Bugun...



Datça Belediye Başkanı Uçar: “Özelleştirmeye Değil, Özelleştirme İdaresi Üzerinden Satışa Karşıyım”

Kargı Koyunda 128.000 m2'lik (içinde tarihi KARYA yolunun bir kısmının, son buluntulara göre tarihi bazı kalıntıların, doğal SİT ilan edilmiş bazı bölgelerin, zeytin ve çam ağaçlarının bulunduğu) bir alan da dahil olmak üzere merkezi yönetim tarafından Datça'da özelleştirilen/özelleştirilmeye çalışılan yerler ile ilgili olarak Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar'ın...

facebook-paylas
Tarih: 09-06-2022 12:01

Datça Belediye Başkanı Uçar: “Özelleştirmeye Değil, Özelleştirme İdaresi Üzerinden Satışa Karşıyım”

Mehmet Erdal / DATÇA

     Kargı Koyunda 128.000 m2'lik (içinde tarihi KARYA yolunun bir kısmının, son buluntulara göre tarihi bazı kalıntıların, doğal SİT ilan edilmiş bazı bölgelerin, zeytin ve çam ağaçlarının bulunduğu) bir alan da dahil olmak üzere merkezi yönetim tarafından Datça'da özelleştirilen/özelleştirilmeye çalışılan yerler ile ilgili olarak Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar'ın, CHP Belediye Meclis Grubunun ve CHP Datça İlçe Örgütü'nün ne düşündüğüne dair farklı kişi ve çevrelerde farklı yorumların yapılageldiği, bir başka deyişle, kafaların oldukça karışık olduğu bilinmeyen bir şey değildir.

     Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar, bu konuda hakkını yiyemem, doğruya doğru, yeni yapılacak pazar yeri, Çeşmeköy'de satışa çıkarılan (ve şimdilerde alkışlanacak bir kararla sosyal tesis yapılmasına karar verilen) zeytinlik, farklı yerlerde satılan 42 parsel ile ilgili sorduğum sorulara verdiği yanıtlarda (ki bu haberler, Muğla Turnusol'da yayınlandı) ve bunlarla ilgili belediye meclis toplantılarında yaptığı konuşmalarda görüşlerini söylemekten hiç sakınmadı; ama, bugün yapılan Haziran ayı Olağan Meclis Toplantısında “özelleştirme” konusunda söyledikleri, sanırım var olan bütün ikircikli yorumları/bütün kafa karışıklıklarını sonlandıracak netlikte ve kapsamdadır.

     *

     Bugün saat 10.00'da, önceden ilan edilmiş gündem maddelerini görüşmek üzere belediye meclis salonunda yapılan Datça Belediye Meclisi'nin Haziran ayı Olağan Toplantısında, canlı yayından da izlenen geleneksel açış konuşmasını yapmaya başlayan Başkan Gürsel Uçar, Eski Datça sokaklarının iyileştirilmesine, Kızlan'daki halı sahaya, Emecik'te yapılması planlanan çok amaçlı kapalı spor salonuna, Hızırşah Arkeolojik Parkına ve Datça'nın asfaltlanmayı ya da parke döşemeyi bekleyen sokaklarına değindikten sonra, kısacası, dedi, Datça'da var olan sıkıntıların farkındayız ama bunların gereğini yerine getiremiyorsak, bunun bir sebebi vardır; ekonomik sıkıntılar... Peki, bütün bu sorunları çözmek olası mıdır? Evet, Datça'da olasıdır. Nasıl?

     Başkan, bu noktada, sözü, Kargı'da özelleştirilmek amacıyla satışa çıkarılan 128 dönüme getirdi.   Başkanın anlatımına göre, bu yer maliyenin elinden alınmış ve Özelleştirme İdaresi'ne verilmişti. Başka bir yerde, imar planı olan bir yerde, 36 dönümlük bir yer Sigorta ile takas yapılmış ki sigorta ile arada ne alınmış ve verilmiş bilemiyordu, sigorta bu yeri, geçenlerde ihale yoluyla satmıştı; 80 milyon TL.'ye. Başka bir yer satılmıştı 160 milyon TL'ye.  Yani, toplam 250 milyona... Aslında bu yer sigorta üzerinden satılacak idi ise, tamam, ona da karşı değildi. Ama işin aslı şu idi: Bu yerleri maliye satsa idi, yasa gereği %30'unu belediyeye verirken, bundan kaçmak için bu yerler önce devrediliyor ve sonra satışa çıkarılıyordu. Bu durumda ne oluyordu? Yasa gereği, belediyelere verilmesi gereken %30, örn: 250 milyonluk satıştaki 80 milyon küsur Datça Belediyesi'ne verilmemiş oluyordu. Bu doğru değildi. Sigorta üzerinden satışa çıkarıldığında da, tamam, bu biçimdeki satışta da belediyenin payı belediyeye verilecek, denilmeliydi. Sırf, Datça Belediyesi'ne bu parayı aktarmama adına Kargı'daki 128 dönümü, buradaki 36 dönüm ki daha önce Kargı'da, Turizm Okulu'nun olduğu yerde bir yeri TOKİ'ye devretmişler, TOKİ'ye devredilen yer için belediye dava açmış, dava sonunda, yer tekrar maliyeye devredilmişti. Şimdi bu Kargı'daki 128 dönüm için de dava açmışlardı ve onu da kazanacaklardı. Orasını da bu biçimde satamayacaklardı.

     Ankara'nın bu yaptıklarını, kendisine karşı yapılmış bir hareket olarak görmüyordu; bu, Datça Belediyesi'ne karşı yapılmış bir hareketti. Kendisine “başarısız” deseler ne olurdu ki? Evet, kendisine “başarısız” diyebilirlerdi. Bu, yalnızca kendisini etkilerdi. Bu durumda, gelecek seçimde, başarısız oldum, der ve bir daha aday olmazdı. Önemli olan, bu değildi. Önemli olan, Datça'daki sorunların çözülmemesi, Datça insanının mutlu olmaması; yolların asfalt yapılamaması, yeşil alan olması gereken yerlerin parka dönüştürülememesi... idi. Emecik'teki kapalı spor salonu projesi hazırdı. Ruhsatı kesilmişti. Para bulup, ihale yapılması gerekiyordu. Datça Mahallesi’nin Sokak iyileştirilmesinin projesi hazırdı. Hızırşah'taki Arkeolojik Parkın projesi hazırdı... Üç-dört tane parkın projesi hazırdı, yalnızca ihaleye çıkarılmayı bekliyorlardı...Tek sıkıntı, para idi.

     Bu kadar sıkıntı varken, Datça Belediyesi'nden parayı kaçırma adına, Kargı'daki 128 dönüm ve Sigortaya devredilen yerler yetmiyormuş gibi şimdi, bir de Kızlanaltı 1. Etap dedikleri yerdeki 238 dönüm yeri Özelleştirme İdaresi'ne devrediyorlardı. CHP'li bir belediye başkanı olarak kendisi böyle bir muameleyi hak ediyor bile olsa, Datçalı bunu hak etmiyordu. Özelleştirme İdaresi de bu devri takiben, hemen, iki kadın çalışanını kendisine göndermiş; başkanla görüşün, buranın bir an önce 18. Madde uygulamasını yapsın ve bu Özelleştirme İdaresi'ne devredilen yerleri bir araya getirip toplasın ki satmamız kolay olsun, demişti... Kendisi, bu kadar aptal mıydı ki kendisine bu teklifi yapacak cesareti kendilerinde bulabiliyorlardı. Kendilerinin elindeki 238 dönümü alacaklardı, bunları satmaya kalkacaklardı; bir de gelip, utanmadan, başkanım, bunları toparlayın, satması kolay olsun, biz de işimize bakalım... diyeceklerdi. Yok böyle bir yağma, diye düşünüyordu. Ona da dava açacaktı. Onların da satılmaması konusunda gerekeni yapacaktı. Evet, buraları satılacaksa, Milli Emlak satsındı. Satsın. %30 payını, bu kendisinin değil, belediyenin payı idi, CHP'li belediyenin değil, Datçalının payı idi, onu versindi. Ondan sonra da, Datça Belediyesi de, Datçalının sorunlarını hızlı bir şekilde çözüp, Datça'nın daha mutlu bir kent olmasını sağlasın, diyordu.

Bütün bunlar, bilinçli olarak yapılan, yani, döne döne söylüyordu, CHP'li belediyelerin başarısız olması için, bir şey yapamaması için, bütçe oluşturamaması için, halkın ihtiyaçlarını çözememesi için, halkın kendileri üzerindeki sevgisini azaltaraktan, acaba, kendimize, gelecekte bir destekçi toparlayabilir miyiz... diyerekten yapılıyordu.  Kendisi, başka bir düşüncenin olduğunu, düşünemiyordu. Yoksa, neden Milli Emlak üzerindeki bir arazi alınır ve Özelleştirme İdaresi üzerinden TOKİ'ye devredilirdi ki?.. Bu konuda A parti, B parti, akı, gökü, sarısı kırmızısı olmazdı. Datça'da yaşayan her vatandaş, ben Datçalıyım, diyorsa, ben Datça'yı seviyorum, diyorsa, bugüne kadarki, çalışmalarım Datça içindir, diyorsa, buna hep birlikte karşı çıkılmalıydı. Hiçbir zaman Milli Emlak'ın malını, Özel İdare imiş, TOKİ imiş, bilmem ne imiş, devrederekten satılmasına, sadece buradaki meclis üyeleri değil, Datçalı buna karşı çıkmalı idi. Çünkü bu Datça'nın parası idi. Çünkü bu Datçalıya hizmet verecek, Datçalının daha rahat yaşamasını sağlayacak bir paradır, diye düşünüyordu...

Kızlanaltı'ndaki 238 dönümün Özelleştirme İdaresi üzerinden satışa çıkarılması kendisini hem üzüyor hem de sinirlendiriyordu. O bakımdan, buna dava açacaklardı. Satılmaması için her türlü çalışmayı yapacaklardı... Bu konuda, yalnızca Datça Belediyesi'nin değil, Datça'da yaşayan her Datçalının tepki göstermesini bekliyordu. Belki bu son satışı duymadıkları için bir tepki gösterilmemiş olabilirdi. Şimdi, bu mücadeleyi hep beraber başlatırız, diye düşünüyordu.

     Belediye Başkanı Gürsel Uçar'ın “özelleştirme” konusundaki konuşması bundan ibaret değildi; başkan, MHP Grup Başkan Vekili Serdar Ören'in, grubu adına yaptığı konuşmasının bir yerinde, biz, nasıl belediyeye ait 42 yerin satışına karşı çıktık ise bu anlattığınız özelleştirmelere de karşıyız; bunu burada belirtmek istedim, aksi halde tutarsız oluruz, sözü üzerine, “özelleştirme” konusundaki görüşlerini açıklamaya devam etti: Arkadaşlar, biz, bir yer satılmaz, demiyoruz. Belediye başkanlarını seçerken, halkın şöyle bir söylemi vardır; belediye başkanları, memur kafalı olmamalı. Başarılı olabilmesi için, ticari aklını kullanabilecek başkanlar olmalı. Başarılı belediye başkanı memurluktan da gelse, esnaflıktan da gelse başarılı olur. Sadece buna bağlı değil ama bir yer satılmaz değil. Bir esnaf, ticari hayatında, bir yeri satıp bir yeri almıyor mu? Önemli olan, satmaya karşıyız, demek değildir; önemli olan, satıp, bulunduğun şirketi, bulunduğun belediyeyi daha iyi konumlara getirebiliyor musun? Önemli olan bu! Yoksa satışa karşıyız, demek, bir mantık değildir.

Şimdi, ben, Milli Emlak'a ait yerlerin satışına, satılmasın demiyorum; satılsın. Değerlensin. Apart yapılsın. Otel yapılsın. Baktığım zaman 17 yerin hepsi de imar planlarında, bakın rekreasyon alanında olan var, turizm tesis alanında olan var, ticari alanda kalan yer var, günübirlik konaklama alanında olan... yerler var. Bunlar değerlensin. Bizim karşı koyduğumuz, sonuçta belki de bunu sen alacaksın, bir başkası alacak; bu beni ilgilendirmiyor. Yeter ki birilerine peşkeş çekilmesin. Adam gibi ihale yapılsın. İhaleye isteyen katılsın. Alsınlar. Bizim karşı koyduğumuz, sen, Datça İlçesinin sınırları içerisinde olan bir yeri, yasa sana, ilçe sınırları içerisinde olan bir yerin, yaşayan kentin insanlarına hizmet götürülebilmesi adına, Datça Belediyesine %30'nu verilir, derken, sen bu yeri, Datça Belediyesi'ne hiç bir şey vermeme adına, Özelleştirme İdaresi üzerinden satıyorsun. Böyle bir yöntem beni üzüyor. Yoksa Datça Belediyesi olarak, bir yer satılır mı? Satılır. Daha iyi bir yer alınır mı? Alınır.

Geçmişte, yeni yapılacak pazar yerini kamulaştırdık arkadaşlar. Burayı kamulaştırırken, 3-4 tane yerleri sattık. Kamulaştırdığımız pazar yeri 6300 m2 civarında, 1000 m2'ye yakın da maliyeden aldık; 1 milyon TL'ye. Bugünkü değeri, 60-70 belki de 80 -100 milyon TL. Bugün, burayı kamulaştırıp pazar yeri yapacağız, diye yola çıkmak mümkün değildi. O bakımdan, eğer biz geçmişte sattığımız yerleri değerlendirmemiş olsak, hadi adını ve mahallesini vermeyeyim, geçmişte tarlasını, bağını satıp, altına Doğan taksi alıp, bugün tarlası bağı ve altındaki Doğan taksisi de giden durumuna düşerdik. Böyle olsa idik, o zaman üzülürdüm. Yoksa ben Datça Belediyesi'nin mülkiyetini daha iy değerlendirmek adına satıp, Datça'ya daha iyi hizmet ve yatırım yapıyorsam ben kendi kendime derim ki, ne mutlu bana. O bakımdan, satışa karşıyız, farklı bir şey; Özelleştirme İdaresi üzerinden satılmasına karşıyız, farklı bir şeydir...

     Başkan Gürsel Uçar, AKP Grup Başkan vekili Haluk Laçin'in grubu adına yaptığı konuşmasında ihalelerin şeffaf yapıldığına değinmesi üzerine, bir kez daha “özelleştirme” konusuna değinme gereği duydu. Biz, dedi, özelleştirilecek yerlerin Özelleştirme İdaresine, TOKİ'ye devredilerek satılmasına karşıyız. Bu yerler eğer satılacaksa, elbette ihaleler şeffaf olmalı, o ayrı bir tartışma konusudur. Bu yerlerin satışı Milli Emlak üzerinden yapılsın; yasa gereği, bulunduğu ilçenin %30 payı verilsin. Bizim derdimiz bu...

     Acaba, yalnızca Başkan Uçar mı böyle düşünüyor, diye merak ederken, grubu adına oldukça kısa bir konuşma yapan CHP Grup Başkan Vekili Can Canbey'in de “özelleştirme” konusunda benzer cümleler kurduğunu gördüm.

     CHP Grup Başkan Vekili Can Canbey, AKP ve MHP Grup Başkan Vekili her iki arkadaşıma da açık çek, diyerek “özelleştirme” konusundaki düşüncesini açıklamaya başladı: Yerel ve ulusal basını çağıralım, üç grup başkan vekili olarak açıklama yapalım. Biz bu satışların Özelleştirme İdaresi eliyle satılmasına karşıyız. İstenilen yerde, istenilen zamanda basın mensuplarının önüne çıkmaya hazırız, CHP olarak. Bu, Datça'dan kaçırılan, Datça'da doğmamış çocuğun hakkıdır...

     Şimdi merak edilen, CHP Datça İlçe Örgütü'nün bu konuda ne düşündüğüdür?

    




Bu haber 501 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YEREL YÖNETİM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI