|
Tweet |
Ey Türk gençliği!
Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin(varlığının) ve istikbalinin(geleceğinin) yegâne(biricik) temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî(iç) ve haricî(dış) bedhahların(kötü niyetliler) olacaktır.
Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa(savunmak) mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin(durumun) imkân ve şeraitini (şartlarını) düşünmeyeceksin. Bu imkân ve şerait, çok namüsait(uygun olmayan) bir mahiyette (nitelikte) tezahür edebilir (gelişebilir).
İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali(benzeri) görülmemiş bir galibiyetin mümessili(sahibi) olabilirler. Cebren(zorla) ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.
Bütün bu şeraitten(şartlardan) daha elim(acı) ve daha vahim(kötü) olmak üzere, memleketin dâhilinde(içinde) iktidara sahip olanlar, gaflet(vurdumduymaz) ve dalalet(doğru yoldan sapma) ve hatta hıyanet(hainlik) içinde bulunabilirler.
Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin (işgalci güçlerin) siyasi emelleriyle tevhit(birleştirmek) edebilirler. Millet, fakruzaruret (aşırı yoksulluk ve çaresizlik) içinde harap ve bitap(yorgun) düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin(geleceğinin) evladı! İşte, bu ahval (durum) ve şerait (şartlar) içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Mustafa Kemal ATATÜRK