Bugun...


YÜKSEL IŞIK

facebook-paylas
Güvercin ve Karınca İşbirliği Yaparsa…
Tarih: 07-12-2023 14:23:00 Güncelleme: 07-12-2023 14:23:00


İYİ Parti, CHP’nin “yerelde işbirliği” teklifini reddetti. Beklenmedik bir durum değildi ama bir beklenti oluştuğu da kesindi. Nihayetinde Ankara ve İstanbul başta olmak üzere belediye başkanlarının CHP ve İYİ Parti’ye eşit mesafede durdukları bilinen bir gerçekti.

Ne zaman İYİ Parti ile CHP arasındaki “ilişki” konuşulsa aklıma güvercin ile karıncanın dayanışmasını anlatan masal gelir.

Şöyle o masal:

Güvercinin biri, durgun bir dere kıyısında susuzluğunu gideriyormuş. Birden bire gözü, kapıldığı suda canhıraş debelenen bir karıncaya takılmış.

Birden bire, “baş başa vermeyince taş yerinden kalkmaz” sözünü hatırlamış ve yerden bulduğu bir çöpü suya atmış hemen.

O çöpe tutunup kurtulmuş karınca.

Teşekkür edecek vakit bulamamış. Çünkü o sırada avcının biri, elinde silahıyla sinsice güvercine yaklaşıyormuş.

Onun da aklına, Hintlilerin, “kardeşinin salını karşıya geçirmeye yardım et, göreceksin ki, sen de karşıdasın” sözü gelmiş.

Hemen ısırıvermiş avcıyı karınca.

Güvercin de kaçıp kurtulmuş.

YENİLGİYİ ATLATMAK, DAYANIŞMADAN GEÇER

Doğrusu CHP-İYİ Parti ilişkisi de biraz bu masaldakine benziyor. 15 vekil verilerek, İYİ Parti’nin seçimlere katılması sağlanmış; İYİ Parti de, 2019 yerel seçimlerinde verdiği destekle CHP’nin başta Ankara ve İstanbul olmak üzere 11 Büyükşehir belediyesini kazanmasını sağlamıştı.

Ortada bir “taş” varsa başka türlü kalkamazdı çünkü.

Köprülerin altında çok sular aktı ve 14-28 Mayıs yenilgisi, bu iki gücün birbirleriyle neden dayanışma içinde olduğu gerçeğini unutturmuş gibi. Oysa yenilgiyi atlatmak, dayanışmadan geçer.

Gerçi Demirel’e atfedilen, “siyasette 24 saat çok uzun bir süredir” meşhur sözü, her durumda geçerliliğini korumayı sürdürüyor ve bu anlamıyla 31 Mart 2024 seçimlerine daha çok zaman var ve o zamana kadar köprülerin altında daha çok su akacak gibi görünüyor.

İYİ Parti, kendi ifadeleriyle “hür ve müstakil” bir parti; seçimlere kendi adlarıyla girmelerinde şaşılacak bir şey olmayabilir. Bununla birlikte “derenin suyuna kapılıp sürüklenen karınca”nın, yardım elini uzatan güvercini reddetmesi; güvercinin de, kendi küçük, işlevi büyük karıncayı küçük görmesi, kabul edilemez.

İYİ Parti ve CHP ilişkisi, masaldaki güvercin ve karınca ilişkisine benzer bir tarzda kuruldu. Kurulma gerekçesi sürdüğüne göre, “ilişki”nin devam etmesi beklenebilirdi; ancak, görünen o ki “çatı”da böyle bir işbirliği olanaksız görünüyor.

TOPLUM DİNAMİKTİR, CÜMLEDE DURDUĞU GİBİ SABİTLENEMEZ

Kabul etmek gerekir ki toplum dinamik bir yapıdır; sürekli bir değişim ve dönüşüm içinde olduğu için cümlede durduğu gibi sabit durmaz. Bu cümle yazıldığında, açıklanan AREA araştırmasına göre 14-28 Mayıs’ta sandığa gidip bir tercihte bulunan seçmenin yüzde 25’i, o seçimden altı ay sonra kararsız hale gelmiş. Bu seçmenin yüzde 16’sının kendisini merkezde tanımlıyor olması da, siyasetin çözüm üretemediğine ve toplumun yeni bir çıkış yolu bulana dek kararsızlaşmayı sürdüreceğine işaret eder. Dolayısıyla bir önceki seçimde sandığa atılan oylar, atıldığı parti üzerinden sabitlenemez. Toplum, aklı selimdir; o aklı selim, siyasetin kendince kurduğu matematik denklemini alt üst edebilir.

Açık ki toplum iktidarın icraatlarından rahatsız ve görünen o ki büyükşehirler, muhalefetin belediyelerinden önemli ölçüde memnun.

Elbette daha iyisi mümkün. Önümüzdeki seçim, o “mümkün”ü programlaştırma, manifestoya dönüştürme ve o kentin hikayesine uygun bir yol haritasıyla yaşama geçirmenin seçimi olmalıdır.

Kent bizim evimizdir ve o evin korunup kollanarak geleceğe taşınması konusunda göstereceğimiz titizlik, bizden yetki isteyen başkan adaylarımızı da titizlenmek konusunda ikna edici bir rol üstlenecektir.

Son beş yıldaki başarının en temel anahtarı, olabildiğince demokratik, her durumda şeffaf ve hesap verebilirlik idi. Bu ilkelere uyulduğu vakit, ikirciksiz herkesin desteğinin alındığı; bu ilkelerden sapma olasılığı belirdiği vakit de mesafeli bir eleştirinin devreye girdiğini yaşayarak gördük.

ENGELLER AŞILMAK İÇİNDİR

Çok iyi biliyoruz ki İYİ Parti’nin “ayrılık sevdası”, belediye başkanlarını beceriksiz bulmasından kaynaklanmıyor. Bu “sevda”nın daha çok “rüşt ispatlama” kaygısı içinde olduğu hepimiz biliyoruz.

Bu saatten sonra bu kaygının giderilebilmesi zor görünüyor ama belediye başkanları, beş yıl boyunca gösterdikleri performans üzerinden kendi kentlerindeki seçmenin oyunu alabilecek bir potansiyele sahip görünüyorlar.

Yol yaptıkları, asfalt döktükleri, park inşa ettikleri” için değil; zira ülkenin neresine giderseniz gidin, bütün belediyeler, adı geçen rutin görevleri yerine getiriyor. Ankara ve İstanbul belediye başkanlarını gündeme getiren ise toplumsal dayanışma duygusunu hatırlatmaları ve buna uygun adım atmalarıdır.

Toplum, siyaseten bölük pörçük duruyor olabilir ama başkanların performansı, bu bölünmüşlüğün çimentosu rolünü üstlenebilir. O zaman, “güvercin” ve “karınca” işbirliği kendiliğinden sağlanmış olacaktır.

Madem, bu yazının metaforlarından biri karınca oldu; o halde, Ali Yüce’nin “Kırk Ayaklı Karınca” şiirinin son bölümüyle bitirelim bu yazıyı:

“… Sen bu dağı aşamadın

 Sana demedim mi karınca

 Diye sırıtarak tehdit etmeye kalkıştıklarında karıncanın cevabı baş döndürücüdür:

 Dön de bir bak

 Dağ biraz küçüldü işte

 Daha çok karınca var geride”

 

 



Bu yazı 2483 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI