|
Tweet |
MEHMET ERDAL / DATÇA
SESSİZLİK OLAĞAN DEĞİLDİ
Saat 14.00'te başlayacağı duyurulan kongrenin yapılacağı Ecevit Kültür Merkezi'nin önüne saat 13.30'da vardım; Ecevit Kültür Merkezi'nin önü bayraklarla donatılmıştı. Pek çoğunu ismen ya da simaen tanıdığım CHP'liler öbek öbek ayakta ya da oradaki kafenin masalarının çevresinde oturmuş sohbet ediyorlardı. İlk dikkatimi çeken, bazı gruplarda yüzler gülerken bir-iki grupta yüzler asıktı.
Açık söyleyeyim, bana göre, 5 dönemdir (25 yıldır) yerelde kesintisiz iktidarda olan bir partinin hele hele yeni bir yerel seçim öncesi yaptığı bir kongrede gördüğüm bu kalabalık azdı ve ilk anda fark edilen sessizlik de olağan değildi.
14 ve 28 Mayıs günü akşamı gece yarısı olduğu gibi bugün de CHP'li dostlarımızın yanında olmak istediğimiz için Sol Parti adına konuk olarak gelen ben ve Mehmet Emir ile İYİ PARTİ İlçe Örgütü Başkanı Recep CEYLAN dışında CHP'li olmayan tanıdık başka kimseyi görmedim.
Saat 14.05 gibi Aytaç Bey’in “Çoğunluk sağlanmıştır” sesi üzerine salona doğru yürümeye başladık.
SALON DOLDU SAYILIR
Salonun sol kısmına yöneldik. Kongre ile ilgili haberde kullanabileceğim fotoğrafın çekimini düşünerek salonun ön kısımlarında, kıyıya yakın bir yer bulup oturduk.
Salonun en önündeki sıra protokol sırasıydı.
Saat 14.30'a doğru salon ve protokol sırası dolmaya başladı.
Protokol sırası önceki ve bu dönem CHP Muğla Milletvekilleri, Datça Belediye Başkanı, CHP Muğla İl Başkanı, CHP İl Kadın Kolları, Marmaris CHP İlçe Başkanı, CHP Datça Belediye Meclis Üyeleri ile doluydu. Marmaris'in CHP'li Belediye Başkanı Mehmet Oktay salona geç girdiğinden olacak gelip bizim yan tarafımıza oturdu. Kongreyi oradan izledi.
Saat 14.35 gibi Aytaç Kurt sahneye çıktı ve kısa bir kongre açılış konuşması yaptı.
Kongreyi yönetecek divanın oluşumuna ilişkin verilen önergeyi oyladı. Muğla CHP Milletvekillerinden Avukat Cumhur Uzun'un başkanlığında 4 kişilik divan heyeti belirlendi.
Divan başkanı Avukat Cumhur Uzun kısa bir konuşma yaptı.
Divan heyeti yerini aldı.
SEÇİMLERİN BLOK LİSTE İLE YAPILMASINA KARAR VERİLDİ
Divan başkanı Avukat Cumhur Uzun yeterli sayıdaki delege tarafından bir önerge verildiğini duyurdu. Bu önergede ilçe yönetim asil ve yedek üyeleri ile il delegelerinin “blok liste” ile seçilmesi öneriliyordu. CHP Kızlan Mahallesi delegelerinden Doğan Can bu önergeyi kimlerin verdiğinin açıklanmasını istedi. Divan başkanı önergeyi verenlerin kimler olduğunun açıklanıp açıklanmamasını da oylamaya sunacağını, karara göre hareket edeceğini söyledi. Oyladı. Çoğunluk “blok liste önergesi verenlerin kimler olduğu açıklanmasın” doğrultusunda oy kullandığı için önerge sahiplerinin kimler olduğunu salonda bulunan kimse öğrenemedi. Ardından “blok liste” önergesi oylandı. Çoğunluk “blok liste” doğrultusunda oy kullandığı için seçimlere “blok liste” ile gidilmesine karar verilmiş oldu.
Lütfen, “Hadi canım, bu kadar da olmaz” demeyin ve şaşırmayın; aynıyla vakidir. 2014-2022 yılları arasında Muğla Baro Başkanlığı da yapmış olan CHP Muğla Milletvekili Avukat Cumhur Uzun “blok liste” öneren imzacıların kimler ve kaç kişi olduklarını açıklamadan “yeterli sayıda” diyerek salona okudu, bir delegenin itirazı üzerine dahi bu tavrında ısrarcı oldu, dahası önerge sahiplerinin kimler olup olmadığının (haliyle kaç kişi olduklarının) açıklanıp açıklanmamasını oyladı ve delegelerin çoğunluğu “açıklanmasın” diye oy kullandığı için açıklamadı.
Divan başkanı dahil divan üyeleri ve önergeye imza verenler dışında salonda bulunan kimse önergeyi önerenlerin kimler olduğunu ve kaç kişi olduklarını öğrenemedi.
Önergeyi imzalayanlardan adının öğrenilmesi ya da duyulması istenmeyen kim/kimler idi? Önergeyi imzalayanların sayısının ve kimler olduğunun okunmamasına karar veren irade bunların bilinir olmasında ne gibi bir sakınca görmüştü? Önerge sahiplerinin tümü bu tavrı onaylamış mıydı? Onaylamayanlar var idi ise neden söz isteyip itiraz etmemişlerdi?
Bilmiyoruz.
Bildiğimiz sadece şudur: Bu olay sosyal demokrat olduğu iddiasındaki CHP'nin Datça İlçe Örgütünde oldu ve kongre divan heyetinde iki de avukat görevliydi. (Avukat Cumhur Uzun ve Avukat Ali Kurt)
ÖN SEÇİMİN BİR ADIM ÖNCESİ ÇARŞAF LİSTEDİR
Blok liste üzerine konuşmalar ve oylamalar yapılırken benim gözüm protokol sırasında ya da hemen arkasındaki sıralarda oturan ve yakın zaman öncesine kadar kişisel sosyal medya hesaplarında ön seçim üzerine yazıp çizen CHP Datça İlçe Örgütü'nün bazı delegelerinde idi; acaba ne tepki vereceklerdi? Öyle ya, CHP'de, demokrasinin bir gereği ve göstergesi olarak mutlak bir biçimde ön seçimi savunan bir delegenin çıkıp blok listeye karşı çarşaf listeyi savunması, eğer bunu yapmaz ise bugüne kadar savunduğunu söyleye geldiği ön seçim konusundaki samimiyetinin sorgulanacağını biliyor olması gerekiyordu.
Salonda bulunmasam ve gözlerimle görmesem ben de inanmazdım; öteden beri ön seçimi savunan arkadaşlar çıkıp bu konuda tek bir söz söylemediler. Blok liste doğrultusunda el kaldırarak ya da susarak bir biçimde blok liste uygulanması doğrultusunda irade beyanında bulunmuş oldular.
Çok açık yazmalıyım: Üye iradesini esas alan ön seçimin bir adım öncesi çarşaf listedir, çarşaf listeyi savunmayan birisinin ön seçimi savunduğunu söylemesi abesle iştigaldir ve laf-ı güzaftır. Kendisine sol, sosyalist, devrimci, demokrat vb... diyen bir partide, yapıda, çevrede, platformda... çarşaf liste yerine blok listeyi dayatan bir yönetimin gerçekte kendi üyelerine güvenmediğini, blok listeye oy veren üyelerin/delegelerin de kendilerine yönelik bu güvensizliği kabullenip içselleştirdiğini düşünüyorum...
CHP İLÇE ÖRGÜTÜ İLE BELEDİYE BAŞKANI HER KONUDA AYNI MI DÜŞÜNÜYOR?
İlçe Örgütü Başkan Yardımcısı Avukat Ali Kurt ilçe örgütü adına yönetimde oldukları yaklaşık 3,5 yılın çalışma raporunu sunmaya başladı.
Çalışma raporunun sunumunda dikkatimi çeken bir nokta şu oldu: Avukat Ali Kurt çalışma raporunun bir parçası olarak Ankara'nın/merkezi yönetimin Datça'daki özelleştirme vb. girişimlerine karşı yer yer Datçalılar ve Datça Belediyesi ile ortaklaşılarak verilen mücadelelere değinirken çok örtük bazı ifadelerin dışında adeta hem kendisi hem de CHP Datça İlçe Örgütü ile Datça Belediye Başkanı Abdullah Gürsel Uçar arasında sanki hiçbir farklı düşünme durumu yokmuş gibi bir söylemi yeğledi.
Halbuki merkezi yönetimin Datça'ya ilişkin aldığı kararlara karşı mücadele edenler ve gelişmeleri yakinen izleyenler çok iyi bilir ki örneğin özelleştirmeler konusunda belediye başkanı Gürsel Uçar “Ben özelleştirmeye karşı değilim. Ben özelleştirmenin özelleştirme idaresi üzerinden yapılmasına karşıyım” derken ilçe örgütü başkanı Aytaç Kurt “Sarı Öküzü Vermeyeceğiz” diyerek özelleştirmelere bir biçimde karşı olduğunu açık açık kamuoyu ile paylaşmıştır. Yine örneğin yıkım kararı verilen kaçak yapılar ile ilgili Datça Belediyesinin “ayak sürümesi” biçimindeki eleştirilen tavrına karşın Avukat Ali Kurt kendi sosyal medya hesabından belediyenin bu tavrını açık açık eleştirmekten kaçınmamıştır...
814 OYDAN BUGÜNLERE...
İlçe Örgütü Muhasibi Sezai Öz'ün mali raporu okumasından sonra konuşmak isteyen delegelere söz verilmeye başlandı.
Kızlan Mahallesi delegesi Doğan Öz söylemlere karşın Alevi ve Kürt yurttaşlar konusunda ilçe örgütünün eksikliklerine vurgu yapan bir konuşma yaptı.
1980 öncesi dönemde CHP Datça İlçe Örgütü Başkanlığı yaptığını söyleyen Özcan Özdemir dikkate değer bir konuşma yaptı: Datça'nın seçmen sayısının 4000'lerde olduğu zamanlarda CHP'nin 814 oy alabildiğini, bu oyun da 400 tanesinin Reşadiye Mahallesinden verildiğini söyledi. Özcan Özdemir'e göre ilçe örgütünün o günlerden bugünlere gelmesi kolay olmamıştı. Bugün yapılan kongrede kongreyi izlemeye gelen kalabalık çok azdı. Bu durumun nedenleri arasında “blok liste” uygulaması da vardı. Datçalı gençler Datça Belediyesi'ne sahip çıkmalıydı. Datça Belediyesi kaybedilirse işlerini de kaybedebilirlerdi. 14 Mayıs günü yapılan seçimde TİP 1500 civarında oy almıştı. Bu gidişle 3000 oy da alabilirlerdi. Bu durumda CHP Datça Belediyesi'ni kaybedebilirdi. Bu durumun olabileceği üzerine düşünülmeliydi...
KILIÇDAROĞLU DAHİL EN TEPEDEN EN ALTA KADAR YENİLİK ŞARTTI
Bir dönem CHP Genel Başkanlığı da yapmış olan Yakup Akkaya “Dilek ve temenniler bölümünün” ilk başlarında söz aldı.
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile bir dönem yakın mesai arkadaşlığı yaptığını, tanıştığını ve halihazırda görüştüğünü de belirterek yanlış anlaşılmayacağını umduğunu söyleyen Yakup Akkaya'ya göre CHP tepeden tırnağa yenilenmeliydi. 14/28 Mayıs'ta alınan sonuçlar nedeniyle Kemal Kılıçdaroğlu istifa etmeliydi. CHP yüzünü sola dönmeliydi.
İLÇE YÖNETİM VE İL DELEGE LİSTESİ SIR GİBİ SAKLANDI
Saat 17.00'ye geldiğinde CHP Muğla İl Kadın Kolları Başkanı konuşmaya başladı. Kongrenin uzayacağını ve saat 17.30'da başlayacak 1 Eylül Barış Etkinliklerini izlemeyi düşünerek oturduğum yerden kalktım. Salonun yarısı boşalmıştı. Salon dışına çıktım.
Benim gibi salon dışına çıkanların bir kısmı Ecevit Kültür Merkezi'nin önünde ayakta ya da kafeye ait masaların başında oturmuş sohbet ediyorlardı.
Ayakta duran bir meclis üyesinin yanına yaklaşıp listede kimlerin olup olmadığını sordum. “Vallahi haberim yok. Bir ara bir arkadaşa sordum. Görmek istedim. Göremedim,” dedi. Çok şaşırdım. Datça Belediye Meclisinde CHP adına görev yapan bir belediye meclis üyesi, saat 17.05 olmuş, biraz sonra oylanacak olan yeni ilçe yönetim ve il delege listesinden bihaber olduğunu söylüyordu.
18 Haziran 2021 günü yapılan Datça Kent Konseyi Olağan Kongresinde yaşanılanlar aklıma geldi ki o kongre ile ilgili çok ayrıntılı yazılar yazmış ve olup bitenleri çok sert eleştirmiştim, “İrade aynı irade. Haliyle değişen bir şey yok. Umarım, CHP Datça İlçe Örgütü, bugün oluşacak yeni yönetimi ile kendini Datça'da yürütülen toplumsal mücadelenin dışında konumlandırmaz” diye düşündüm...
Yaşayıp göreceğiz!