Bugun...



TES-İŞ VE MADEN-İŞ Sendikalarından Akbelen Kömürü İçin Ortak Açıklama

8 Ağustos’ta kavurucu sıcak altında yapılan keşif bölgesinin bir noktasında “Akbelen Ormanlarını vermeyeceğiz” diye haykıran yaşam savunucuları, başka bir noktasında ise “Zeytin bizim, kömür bizim, santral bizim,” diye pankart açan termik santralde çalışan Tes-İş ve Maden-İş üyesi işçiler toplanmıştı.

facebook-paylas
Güncelleme: 13-08-2022 00:05:02 Tarih: 12-08-2022 23:38

TES-İŞ VE MADEN-İŞ Sendikalarından Akbelen Kömürü İçin Ortak Açıklama

NEVZAT ÇAĞLAR TÜFEKÇİ

8 Ağustos 2022 tarihinde, İkizköy-Akbelen’de 3’üncü Bilirkişi keşfi yapıldı. İkinci Bilirkişi raporunda 6 kişiden oluşan heyette 4 uzman, “Kömür için Akbelen ormanları kesilirse telafisi mümkün olmayan ekolojik yıkım meydana gelir,” diye görüş belirtmişti. YK Enerji yönetimi de “her ne pahasına olursa olsun buradaki kömürü alacağım” yaklaşımıyla bu bilirkişi raporuna itiraz etmiş ve keşif yenilenmişti.  8 Ağustos’ta kavurucu sıcak altında yapılan keşif bölgesinin bir noktasında “Akbelen Ormanlarını vermeyeceğiz” diye haykıran yaşam savunucuları, başka bir noktasında ise “Zeytin bizim, kömür bizim, santral bizim,” diye pankart açan termik santralde çalışan Tes-İş ve Maden-İş üyesi işçiler toplanmıştı.

Yaşam savunucuları kömür yakıtlı enerji üretimi için ormanın ve zeytinlerin kesilmesine karşı çıkıyor; işçiler ise yaşamlarını sürdürmek için ormanın altındaki kömürün çıkarılmasını ve santralın çalışmaya devam etmesini savunuyorlardı. Aslında burada çevrecilerle işçilerin karşı karşıya gelmesine gerek yoktu. Doğayı katleden Fosil yakıtlı enerji üretimi yerine alternatif enerji üretim kaynaklarının ortaya konulması, kısa, orta ve uzun vadede bu konuda nelerin yapılabileceğinin tartışılması önemliydi. Burada çevrecilerin düşman ilan edilmemesi ve yöre insanlarının birbiriyle karşı karşıya getirilmemesi gerekiyordu.

Bu bölgenin insanı olarak, Milas ilçe sınırları içinde değişik noktalarda maden-taş oacağı-meremer ocakları nedeniyle yaratılan doğa tahribatından, vahşi madencilikten dolayı çok değil 15-20 sene sonra, Milas'ta susuzluğun meydana geleceğini, çöl iklimi yaşayacağımızı söylemek istiyorum. Bu memleket bizim. Bu doğa bizim. Yeraltı suları bizim. Ormanlar ve zeytinler bizim. Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim.  Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasrey bizim. Bir gün kömür bittiğinde, Termik Santralin patronları buradan gidecek ama geride tahrip edilmiş bir Milas doğası, çölleşmiş bir Milas ve birbirine düşman edilmiş insanlar bırakarak gidecekler. 

Bizler kutuplaşmadan, birbirimize düşman olmadan; yaşamın sürdürülebilirliğinin nasıl olacağını, biraraya gelerek konuşalım ve çözümler üretelim. Bizim çatışmalı durumda olmamızdan, başkaları yararlanır. Bundan en çok biz zarar görürürz. Buna izin vermeyelim!

xxx

TES-İŞ YATAĞAN ŞUBE BAŞKANI FATİH ERÇELİK İLE MADEN-İŞ YATAĞAN ŞUBE BAŞKANI OSMAN İLHAN’IN ORTAK BASIN AÇIKLAMALARI ŞÖYLE:

Değerli basın emekçileri,

 Bizler maden ve enerji işçileriyiz.

 Ülkemizin bir gün karanlıkta kalmaması için uğraşan emektarlarız.

 Elektrik üretiminden bir hayat kuruyoruz kendimize.

 Bu yörenin işçisiyiz, aldığımız maaşımızı buranın esnafına harcayan insanlarız.

Geçim derdimiz dediğimiz şey yörenin kalkınmasıdır.

 Bizi çevre mücadelesinin karşısında konumlandırma isteği haksızdır. Çevre mücadelesi verenlerle işçilerin geleceği ortaktır.

Biz emeğimizin peşindeyiz. Ülkemizin geleceği bizim geleceğimizdir. Yarınlara yaşanabilir çevre bırakmak boynumuzun borcudur.

 Biz çevre enerji kalkınma üçlüsünü beraber ele alıyoruz.

 Dünya büyük bir enerji kıtlığı çekiyor. Ülkemizin bu alandaki kapasitesini arttırmak için çabalıyoruz.

 Ülkemizin her alandaki bağımlılığına son vermek istiyoruz.

 Planlı, doğa dostu bir enerji üretimi bizim de talebimizdir.

 İşsizlik kapımızda bir yangın. Bakacağımız çocuğumuz, ilacını alacağımız yaşlımız var.

 Tek çözüm, planlı bir madencilik, doğa dostu bir enerji üretimidir.

 Doğaya en ufak bir zarar vermeden, kimsenin işsiz kalmasına izin vermeyeceğimiz bir yol bulmalıyız.

 Gelecek ellerimizde!

 Tuzun da maden olduğunu düşünürsek, madensiz bir yaşamın düşünülemeyeceği açık değil mi? Madencilik yok, medeniyet yok. Madencilik biter, yüksek teknoloji biter.

Günümüz teknolojisi bize planlı programlı, işçi sağlığını temel alan, doğayı korumayı görev edinmiş bir madenciliği hayata geçirmek için önemli imkânlar sunuyor.

Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ün İzmir İktisat Kongresinde belirttiği gibi “Madenlerin planlı şekilde hemen işletmeye alınması lazımdır. Elde bulunan madenler için bir plan yapılmalıdır.”

“KÖMÜR TÜRKİYE’Yİ İHYA EDECEK BİR SERVETTİR” demiştir.

Yerli ve Milli kaynaklarımızı değerlendirerek Enerjimize ve Ekonomimize katkı sağlamamız gerekir.

 Kamuoyuna saygılarımızla,

FATİH ERÇELİK TES-İŞ Şube Bşk.

OSMAN İLHAN Türkiye Maden İşçileri Sendikası Yatağan Şube Bşk.




Bu haber 473 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER ÇEVRE Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI