|
Tweet |
Datça Belediyesi'nin sahillerdeki işgallere yönelik başlattığı girişim ile ilgili olarak Datça'da yaşamını sürdüren örgütlü sol ve sosyalistlerin neler düşündüğünü öğrenmek ve bu düşünceleri kamuoyunca bilinir hale getirmek için DEM PARTİ, EMEP, SOL PARTİ, TİP ve TÖP Datça İlçe Örgütlerine/Temsilciliklerine aşağıdaki soruyu yönelttik: "Datça Belediyesi 21.05.2024 günü itibarıyla sahillerdeki işgal sorununu bir biçimde çözme doğrultusunda somut bir adım atmış, ilk elde Kumluk Plajı, 22.05.2024 günü itibarıyla da Sevgi Yolu altında kalan bölgede yeni bir uygulamayı gündeme getirmiş; bölgedeki iş yeri sahipleriyle ortak bir karar alarak sahildeki sandalye, masa ve şezlongları belli bir mesafeye kadar geri çektirmiştir. Bu uygulamanın hem bu geri çektirmelerle hem de bu iki bölgeyle sınırlı kalmayacağı söylenmektedir. İlçe Örgütü olarak belediyenin attığı bu adımı nasıl değerlendiriyorsunuz?"
DEM, SOL PARTİ, TİP Datça İlçe Örgütlerinden ve TÖP Datça İlçe Temsilciliğinden gelen açıklamaları önceki bölümde yayınlamıştık. Uzun olması hasebiyle EMEP Datça İlçe Örgütünden gelen açıklamayı da bu bölümde yayınlıyoruz.
“Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki 'Denizler halkındır' sloganıyla bir çalışmaya başladıklarını açıkladı. Aynı gün tüm Türkiye’de kıyı işgallerine, ekoloji ve çevre sorunlarına karşı mücadele yürüten çeşitli inisiyatifler 'Kıyıda' ismiyle birleştiklerini duyurdular. Tesadüf değil. 'Şezlongsuz Datça İnisiyatifi' uzun süredir kıyı işgallerine direniyor Datça’da. MUÇEP yıllardır mücadele ediyor tüm Muğla’da.
22 yıllık AKP iktidarında denizlerden, dere ve göl kenarlarına kıyıların durumu ortada. Bunların halk sevgisi, doğa sevgisi falan hepsi palavra. Bunu nereden biliyoruz? Akyaka, Çanakkale, Burgazada, Heybeliada, Burhaniye, Bodrum, Dalyan, Ayvalık, İznik, Fethiye, Güzelbahçe, Altınoluk, Dikili, Köyceğiz ve Van’dan yükselen 'kıyı işgallerine karşı' mücadele çağrısından biliyoruz. Bakan, 'kaçaklar yıkılacak, kıyılar halka açılacak' derken biz 'kıyılara çökecekler' diyoruz. Kıyılara havaalanı, futbol sahaları yapılmadı mı? MUÇEV eliyle işledikleri suçlar ortada. Buna da ihtiyaçları yok gerçi, bakanlık eliyle kıyılara çöküyorlar uzun zamandır. Sermayeyi kıyı işgalleri için teşvik ediyorlar.
Gelelim Datça’ya, Datçamıza. Sorun sadece Kumluk plajı mıdır? Şöyle bir sevgi yolundan Taşlık plajının sonuna doğru yürüyelim. Palamutbükü, Mesudiye, Karaincir buralardan söz edilmiyor. Topan adanın doldurulduğu sırada Datça’yı kim yönetiyordu! Kral mezarından çıkıp dur demese o gün kondurmuşlardı limanı. Şaka bir yana bu süreci Datçalının mücadelesi durdurdu ama Datça’ya bir liman hala gündemde. Herkesin her şeyden haberi var.
Elbette belediyenin kumluk sahilinde esnafla görüşerek yaptığı uygulama olumludur. Yahu arkadaş 5-10 masayla başlayan 'masum' durum kumluğu açık hava lokantasına çevirdi. Bakanın açıklaması, Kıyıda’nın halkımızı kıyı işgallerine karşı mücadeleye çağırması bir tesadüf değilse, belediyenin şimdi bunu uygulaması hiç değil. Hani bizim mücadelemiz zaten uzun zamandır kıyıların halka açılması yönündeydi. Datça’da bakanlık ve MUÇEV eliyle yürütülen kıyı işgalleri de herkesin malumu. Belediyemizin şimdi harekete geçmesi pek bir manidar. Acaba daha önce neden yapamadılar? Ayrıca esnafla görüştünüz, şimdi kıyı esnafı sahilin kullanımı için kimden icazet aldı, işgaliye mi ödeyecekler, kime ödeyecekler? Peki halktan alınıp küçük bir azınlığa verilen bu haklardan elde edilecek gelirler halka nasıl dönecektir. Datçalı ülkenin en pahalı sosyal tesislerini kullanmıyor mu? İşçilerin, öğrencilerin ve emeklilerin yaşam sorunlarından bahsetmiyoruz bile. Zamanı gelince oy versinler! Çöp vergisi, atık su vergisi, emlak vergisi versinler. Bitmedi denize girerken para versinler. Ağam bakmakta yasak mı?
Kıyılardan herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanması, kıyılarda hiçbir yapı yapılamayacağı kanunlar ve anayasa ile düzenlenmiş. Şimdi bakan zaten belediyelerle sorun yaşamadıklarını söyledi. Sanıyoruz Datça Belediyesi de sorun yaşamamak için böyle bir uygulamaya girişti. Ne şiş yansın, ne kebap ama kasaba yansın! Seçimlerden önce şeffaflık ilkesiyle yola çıkan, sivil toplum kuruluşlarını dinleyen, çevre inisiyatifleriyle görüşen ve onların oyuyla seçimi kazananlar yanıtlasın. Ayrıca belediyenin STK’larla nasıl çalışacağı ayrı bir soru işaretidir. Çünkü aylar öncesinden kendilerine iletilen “Kıyı Raporunu” değerlendirmişler mi bilmiyoruz.
Buradan esnafta yararlanacaktır ama sadece kıyı esnafı değil. Datça halkıyla görüşülmeden alınan ve uygulanan kararları doğru bulmuyoruz. Halkçı belediyecilik anlayışına aykırı bir uygulama. Biz yıllardır Datça’nın her yerinden, istediğimiz gibi denize girerdik. Şimdi halk plajı dediğimiz yer on metrekare. Ekonomik kriz ve enflasyonun ağırlığında, üç kuruş maaşıyla halkımız şezlong kiralamaya, sahilden yararlanacaksa bilmem kaç liralık adisyon ödemek zorunda mı bırakılacak? 'Sahiller halkındır, sermayenin değil' diyoruz, hatırlatalım 'su içenin, toprak işleyenin' dediğimiz gibi!”
Gökay Sümer
Emek Partisi Datça İlçe Başkanı