|
Tweet |
NEJLA IŞIK / İKİZKÖY MUHTARI
Sevgili dostlar
Bu toprakları bize kimse altın tepside vermedi. Emekle, alın teriyle kazandık. Şimdi bir kâğıt parçasıyla, imzayla elimizden almaya kalkıyorlar. Ama bilsinler ki öyle kolay kolay teslim edecek değiliz.
Bugün bir kez daha gördük ki bu yol tek tek yürünecek bir yol değil. Acele kamulaştırma kararıyla üzerimize gelmelerinin sebebi 7 yıldır direnmekten vazgeçmeyen kararlılığımız ve birliğimizdir.
Bugün köyümüzün merkezi Karadam’da tüm İkizköylüler olarak toplandık. Herkesin canı yanıyor, herkes çok öfkeli. Komşu köyümüz Karacahisar da durum aynı. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Ama biz acıyı da öfkeyi de birbirimize yaslanarak büyütülen bir mücadeleye dönüştürmek zorundayız.
Başka yolumuz yok.
7 senedir inatla, sabırla, birbirimize yaslanarak geldik buralara. Pek çok tartışmanın, anlaşmazlığın arasında da kaldık. Her defasında burada toprağı, emeği, yaşamı tamamen yok olacak olan önce biz olacağız dedik. Öyle de oluyor. Yediden yetmişe herkes sürgün olmanın eşiğinde. Hepimiz aynı gemideyiz, bunu görmeye, hissetmeye ve önümüze bakmaya mecburuz.
Bundan sonra da daha sıkı sarılacağız bu mücadeleye. Bu bir yol ayrımı değil, birleşme noktasıdır. Şirket yıllardır biz köylüleri tehdit ettiği acele kamulaştırma hamlesini kullandı. Bizim cevabımız bellidir:
Muğla’yı, Türkiye’yi ayağa kaldırmak, toprağımıza, köyümüze, yaşamımıza bedenimizle sahip çıkmak. Gerekirse iş makinelerinin önüne siper olmak.
Ölmek var, dönmek yok dedik. Biz bu sözümüzün arkasındayız. Bugün birbirimize söz verelim: Birbirimizle değil, şirketle mücadele edelim. Köylerimize sahip çıkmak için birleşmekten, bu sesi yükseltmekten vazgeçmeyelim.