Bugun...


GÜLDEN SÖKELİOĞLU

facebook-paylas
"İnsan İnsanın Kurdudur!"
Tarih: 26-01-2024 13:22:00 Güncelleme: 26-01-2024 13:22:00


       Latince, "Homo homini lupus"; Türkçe, "İnsan insanın kurdudur" olan bu söz, İngiliz filozof Thomas Hobbes'a

(5 Nisan 1588- 4 Aralık 1679) aittir.

       Thomas Hobbes, 'Toplum Sözleşmesi ve doğa durumu' fikrini ortaya atmıştır.

Bu düşünceye göre;

doğa durumunda yani ilkel komünal toplumda avcılık ve toplayıcılıkla yaşamını sürdüren ve sınırsız özgürlüklere sahip olan bu insanlar çıkarları çatışınca vahşi ve yırtıcı bir hayvan olan kurt gibi birbirlerini parçalamaktadır. Sınırsız özgürlüklerin kendilerine çok zarar verdiğini gören, doğa durumunda yaşayan ilkel insanlar, Thomas Hobbes'a göre sessiz ve yazısız bir sözleşme ile toplum hayatına geçmişlerdir.

Thomas Hobbes, en tanınmış eseri olan, 1651'de yazdığı 'Leviathan' adlı eserinde Batı siyaset felsefesinin izleyeceği yolu çizmiş ve başucu eseri olmuştur.

Leviathan, Tevrat'ta geçen bir canavarın adıdır ve Hobbes'a göre her şeye egemen olan devletin simgesidir. Hobbes'a göre devletin asıl amacı, bireysel güvenliktir. Erkin(gücün) toplum sözleşmesi ile tek bir elde toplanmasını amaçlar. Çatışma ortamının, doğal olarak kazanılmış haklardan feragat ederek (uzaklaşarak) daha büyük bir erke devri ile sınırlanabileceğini savunur. Böylece herkesin temel hakkının korunacağı görüşündedir.

Hobbes'in görüşüne göre devletin ortaya çıkmasını sağlayan sözleşme ile insanlar, tüm tehlikelere karşı can ve mal güvenliklerini sağlama almış olurlar.

Hobbes'a göre, sözleşme ile yaratılan yapay güç yani Leviathan, sözleşmeden aldığı yetkiyle güç kullanma yetkisine sahip durumdadır. Bu durum, ulus- modern devletin, devlet olgusunun kurumsal dayanak noktasını oluşturmaktadır.

Hobbes, düzen olmadığı sürece kimsenin kendisini güvende hissedemeyeceğini söyler.

Hobbes'un sözleşme teorisi, insanları otoriter bir devlete götürmüştür. İlkel insanlar, haklarını ve özgürlüklerini ' Leviathan' isimli bir ejderhaya başka bir deyişle ölümsüz Tanrı'ya devrederler. Bunun karşılığı olarak ise Leviathan'dan düzen ve güvenlik beklerler. Hobbes, Nicole Machiavelli gibi kiliseyi devlete bağımlı kılar.

Bu dünyadaki en büyük mutluluk, diğer bütün şartların eşit olması koşuluyla, karamsarların mutluluğudur.

Thomas Hobbes,

Leviathan adlı eserinin bir bölümünde şöyle yazmıştır:

    "Periler hangi dükkanda  

    ya da tezgahta

    durdular. Bu defteri bir

    türlü bulamadı

    kocaakarılar. Fakat

    gayet iyi bilinir ki

    Papazların tezgahı,

    üniversitelerdir ve

    buralardaki bilgi dalları

    da Papalık

    makamından

    kaynaklanır ki periler bir

    insandan hoşnut

    kalmadıklarında,

    onu cezalandırmak için

    cinlerini salarlarmış

    üstüne. Kilise de sivil

    devletten hoşnut

    kalmadı mı kendi

    cinlerini yaratır.

    Hurafedir bu, meczup

    rahiplerdir.

    Fitne vaazları vererek

    hükümdarlarının

    ayağını kaydırırlar,

    kimi zaman da

    vaatlerlerle meczup

    edimiş bir hükümdar bir

    diğerinin ayağını

    kaydırır."

       Hobbes, boş zamanlarını doldurmak için, 84 yaşında Latince ve nazım(şiir) olarak kendi yaşam öyküsünü kaleme almıştır.

87 yaşında Homeros çevirisini yayınlamıştır.

Leviathan'ın Büyümesi, Hak ve Özgürlükleri İhlal Eden Bir Kurum Olarak Devlet Önceleri biz insanların hak ve özgürlüklerini korumak için oluşturulmuş olan devlet zamanla büyüdü. Bireyi korumak için oluşturulmuş olan devlet, birey üzerinde tiranlık kurmaya başladı. Güya "iyiliksever devleti" temsil eden krallar, imparatorlar, sultanların baskı ve zulmü altında insanlar ezildi. Yaşama hakkı, mülkiyet hakkı, kişisel özgürlükleri hiçe sayıldı.

Asırlar, "despot devletin" izlerini taşıdı. Ekonominin gelişmesine paralel olarak devlet faaliyetleri de genişledi. Faaliyetleri genişledikçe harcamaları arttı. Harcamaları arttıkça daha fazla vergilemek zorunda kaldı. Bu da yetmedi,  sınırsızca ve sorumsuzca borçlandı. Para basma yetkisini kötüye kullandı. Sonuçta ekonomide sorunlar çıkmaya başladı. İsraf ve savurganlıklar çoğaldı.

Devlet, asli varlık nedenini unuttu. Ve devlet, sosyal faydasından çok maiyeti olan bir kurum olmaya başladı.(1)

          *

       İngiliz filozof Thomas Hobbes'un günümüzden 373 yıl önce yazdığı

"Leviathan" adlı eserinde insanların can ve mal güvenliğini sağlamak için oluşturulan devletin zamanla toplum üzerinde nasıl bir baskı aracına dönüştüğünü görüyoruz.

       Doğa durumunda kuralsız yaşayan ilkel insanların hak ve özgürlüklerini kısıtlamak suretiyle kurallardan ve cezalardan oluşan devletli topluma geçtiklerini görüyoruz.

       Peki, günümüzde devletlerin koyduğu kurallar ve cezaların caydırıcı gücü ne durumda?

       Bireysel silahlanmanın her geçen gün arttığı, sudan bahanelerle çocukların, kadınların öldürüldüğü korkunç cinayetler, gücü yetenin zayıfı yok saydığı, orman kanunlarının geçerli olduğu, çetelerin kol gezdiği, güçlü devletlerin çıkarları gereği zayıf toplumları yok ettiği savaşlar, teknolojinin dorukta olduğu uzay çağında yaşanan hukuksuzluklar insanın aklına şu soruyu getiriyor:

       Binlerce yıl önce doğa durumundaki ilkel insanlar mı, yoksa günümüz insanları ve toplumları mı vahşi kurtlar?

      Kaynak:

(1)- wikipedia. org



Bu yazı 5732 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI