Bugun...



Okullar Öğretmen ve Öğrencilerindir!

Eğitim-Sen Datça Temsilciliği dün yaptığı basın açıklaması ile "ÇEDES'e HAYIR" dedi.

facebook-paylas
Güncelleme: 01-01-2024 12:53:40 Tarih: 31-12-2023 11:09

Okullar Öğretmen ve Öğrencilerindir!

MEHMET ERDAL / DATÇA

İskele Mahallesinde kurulan Halk Pazarı içerisinde açtıkları stantta saat 09.30 ile 13.00 arası ÇEDES'e  (Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi) ilişkin broşürler dağıtan, ÇEDES hakkında öğrenci velilerine ve yurttaşlara bilgiler veren sendika üyesi öğretmenler, saat 13.00'te pazar yeri girişinde bir basın açıklaması gerçekleştirdiler.

Eğitim-Sen Datça Baştemsilcisi Seyran Sakarya basın açıklaması öncesi tarafımıza şu açıklamayı yaptı:

“Datça İmam Hatip Lisesi'nde bir vaize müftülük tarafından görevlendiriliyor; elbette müftülük bu yetkiyi kaymakamlıktan alıyor. Vaize Milli Eğitim'in de onayıyla elinde bir yazı ile okula geliyor. Lisedeki bütün öğrencileri derslerinden alarak onlara 'Kudüs'ün Müslümanlarının için önemi' hakkında bir vaaz veriyor. Bu vaazında hangi malların boykot edilmesine dair de öğrencileri bilgilendiriyor(!)... Bunun üzerine biz de yerelde bir eylem gerçekleştirmeyi zorunlu bulduk. ÇEDES'e karşı bir eylem yapmayı zaten düşünüyorduk, hızlandırdık."

Eğitim-Sen temsilcisi Seyran Sakarya, Datça'daki bu olayın ilk olduğunu ama Türkiye'nin pek çok yerinde ÇEDES kapsamında pek çok gelişmenin yaşandığını söyledi. “Muğla'da da var. Örneğin mezarlık temizletme, camii ziyaretleri ha keza... Bunlarla ilgili Milli Eğitim 'Haberimiz yoktu. Soruşturma başlattık' dedi ama bu tür uygulamalar çerçevesinde ülke genelinde 40'a yakın çalışma yürütülmüş.

Kaymakamlık, ilçe Milli Eğitim sadece uygulayıcıdırlar. Yapılan bütün bu uygulamalar ÇEDES ile yasal hale getirilmiş. 'Ben öğretmen olarak dersimi işleyeceğim ve öğrencileri vermeyeceğim' dediğinizde, müdürünüz, 'Böyle bir yetkiniz yok. Bu yukarıdan gelen bir istek. Vaiz öğrencileri toplayacak ve vaazını verecek, engel olursanız sizin için de soruşturma açmak zorunda kalabiliriz' diyor.”

Anlatılanlardan anlaşıldığına göre vaiz okula geldiğinde sınıflarda hangi ders veriliyorsa verilsin, verilecek vaaz “önem” sıralamasında öne geçiyor, öğretmenlerin verdiği dersler iptal ediliyor, öğretmenler boşa çıkıyor ve öğrenciler sınıftan çıkarılarak vaazın verileceği salonda toplanıyor, vaizi dinliyorlardı.

“ÇEDES ile ilgili Datça'da bugünden itibaren başlayan bir süreç söz konusu; 'bugün bu basın açıklaması oldu ve tepkimiz bitti' diye bir şey yok. Bundan sonraki süreçte özellikle diğer STK ve demokratik kuruluşlar ile velilerin verebileceği itiraz dilekçelerini yaygınlaştırma söz konusu olacak. ÇEDES'in ne olduğu konusunda daha sıkı bir bilgilendirmenin yapılması gerekiyor. Datça'da süreç yeni başlıyor. Önümüzdeki hafta bu konuda bir imza kampanyamız olacak...”

ÇEDES PROJESİ, EĞİTİMİN DİNSELLEŞTİRİLMESİNİN BİR PARÇASIDIR

Çok sayıda yurttaşın ilgi gösterip dinlediği, alkışlayarak ve sloganlar atarak desteklediği basın açıklamasında sendika baş temsilcisi Seyran Sakarya şunları dile getirdi:

 "Türkiye’de pek çok alanda olduğu gibi eğitim sisteminde de çok ciddi sorunlarla karşı karşıyayız. Öğrencilerimiz, velilerimiz ve biz öğretmenler eğitimin yakıcı sorunlarını bizzat yaşıyor ve üstü örtülmeye çalışılan gerçek sorunları ve sorumluları çok iyi biliyoruz. Eğitimde yaşanan onca sorunu çözme konusunda kılını kıpırdatmayan siyasi iktidarın, eğitimin dinselleştirilmesi yolunda her gün yeni bir uygulamaya imza attığına şahit oluyoruz.

AKP iktidarının, eğitim biliminin en temel ilkeleri ve öğrencilerin gelişim süreçlerini yok sayarak hayata geçirdiği dinselleştirme adımları, öğrenciler ve veliler üzerinde yoğun psikolojik baskı oluşturmaya başlamıştır. Milli Eğitim Bakanlığı’nın proje ve protokoller üzerinden eğitim sistemi içine yerleştirdiği dini vakıf ve cemaatler tarafından okullar, yurtlar, kurslar vb. üzerinden iktidar desteği ile bütün eğitim sistemi kuşatılmıştır. Bu anlayışın yeni bir adımı olarak hayata geçirilen ÇEDES projesi hem öğrencilerimizin geleceğini hem de eşitlikçi, özgürlükçü, laik ve barış içinde yaşayan bir toplum hedefini tehdit eden son derece tehlikeli bir adımdır.

Kısa adı ÇEDES olarak bilinen “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” projesi , Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Diyanet İşleri Başkanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan bir protokoldür. Üç bakanlık arasında 2021 yılında imzalanan ÇEDES protokolü ortaokul ve imam hatip okullarını kapsarken, 2023 yılında imzalanan ek protokolle proje erken yaştaki ilkokul öğrencileri dahil tüm öğrencileri kapsayacak şekilde genişletilmiştir. ÇEDES kapsamında 'manevi danışman' olarak görevlendirilen imam, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve Kuran kursu hocaları, MEB okullarındaki öğrencilere 'değerler eğitimi' vermektedir.

Sendikamız Eğitim-Sen başta olmak üzere eğitim sendikalarının ve kamuoyunun itirazlarına rağmen pilot uygulama şeklinde başlatılan ÇEDES projesi gelinen noktada ülke geneline yayılmış, tüm il ve ilçelerde düzenlenen etkinliklere öğrencilerin ve öğretmenlerin katılımı gönüllülük temelinde diye ifade edilse de aslında bir dayatmaya dönüşmüş durumdadır.

ÇEDES PROJESİ, ANAYASA'NIN 128. MADDESİNE AYKIRIDIR

Biz eğitim ve bilim emekçileri olarak öğrencilerimizin yüksek yararı ve eğitim biliminin gereği nedeniyle yetkilileri bir kez daha uyarıyor ve ÇEDES protokolünün iptal edilmesini ve proje kapsamındaki tüm faaliyetlerin durdurulmasını istiyoruz. Çünkü ÇEDES eğitimin laik ve bilimsel olması, pedagojik ihtiyaçlara göre düzenlenmesi ilkelerini değil, dini ve manevi değerleri merkezine almaktadır. Bu yönüyle Anayasanın 42. Maddesinde belirtilen 'eğitimin laik ve bilimsel olması' hükmüne açıkça aykırıdır. Bu protokolle eğitim öğretim, okullarda pedagojik formasyona sahip öğretmenler tarafından verilen bilimsel bir süreç olmaktan çıkarılmış, imamlara, vaizlere, çeşitli din görevlilerine vb. okullarda hatta okul dışı ortamlarda öğrencilere ders verme yetkisi vermiştir. Bu durum da Anayasanın 128. Maddesine aykırı bir durumdur.

Bu proje ile yapılmak istenen eğitim öğretim değil, telkin ve ideoloji aşılamadır. Laik ve bilimsel eğitimin ortadan kaldırılmasına hizmet etmesinin yanı sıra, okul çağı çocuklarında korkulara, zihinsel karışıklıklara yol açacak bir içeriğe sahiptir. Bu yönüyle Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeleri de ihlal etmektedir.

ÇEDES, çocuğun üstün yararının, insan, toplum ve doğa yararının esas alındığı bilimsel nitelikli eğitim anlayışı yerine ideolojik ihtiyaçlarla planlanmış farklı kimlik ve inançlara karşı önyargıları diri tutan bir yaklaşımı esas almaktadır.

Okulların ve öğrencilerimizin ihtiyacı imam ve din görevlileri değil, daha fazla öğretmen, eğitim öğretime uygun derslikler, teknolojiyle donatılmış laboratuvarlar, spor salonları, sanat atölyeleridir. İktidarın sürdürdüğü ekonomi politikaları nedeniyle yoksulluk hatta açlıkla karşı karşıya kalan öğrencilerimize okullarda bir öğün ücretsiz yemeği çok gören bakanlık, yaşanan çıplak gerçekleri dini ve manevi değerlerle örtmeye çalışmaktan vazgeçmelidir.

Biz Eğitim-Sen olarak bir yandan ÇEDES’e karşı başlattığımız hukuk mücadelesini sürdürürken, diğer yandan ÇEDES kapsamında gerçekleştirilen uygulamaları yakından izlemeye, itirazlarımızı yükseltmeye ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz. Velilerimiz başta olmak üzere toplumun tüm duyarlı kesimlerini çocuklarımıza, laik ve bilimsel eğitime sahip çıkmaya davet ediyoruz.

Kamuoyuna saygılarımızla duyurulur."

 




Bu haber 1136 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EĞİTİM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI