Bugun...


GÜLDEN SÖKELİOĞLU

facebook-paylas
"Umut Hakkı"
Tarih: 06-02-2026 11:42:00 Güncelleme: 06-02-2026 11:42:00


 "Umut Hakkı" sözünü, ilk defa,

22 Ekim 2024 tarihinde MHP lideri Devlet Bahçeli'den duyduk. Bahçeli, PKK lideri Abdullah Öcalan hakkında, "Terörist başının tecridi kaldırılırsa gelsin TBMM'de, DEM Parti grubunda konuşsun, terörün tamamen bittiğini, örgütün tamamen lağvedildiğini(sona erdiğini) haykırsın. Bu dirayet ve kararlılığı gösterirse

'Umut Hakkı'nın kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılması ve bundan yararlanmasının önü de ardına kadar açılsın" açıklamasında bulundu. Bahçeli'nin bu açıklaması, Türkiye'nin bir numaralı gündem maddesi haline gelirken, açıklamada bahsettiği "Umut Hakkı' da kamuoyunda tartışılmaya başlandı.

       Umut Hakkı, kısaca hükümlünün salıverilmeyi umut etme hakkıdır. AİHM'nin düzenlediği bir hak türü olan umut hakkına göre, kişinin işlediği suçun ne kadar ağır olduğunun hiç bir önemi yoktur. Nitekim önemli olan kişinin insan olma vasfıdır. Temel olarak kişinin insanı değerlerini korumaya çalışır.

       15 Şubat 1999’da yakalanan Abdullah Öcalan, Yerel Mahkeme'nin kararını Yargıtay’ın onamasıyla, Devletin ülkesine ve egemenliğine karşı suçu düzenleyen Türk Ceza Kanunu'nun 125.Maddesi'ni ihlal ettiği gerekçesiyle idam cezasına mahkûm edilmiştir. Vatana karşı işlenen bu suçun 5237 sayılı Yeni Türk Ceza Kanunu'nda karşılığı, cezası ağırlaştırılmış müebbet ( ömür boyu) hapis cezası olarak gösterilen, ' Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu olarak tanımlanmıştır. (1)

       AİHM, 2017'de Litvanya'da müebbet hapis cezasına çarptırılan iki mahkûmla ilgili kararında umut hakkı ile ilgili şu ifadelere yer vermiştir:

       " En iğrenç ve korkunç eylemlerde bulunanlar bile temel insanlıklarını korur ve içlerinde değişme kapasitesi taşırlar. Hapis cezaları uzun ve hak edilmiş olsa da, bir gün işledikleri hataların kefaretini ödemiş olabilecekleri umudunu taşıma haklarını korurlar. Bu umuttan tamamen mahrum bırakılmamalıdırlar."

       "Onları umuttan mahrum bırakmak, insanlıklarının temel bir yönünü inkâr etmektir ve bu da aşağılayıcı olacaktır. (2)

          *

       1984 yılında başlayan PKK terörü, 42 yıldan beri 50 bine yakın masum insanın, askerin, subayın, öğretmenin, güvenlik görevlisinin, korucunun, sivil insanların, bebeklerin ölümüne sebep oldu... Çok acılar yaşandı, aileler parçalandı, ocaklar söndü, hayatlar yarım kaldı. Bu kadar acılara sebep olan PKK’lı teröristlerin başı olan Abdullah Öcalan'ın umut hakkından,  TBMM'de konuşma yapmasından, barış sürecinden bahsedenler önce şehit ailelerinden ve Türk Milleti'nden onay almalıdır. Bu konuda referandum yapılmalı ve halk karar vermelidir

       PKK lideri, Abdullah Öcalan'ın umut hakkından bahsedenler;

- Hayatları yarım kalan şehitlerimizin ailelerin yok olan umutları ne olacak?

- Üniversiteyi başarıyla bitiren ama mülakatta elenen gençlerin umutları ne olacak?

- Gelecekten umudunu kesen gençlerin umut hakları ne olacak?

- Ülkesinde kalmak yerine başka ülkelere gitmek isteyen gençlerin umut hakkı ne olacak?

- İşçilerin, memurların ve emeklilerin insanca yaşam hakkı ne olacak?

- Öldürülen çocukların ve kadınların yaşam hakları ne olacak?

- Çıkarılan yasayla kendinde hak görenlerin katlettiği sokak hayvanlarının yaşam hakkı ne olacak?

- Depremlerde, çürük binalar ve ihmaller yüzünden hayattan koparılan binlerce insanın ailelerinin sağlıklı barınma ve yaşam hakkı ne olacak?

- Orman yangınlarında yanan ağaçların ve canlıların yaşam hakkı ne olacak?

- Maden ruhsatları nedeniyle köylerinden edilen köylülerin yaşam ve üretim hakları ne olacak?

- İnsanlarımızın sağlıklı barınma,  eğitim, beslenme hakları ne olacak?

- Haklarında dava açılan, seçilmiş belediye başkanlarının masumiyet karinesi ve umut hakları ne olacak?

- Hasta olduğu halde tutuksuz yargılanmayan belediye başkanlarının yaşam hakları ne olacak?

       Bir kişi için değil,  tüm toplumun hakları gözetilerek adalet ve eşitlik sağlanmalıdır...

       Barış sürecinde çok dikkatli olunmalı; ABD ve İsrail'in istekleri adına komşu ülkelerin içinde olduğu kaos ortamına sürüklenmemeli, birlik ve beraberliğimizi korumalıyız.

       Ancak bu şekilde toplumsal barış, huzur ve güven ortamı sağlanır.

Kaynak:

(1) -Av. Umur Yıldırım/Kadim Hukuk ve Danışmanlık Bürosu.

(2) -Merve Kara

bbc.com/ BBC Türkçe



Bu yazı 3625 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI