|
Tweet |
Nevzat Çağlar TÜFEKÇİ
Sakık, uçağının rötar yapması nedeniyle belirtilen saatten sonra salona girişi gerçekleşti. Toplantının açılış konuşması DEM Parti Milas İlçe eşbaşkanı Sedat Polat tarafından yapıldı. Polat, konuşmasında barış sürecinin önemi üzerinde durdu, akan kanın durması için barış görüşmelerini önemli bulduklarını söyledi. Daha sonra Dem Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık kürsüye geldi ve konuşmasına başladı.
SAKIK, ŞUNLARI SÖYLEDİ:
“Biz çok uzun bir yolculuktan geliyoruz. 40 yıldır, 50 yıldır bu topraklarda var olabilmek için çok ağır bedeller ödedik. Amacımız bu topraklarda kendi kimliğimizle, kendi inancımızla var olabilmekti. Cumhuriyet kurulurken, o iskele üzerine inşa edildi Kürtlerin-Türklerin anayurdu diye ama sonra Kürtler yok sayıldı. Kürtler de biz bunu kabul etmeyiz dedi ve o gündür bugündür büyük bir kavga ve mücadeleden geliyoruz. Verdiğimiz mücadele çok ağırdır. Hepiniz, büyük çoğunluğunuz evinizi barkınızı köyünüzü kentinizi terk ederek geldiniz. O kadar büyük baskılar vardı ki üzerinizde buraları vatan edindiniz. Tabiki burası bizim ana yurdumuz ve vatanımız. Şimdi bu mücadele ve kavgadan sonra son bir yıldır çözümle ilgili önemli görüşmeler, önemli gelişmeler var. Biz de her yerde halkımızla buluşuyoruz. Bu süreci anlatıyoruz. Bu sürecin ete kemiğe bürünmesi için çaba harcıyoruz. Halkımızın birlikteliğinden onur duyuyoruz. Çünkü herkes barıştan yana bir duruş sergiliyor.
Öcalan’ın çağrısı
On dört ay önce Mecliste başlayan, Sayın Bahçeli’nin gelip bizim elimizi sıkarak o gün bugündür devam eden bir süreç var. O süreçte Sayın Öcalan, 27 Şubat’ta bir açıklama yaptı ve dedi ki PKK kendisini feshetmelidir, silahlı mücadele bitmelidir. Biz oturup yeni bir yol bulmalıyız. Türkiye’de demokrasiyi, Hukukun ve huzurun ülkesini birlikte inşa edelim. Bu çağrıdan sonra alelacele PKK ve KCK toplandı. Dedi ki evet biz kendimizi Sayın Öcalan’ın dile getirdiği bütün söylemlerinin altına imzamızı koyuyoruz, biz kendimizi feshediyoruz, Silahlardan kendimizi arındıracağız dedi. Üçüncü aşama silahların yakılmasıydı. Bu da 11 Temmuz’da Güney Kürdistan’da ve Süleymaniye’de oldu. Ben de oradaydım, bu duruma tanıklık ettim. Silahlara tapanlar, silahlarını yakıyor, demokratik siyaset olsun barış olsun diyorlardı. Ben de ona tanıklık ettim. PKK böylesi önemli adımlar attı.
Komisyon’un kurulması
Biz de bu önemli adımların bir karşılığının olması lazım. 14 aydır komisyon kuruldu, komisyon toplandı, komisyon şunu yaptı, bunu yaptı… Biz açık ve net olarak sizden daha radikal kararlar bekliyoruz. Önemli adımlar atmanızı bekliyoruz. Komisyon toplandı gitti geldi ve geçen gün komisyon bir karar aldı; İmralı’ya gideceğiz dedi. İmralı’ya gidişin önemli olduğunu söylüyoruz. Komisyona seslendik; eğer siz etkili ve yetkiliyseniz, sizin bir an önce atmanız gereken adımlar var. Ne yapmanız lazım? Haksız ve hukuksuz bir şekilde, 9 yıl bitti 10’uncu yıla girdik. Sevgili Selahattin Demirtaş’ı, sevgili Figen Yüksekdağ’ı özgür bırakacaksınız. Kobani kumpas davasından içeri aldığınız insanları özgür bırakacaksınız. Eğer bunları yapmıyorsanız barışı nasıl birlikte inşa edeceğiz.
Demirtaş, Yüksekdağ, Kobani
Taraf olduğunuz uluslararası sözleşmeler var. Anayasa Mahkemesi; Demirtaş, Yüksekdağ ve Kobani davasındaki tüm arkadaşlarımızın haksız bir şekilde içeride olduğunu söylüyor ama siz bu kararları görmemezlikten geliyorsunuz. Sonra siz taraf olduğunuz uluslararası sözleşmeler, Anayasa mahkemesini 90. Maddesinde de belirtildiği gibi sizin o sözleşmeyi hayata geçirmeniz lazım. Ne diyor AİHM? Diyor ki siz Selahattingiller’e zulüm ediyorsunuz, bir an önce onları bırakın. Karar kesinleşti, halâ eften, püften davranışlar. Yok öyle bir şey kardeşim! Siz somut adımlar atacaksınız.
Biz demokratik siyaset yapıyoruz
Bu somut adımları atmayıp, dönüp dolaşıp, İmralı’ya gidiyorsunuz diyorsunuz. Gidin tabii ki gidin. Yani siz kimlerle kavga ediyorsanız onlarla barışı sağlayacaksınız. Benim ömrüm siyasette geçti. Tüm siyasi aktörler her gün bize dönüp şunu söylerler; silahlar sussun, siz bu silahları susturun. Biz hep onlara döndük ve dedik ki silahlar kimin elindeyse onlarla konuşacaksınız. Biz demokratik siyasetin içindeyiz. Ömrümüz halkımızla birlikte mücadeleyle geçti. Silahlı güçler orada, onlarla diyalog kurun. Elli yıl sonra Sayın Öcalan’la bir diyalog kuruldu. Bunu çok önemsiyoruz. Bakın silahlar sustu ve 14 aydır bu topraklarda kan yok, kavga yok, şiddet yok. Bu kötü mü? Hayır!
CHP’NİN, İMRALI HEYETİNDE YER ALMAMASI
Bu komisyonun İmralı’ya gidişi o kadar ertelendi ki… Üç gün önce bir karar alındı ve CHP gitmeme kararı aldı. Bu da Dünyanın sonu değil, kıyametler koparmayalım. CHP dönüp diyor ki, bu Akparti iktidar mı, iktidar. Cumhur ittifakı iktidar mı iktidar. İktidar daha demokratik adımlar atsın ama burada atılan demokratik adımlar yok!
Özgür Özel’e çağrı
Cumhuriyet Halk Partisini tanırım, bilirim. Ben SHP il başkanlığı yaptım. Uzun süre o mücadelenin içinde bulundum. Cumhuriyet Halk Partisi en zor günlerde 1989 yılında, diğer siyasi partiler Kürt Sorunu diyemezken, Cumhuriyet Halk Partisi (SHP-Editörün notu) bir Kürt Raporu yayınladı. Şimdi buradan Özgür Özel’e çağrımdır; en zor günlerde siz siyasi rapor yayınlayan bir siyasi hareketsiniz. Bugün aldığınız kararları yeniden gözden geçirin. Siz de gelin bu büyük mücadeleyi; birlikte örelim, birlikte büyütelim, demokratik bir cumhuriyeti birlikte inşa edelim. Böylesi büyük bir toplumsal barıştan bahsediyorsak, içinde Cumhuriyet Halk partisi yoksa eksik ve yetersizdir. Cumhuriyet Halk partisi bu süreçte yer almalıdır, Türkiye’nin yüz yıllık sorununun çözümüne katkısını sunmalıdır. Diliyorum, umuyorum; CHP bu kararını gözden geçirir, buna uygun adımlar atar. Türkiye’nin buna ihtiyacı var. Türkiye’nin barışa ihtiyacı var ve bugün bütün anketlerde CHP, biz birinci partiyiz diyor. Birinci parti olan parti, önümüzdeki dönem ülkeyi yönetmeye aday bir parti olur. Peki, Sayın Özgür Özel, siz bu ülkeyi yönetirken Kürt sorunun nasıl çözeceksiniz? Diyalog kurarak, müzakere ederek çözeceksiniz. Dünya nasıl çözdüyse siz de öyle çözeceksiniz!
IRA ve ETA örnekleri
İngiltere’de IRA vardı. CHP’nin birçok milletvekili, ‘onlar bu sorunu nasıl çözdüler’ diye İngiltere’ye gittiler. Bu sorunu çözümü için arayış içine girdiler. İngiltere ve IRA anlaştılar ve sorunu çözdüler. İspanya’da ETA vardı. Türkiye’den birçok sivil toplum örgütü, milletvekilleri, içinde CHP’nin milletvekilleri de olan gruplar İspanya’ya gittiler, bu sorun orada nasıl çözüldü, raporları aldılar, oradaki görüşmeleri yaptılar… O tarihte IRA’nın elinde silah var, ETA’nın da elinde silah var.
ETA ve PKK
Peki, ETA ile PKK arasında ne fark var? Oraya gidip onların sorunu çözdüklerine tanık oluyorsanız, o zaman çatışanlarla, kavga edenlerle konuşacaksınız. Gelecekte iktidar olacaksanız, bugün ilk adımınız, buradan, bu sürece katkı sunmalısınız. Hepimizin arzusu olan barışı büyümemiz lazım. Bize iki de bir diyorlar ki şunun arkasından bunun arkasından gidiyorsunuz. Biz kimsenin arkasında değiliz. Biz halkımızla birlikte onurlu bir barışın arkasındayız, bu topraklarda barışı tesisi etmek istiyoruz. Bu topraklarda barış hayal olmasın, hiçkimse ölmesin; ne Türk çocukları ne de Kürt çocukları.
Bu topraklara barışı armağan etmek
Bizi yönetenlerin tuzu kuru. Onların böyle bir derdi yok. Biz yoksullarla buluşacağız. Bu savaşta en çok bedel ödeyen kimler? Bizleriz. Hep birlikte barışı büyüteceğiz. Yoksulların sesi biz olacağız. Onların feryadı biz olacağız. Bunu yapabilirsek, bu topraklara barışı armağan edebiliriz.