|
Tweet |
MEHMET ERDAL
Saat 16.00'da sendika üyesi emeklilerin katılımıyla gerçekleştirilen basın toplantısında basın metnini şube başkanı Haluk Koşar okudu.
“TÜİK 3 Temmuz 2026 günü haziran ayı enflasyonunu yüzde 0,99, yıllık enflasyonu yüzde 32,11 olarak açıkladı. İnandık mı? Hayır; iktidarın emrindeki TÜİK’in ısmarlama oranları hayatın gerçekleriyle uyuşmuyor. Altı aylık ısmarlama enflasyon oranını emekli aylıklarına yansıtıp Temmuz zammı müjdesi olarak sunuyorlar. Enflasyon farkını zam diye adlandırmak dilin hileli kullanımıdır. Aylıklarımıza gerçekten zam yapılsa, geçim koşullarımızın iyileşmesi, en azından korunması gerekirdi. Yoksulluk, her meslekten, her kesimden emekçiye, emekliye başka çare yokmuşçasına dayatılıyor. Çare var.” diye başlayan basın açıklamasını devamında özet olarak şunlar dile getirildi:
YOKSULLUĞA KARŞI MÜCADELEYİ YÜKSELTİYORUZ
“Emekli, aktif çalışma yaşamından, yaşı ilerlediği veya sağlığı elvermediği için ayrılmış emekçidir. Beklenen odur ki ilk gençliğinde başladığı üretim sürecinin sonuna gelip emekli olduğunda, kendisinden kesilen primlerin karşılığını alabilsin, rahatça geçimini sağlayabilsin, ele güne muhtaç olmayacak bir gelire kamu güvencesiyle kavuşsun. Çalışma yaşamları boyunca ülke kalkınmasının ve refahının dinamosu emekçilerin emekli olduklarında sefalete sürüklenmesi, hiçbir yasaya, töreye, ahlaka uymaz. Emeklilerin, toplumsal refahtan insana yaraşır bir pay alması ana sütü kadar haklarıdır.
Türkiye’de, SGK’ya kayıtlı yaklaşık 17 milyon; özel sandıklara kayıtlı 350 bin emekli var. Bu sayının 4 milyon kadarı emeklilerin dul ve yetimlerinden oluşuyor. Emeklilerin dul ve yetimleri de sosyal devlet gereğince insan onuruna yaraşır bir geliri hak ediyorlar.
EMEKLİ SEFALETTE
2002 yılı Aralık ayında asgari ücret 184 TL iken, en düşük emekli aylığı bunun yüzde 40 fazlası olan 257 TL idi. İktidar, bilinçli bir tercihle tabloyu tersine çevirdi, emeklilere geçim aylığı yerine, sosyal yardım düzeyinde bir miktarı layık gördü.
Örnek olsun; 2026 yılı Ocak Haziran dönemi için en düşük emekli aylığı 20 bin TL olarak belirlendi. Oysa ki en düşük emekli aylığı 28 bin 75 TL'lik asgari ücretin yüzde 40 fazlası olan 39 bin 305 TL olmalı, daha yüksek prim ve gün sayısı olanlar orantılı olarak artışlardan yararlanmalıydı. Yani, refah payını, ekonomik büyümeyi eklemeden yaptığımız düz hesapla bile aylıklarımızın yarısı gasp edilmiş durumda. Memur emeklilerine üç yıldır hukuksuz biçimde verilmeyen seyyanen zamlar hâlâ ödenmedi, memur emeklisi de en yoksullar topluluğuna dahil oldu. Memur emeklileri, çalışanlara verilip yasaya aykırı olarak kendilerine verilmeyen 8 bin 77 liralık zam için AYM’ye (Anayasa Mahkemesi) bireysel başvuruda bulunan Seyfettin Çilesiz ve Ali Erdem Gündoğan’ın çağrısına uyarak bir milyon dilekçe gönderme kampanyasına devam ediyorlar...
DUR DİYORUZ
Cumhuriyetin eşit ve onurlu yurttaşlarıyız. Emekliler olarak ülkemizin çeşitli bölgelerinde güçlerimizi birleştirmenin, iktidarın yoksullaştırıcılığına karşı birlikte durabilmenin yol ve yöntemlerini arıyor ve buluyoruz. On yedi milyon emeklinin umudu azmi ve iradesiyle bize reva görülen yoksulluğa, evsizliğe, fakirliğe teslim olmayacağımızı ilan ediyoruz.
Sendikal örgütlülüğümüz önündeki Anayasaya ve uluslararası hukuka aykırı kapatma davalarının geri çekilmesini, sendika hakkımızın tanınmasını talep ediyoruz...
TALEPLERİMİZ:
-En düşük emekli dul ve yetim maaşı, en düşük memur maaşına eşitlensin.
-Aylık bağlama oranı yeniden yüzde 70’e çıkarılsın. Güncelleme kat sayısında milli gelir artışından pay verilsin.
-Emekli aylıkları sahte TÜİK verilerine göre değil; bağımsız kurumlarca açıklanan gerçek enflasyon oranına göre otomatik olarak güncellensin.
-Emekli, dul ve yetimlere Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda dört kez asgari ücret düzeyinde ikramiye ödensin.
-Derhal tüm emekli, dul ve yetimlerin kök maaşlarına acilen seyyanen zam yapılsın.
-TBMM’den emekli sendikaları statü yasası çıkarılsın. Toplu sözleşme yapma hakkımız anayasal güvence altına alınsın.
-Emekli maaşlarından kesilen muayene, ilaç vs. tüm sağlık kesintilerine son verilsin.
-Şehir içi tüm toplu taşıma araçlarından emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.
-Temel gıda maddeleri ile elektrik, su ve doğal gaz faturaları üzerinden alınan KDV kaldırılsın ve temel yaşama yetecek kadarı ücretsiz olsun.
-Banka promosyonu günün koşullarına göre değerlendirilsin, her yıl aylık artışına göre güncellensin.
-Konut sahibi olamayan emeklilere, TOKİ tarafından ucuz konut sağlansın. Emekliler konut sahibi olana kadar barınma yardımı yapılsın.”