre idare kendilerine okula devamsızlık süresinin maksimum 6 gün (Meslek Okulunda okuyan öğrenciler haftada bir gün okula gittiğinden bu 6 hafta anlamına geliyordu) olduğunu, alınan sağlık raporlarının bu süreden sayılmadığını söylemiş ama şimdi sağlık raporu olsun olmasın tümünü 6 gün içerisinde saymışlardı. Keza, okul yönetimi ilk dönemdeki devamsızlıkların silindiğini, haliyle ikinci dönemdeki devamsızlıkların esas alınacağını söylemiş ama şimdi ilk dönemdeki devamsızlıkları da hesaba katmışlardı.

Öğrenci velilerine göre okul yönetimi çocuklarının devamsızlığı ile ilgili olarak kendilerini hiçbir zaman bilgilendirmemişti. Çocuklarının “sınıfta bırakıldığını” öğrendikten sonra okula gittiklerinde kendilerine bilgi verecek bir yetkili bulamamışlardı. “Sorumlusu biz değiliz. Sorun bizden önceki yönetimde.” demişlerdi. Ne yapacaklarını bilemez bir durumdaydılar. Çocuklarının hayatlarından bir yıl alınıyordu. İçlerinde 12. sınıfta olan ve 2. kez “sınıf tekrarına” bırakılan vardı. Meslek Liselerinde aynı sınıfta 2. kez okumak mümkün olmadığından şimdi bu öğrenci ne yapacaktı?

Datça Veli-Der temsilcilerinin okul yönetimiyle görüştükten sonra yaptıkları kişisel değerlendirmelere göre ortada karmaşık bir durum vardı: Kendileri de daha dün bu gelişmeden haberdar olmuşlardı. Okul yönetimiyle yaptıkları görüşmelerden önceki yönetimle şimdiki yönetim, okul yönetimi ile öğrencileri iş yerlerinde her hafta denetlemek ve rapor hazırlamakla görevlendirilen 3 öğretmen arasında bazı sıkıntılı sorunlar olduğu izlenimini edinmişlerdi. Geçen hafta bakanlığın görevlendirdiği müfettişler gelmiş, olayı incelemiş ve gitmişlerdi. Kendileri olayı bir bütün olarak değerlendirip önümüzdeki hafta içerisinde yazılı bir basın açıklaması yaparak görüşlerini kamuoyu ile paylaşacaklardı.

Mesleğin içerisinde olan ve olayı yakinen izleyen bir eğitimciye göre ise olayın asıl nedeni “Meslek Lisesi Memleket Meselesi” (MLMM) denilerek gündeme getirilen bu eğitim sisteminin kendisi idi. Merkezi yönetim, bu sistem ile yoksul ailelerin çocuklarına “meslek edindiriyoruz” diyerek özel işletmelere bedava elaman sağlıyordu. Bu okullarda okuyan öğrenciler haftada 4 gün iş yerlerinde çalışıyor ve bir gün okula gidiyordu. Bu öğrencilerin çalıştıkları iş yerlerinde çalışıp çalışmadıklarını her hafta denetlemek ve rapor hazırlamakla görevli öğretmenler vardı. Bu öğretmenler bu görevlerinin gereğini yerine getirmemiş, her hafta yerine ayda bir gitmiş, hazırladıkları raporlar dahil bu denetim eksiklikleri okul yönetimince denetlenmemiş; okul yönetimi öğrencilerin devamsızlığını ailelerine bildirmemiş ya da “masraflı oluyor” diyerek yazılı bildirimleri öğrencilerin kendilerine bildirmiş, öğrenciler bu bildirimleri ailelerine vermek yerine yırtıp atmış; devamsız öğrencilerin neden devamsızlık yaptığını sorgulamamış, devamsız öğrencilerin alınıp okula getirilmesi için savcılığa suç duyurusunda bulunmamış; bakanlık müfettişleri olay büyümesin diyerek işin üzerine gitmeyip olayın üzerini kapamaya çalışmış; okul yönetimi şimdi işin içerisinden çıkabilmek için suçu denetim görevini yapmakla yükümlü öğretmenlere ve önceki yönetime yıkma yoluna giderek “Olayın bizimle ilişkisi yok” demeye başlamıştı vb. vb. Kısacası ortada zincirleme bir sorumsuzluk vardı. Gelinen aşamada yapılabilecek en akla yatkın şey ailelerin savcılığa başvurarak okul yönetimi hakkında “görevi ihmalden” suç duyurusunda bulunması, Milli Eğitim'in idari soruşturma açması, öğrencilerin ve ailelerinin mağduriyetlerinin giderileceği bir çözümün bulunması idi.

Şimdi bütün gözler, bu 73 öğrencinin ve ailelerinin mağduriyetini giderebilecek yetkilere sahip kişi ve kuruluşlarda.

 




Bu haber 2156 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EĞİTİM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI