Bugun...



Datça Belediye Başkanı Abdullah Gürsel Uçar Konuştu (5)

“Şimdi, öncelikle hiç hayalperet olmadım. Olmayacak işleri kafamda hiç kurgulamadım. Yapı ve karakter olarak, iş hayatımda da olsun, her zaman ayağım yere basaraktan, özgüven içerisinde yürümeye, yapılabilecek işleri yapmaya çalıştım; yapılamayacak işlerle, uçuk fikirlerle hiiiç işim olmadı."

facebook-paylas
Tarih: 25-12-2023 00:29

Datça Belediye Başkanı Abdullah Gürsel Uçar Konuştu (5)

MEHMET ERDAL

HİÇ HAYALPEREST OLMADIM

CHP Datça Belediye Başkan Adayı açıklanmış olsa size şimdi bir “muhasebe” sorusu soracaktım ama başkan adayı açıklanmadığı için soramıyorum

“Sor, sor”

O zaman beşinci sorum şöyle: 2015 yılından beri toplam olarak 9 yıldır Datça Belediye Başkanı konumundasınız. Ayrıca Datça Belediye Başkan Yardımcısı görevinde de bulundunuz. Ondan önce de Datça Belediye Meclis Üyeliği, Muğla İl Genel Meclis Üyeliğiniz var. Haliyle oldukça uzun bir dönem söz konusu. Bundan sonra bu tür bir görevde bulunmayabileceğiniz varsayımıyla soruyorum: Bugün itibarıyla geriye dönüp baktığınızda kendinizi nasıl görüyorsunuz? Çok özet olarak “Şunları yapmak istedim, yapamadım. Bunların nedeni, örneğin 'Şu düşüncemi şu nedenle gerçekleştiremedim'...” gibi. Neler söyleyebilirsiniz?

“Şimdi, öncelikle hiç hayalperet olmadım. Olmayacak işleri kafamda hiç kurgulamadım. Yapı ve karakter olarak, iş hayatımda da olsun, her zaman ayağım yere basaraktan, özgüven içerisinde yürümeye, yapılabilecek işleri yapmaya çalıştım; yapılamayacak işlerle, uçuk fikirlerle hiiiç işim olmadı.

Belediye meclis üyesi seçildiğim 1999 yılında, ki o zaman 18 Nisan'da seçim olmuştu, 'yazın Datça'ya gelen tatilcilere belediye yönetiminin değiştiğini hissettirebilelim' diye hemen neler yapılabileceği konusuna akılcı yaklaştık. Ondan sonra o gün de ortaya koyduğum fikirlere kimse 'Ya Gürsel olmadık şeyleri kaşıyorsun' demedi. Her söylediğim söze, gittiğim her yerde 'Gürsel, doğru söylüyorsun. Bunlar yapılabilir. Biz Gürsel'e katılıyoruz.' diyen insanların desteklediği fikirleri oluşturdum. O bakımdan hiç sorun yaşamadım.

İL GENEL MECLİS ÜYESİYKEN ÇOK ŞEY YAPTIRDIM

Muğla İl Genel Meclis Üyesi seçildiğim dönemde de bugün baktığımızda, işte Betçe taraflarında ilk çocuk oyun gruplarını, Muğla'nın hiçbir köyünde İl Özel İdaresi tarafından hiçbir yerde çocuk oyun grubu yapılmazken benim projemle 'Büyük köyümüzdür. Bir başlangıç yapalım' dedik, ilk Kızlan'da, sonra Palamutbükü’nde çocuk oyun grupları kurduk. Sonra her yere yaygınlaştırıldı. İl Özel İdaresindeyken kesinlikle 'Köylerde çok amaçlı salon yapılması gerekir' dedim, bu çok amaçlı salon fikrini 1) düğünlerde kullanılması, 2) o zaman köyleri dolaşırken kışın domates alıcıları kamyonlarıyla, domates üreticisi köylüler de traktörleriyle ürününü getirdiği zaman alış verişi gerçekleştirecekleri bir kapalı alanın olmayışından kaynaklı ortaya atmıştım. Karaköy'de, Kızlan'da ve Emecik'te 3 yerde kışın domates üreticilerinin mağduriyetini gidermek, yazın da düğün salonu olarak kullanmak gibi bir düşünceyle yaptım. Bu benim çok amaçlı salon düşüncem için birçok ilçede insanlar 'Orada mevlit de okutulabilir' dedi. Bu çerçevede Muğla'nin birçok ilçesinde İl Özel İdaresi tarafından yeri olan yerlerde çok amaçlı salonlar yapıldı.

Yine il genel meclisi üyesi iken Palamutbükü'nün, Mesudiye'nin parkelerini yaptırdım. O zaman var ya devletin gücünü daha fazla kullanıyordum, bu anlamda çok zorluk çekmiyordum, Palamutbükü'nün Mesudiye-Palamutbükü arasındaki yolunu genişlettik, asfaltlattık. Orada köprüler vardı, Sındı'nın altında, Hızırşahı geçtikten sonra, onları yaptırdık. Mesudiye-Knidos yol ayrımını genişlettik. Daha birçok işler yaptık.

Sonuçta, 1) o günkü şartlara, 2) o günkü ekonomik koşullara, 3) kendi partimin iktidar olmadığı süreçte kendi insani ilişkilerimle, kendi diyaloglarımla her yere gidip 'Gürsel sen gerçekten farklısın. Biz senin için bunu yaparız.' dedirtip yaptırdığım işlerden dolayı, yani örneğin bir tane kireç çözücü numune getirdiler, numuneyi, benim oradaki ilişkilerimden dolayı Yaka'daki su deposuna taktırdık. Şu an aklıma gelmeyen daha birçok işleri yaptırdım. O bakımdan, Datça'nın insanı olarak kendimden fedakarlık yaparaktan, kendi ekonomik sorunlarımdan fedakarlık yaparaktan Datça'ya olan sevgimi öne çıkarıp, Datça'ya olan hizmetlerimi o koşullarda en iyi bir şekilde yaptığımı düşünüyorum.

BELEDİYE BAŞKANI OLDUĞUMDA DA ÇOK İŞ YAPTIK

Belediye başkanı olarak mesela, çok mutlu değilim. Yani belediye başkanlığında hem karar, hem yürütme organısın. Yani her türlü yapma imkanına daha fazla sahipken şimdi belediyede bütçenin yetersizliğinden dolayı birçok hizmeti yapamamanın mutsuzluğunu yaşadım. Örneğin, Emecik'te kapalı bir spor salonu projemiz var. Projesi hazır. Para olsa yarın ihaleye çıkarırız. Şurada Arkeolojik Park projemiz var, hemen Hızırşah girişinde. Harika bir proje. Hızırşah'ı, Datça'yı birbiriyle buluşturacak. Projesi hazır. Yapamıyoruz. Birinci derecede arkeolojik SİT'in içerisinde hiç kimse bir şey yapamazken, biz Kültür Varlıklarından izin alarak bir proje yarattık. Hayata geçiremiyoruz.

Datça merkezde bir düğün salonu, bir pazar yeri projem vardı. Hayata geçiremiyoruz. 2015 yılında belediye başkanı olduğumda yine paramız yoktu ama kredi kullanabiliyorduk. Örneğin, limandan Şenkaya'nın oraya kadar yol iyileştirmesi yaptık. Kredi kullandık. Şu anki pazar yerini yaptık. Ambarcı Caddesini yaptık. Arkada yayalaştırma projesini yaptık. Kredi kullandık. Ödüyorduk. Bize uzun vadeli kredi veriyorlardı. 2 milyon TL. kredi çektim, o yolu yapmak için. 48 ayda 56.000TL. olarak çerez parası gibi ödedim. Hem o yolu yaptık, hem de kredi borcumuzu ödedik. Geldiğim günden bu yana Datça Belediyesi'nde çalışan işçimin bir gün olsun maaşını ve ikramiyesini ödemeyi geciktirmedim. Hepsini zamanında ödedim. Hiçbir kimseye 'Belediyeden alacağımı alamadım. Belediyeye iş yapmak istemiyorum.' dedirtmedim. Kendi esnafımla çalıştık. Borcumuzu ödeyeceğiz. Kimseyi mağdur etmeyeceğiz. Bunların hepsini düzenli bir şekilde oluşturduk.

2019'dan sonra bir pandemi süreci, ondan sonra Türkiye'nin içine girdiği koşullarda örneğin, bir beton dökmek istiyorsun bir yere, ismini de vereyim, Kumyer’den Palamutbükü'ne inen bir yol var...”

Serdar (Ören, MHP Grup Sözcüsü) beyin meclis toplantılarda birkaç kez sözünü ettiği?

“Yolu açtırdım. Genişlettirdim. Taş dökmedik. Beton dökmek daha iyi olacak. 1,5 yılda betonunu zor döktük. İhaleye çıkarıyorum, ihaleye kimse girmiyor. Diyorum ki, 'arkadaşlar, ihaleye çıkarıyorum, 1-1,5 ay sonra betonunu dökelim', kimse girmiyor. Yani imkanları en iyi şekilde kullanaraktan, belediyenin bir kuruşunu boşa harcamadım. Ben belediye başkanı olduğumda belediyenin var ya ne cenaze aracı vardı, ne greyderi vardı, ne bir kazıcısı vardı. Doğru dürüst aracı yoktu. 27-28 tane araç aldım. Makine olmaz ise olmaz.

Şurada yeni yapmayı düşündüğümüz pazar yerini kamulaştırdım. O gün için 36 hisseli kooperatife ait olan yeri, bir arkadaşımız geldi, oturduk, konuştuk, 'Başkanım sana güveniyorum. Ver elini' dedi. 'Ben burayı var ya 18.454 TL'den kamulaştırmanız için kooperatif üyelerini ikna edeceğim' dedi, 'Tamam' dedim. Hepsini topladım, 6 bin 300 küsur metre yeri. Kaç para verdim o gün için? 3 milyon TL. verdim. Bugün o yeri almaya kalksam, yemin ediyorum ki Datça Belediyesi'nin bir yıllık geliri o yeri almaya yetmez. 7 bin 282 m2.

Tabii bunları ben başkaları gibi hani kendimin çok reklamını yaparaktan anlatmıyorum. 'Vatandaş biliyor yaptıklarımızı' diye düşünüyorum. Bazıları 'Başkan sen öyle diyorsun ama vatandaş bilmiyor' diyor. 'Bilir' diyorum.

Cumalı'ya bir halı saha yaptık. Kızlan'da bir halı sahamız var. Gidin Reşadiye'deki sahamıza bakın, örnek veriyorum. Yollara bakın.

TEMEL SORUN, YETERLİ KAYNAĞIN OLMAMASIDIR

Tabii belediyece daha çok iş yapılabilir mi? Yapılabilir. İşi ben kendim yapmıyorum ya. 'Gürsel bir duvar örersin de tek başına bu kadar olur' dersin. Böyle bir şey yok. Ben işi ihaleye çıkarıyorum, kim yapıyorsa ona yaptırıyorum. Ben bir ayda, yılda 20 iş de yaptırabilirim. İşte, örneğin, kreş. Yaptırabilir miyim? Yaptırabilirim. Bu işlerin hepsi yapılır. İyi de ne ile yapılır? Para ile yapılır. O yok. Yoksa var ya iş yaptırmanın bir zorluğu yok ki.”

Yapılamayanlar da temel faktör paranı olmaması mı?

“Paranın olmaması tabii. Kaynak bulamıyorsun. Datça Mahallesi'nin yol iyileştirme projesi var. Kuruldan geçirdim. Projem hazır. Para yok. O bakımdan kaynak olmadığı süre içerisinde tıkanıp kalıyorsun. Şimdi insanlar sanmasın ki biz belediye olarak kaynak bulamıyoruz, böyle bir şeyimiz yok. AKP'li belediyeler de kaynak bulamıyor. Biz her ne kadar kaynak yaratmaya kalksak da sonuçta ülkenin ekonomisi ile orantılı bunlar...

(Son bölüm, yarın)




Bu haber 3079 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI