1967'de eğitim-öğretime başlayan ve yaklaşık 60 yıl boyunca binlerce öğrenciyi hayata hazırlayan eski Milas
Lisesi'nin yıkılmasını Milas haberlerinde görünce çok üzüldüm.
Benim de üyesi olduğum, Milas Lisesi Mezunları Derneği basın sözcüsü, İngilizce öğretmeni Saadet Ökten'in basına verdiği demeci üzüntüyle dinledim, okulun yıkım görüntüsünü görünce kahroldum.
Milas Lisesi'ni 1977 yılında bitirdim. 3 yıllık lise hayatım boyunca arkadaşlarımı, öğretmenlerimi hep anımsıyorum. Lisenin önünden her geçtiğimde lise anılarım canlanır; mutlu olurum... Öğretmenlerimizle derslerde yaşadığımız güzel anılar, teneffüslerde samimi arkadaşlarla olan sohbetlerimiz; izlediğimiz filmleri birbirimize anlatmamız; resim öğretmenimiz Metin Boduroğlu'nun bize resim dersini sevdirmesi, ilk defa yaptığım yağlıboya tabloyu öğretmenimizin çok beğenmesiyle ressam olmak istemem; 19 Mayıs gösterilerine hazırlanmak, giydiğimiz beyaz tişort ve mavi kloş etekle yaptığımız muhteşem gösteri ve daha nice güzel anılar zihnimde canlanır ve çok mutlu olurdum.
Milas Lisesi binasının depreme daynıklı olmadığı gerekçesiyle yıkılması, yeniden yapılması için öğrenciler, Milas M. Akif Ersoy Çok Proğramlı Lisesi'ne nakledildi ve ikili öğretim yapılmaya başlandı.
Bu arada Dr. Mete Ersoy İlkokulu'da yıkılıp yeniden yapılacağı için öğrenciler Merkez İlkokulu'na taşındı ve kaç senedir ikili öğretim yapılıyor; bu yüzden hem öğrenciler hem de öğretmenler mağdur ediliyor. Hâlâ Dr. Mete Ersöy İlkokulu yapılmadı.
Bu arada şimdi Milli Eğitim Müdürlüğü olan bina önceden Milas Menteşe İlkokulu idi. Benim, ikiz kardeşimin ve kızımın mezun olduğu bu okulda çok anılarımız var. Örneğin, beni ve ikizimi ayrı sınıflara verdiler. İkimiz de ağlayınca sonra aynı sınıfa verdiler. Her gün sabah andımızı bir arkadaş okur ve bütün öğrenciler tekrar ederdi. Sıra bize gelince çok heyecanlanırdık.
10 Kasım Atatürk'ü anma töreninde ağladığımı anımsıyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde sınıflarımız bayraklarla, rengarenk grafon kağıtlarıyla süslenir, bayramda şiirler okunur, rontlar oynanırdı. Teneffüsleri iple çekerdik; zil çalınca koşarak bahçeye çıkar, oyunlar oynardık.
Bütün güzel anılar tazeliğini koruyordu; ta ki okul, Milli Eğitim binası olana kadar. 1937 yılında eğitim- öğretime başlayan okul, 2017 yılından itibaren Milli Eğitim Müdürlüğü oldu. 80 yıllık ve adını Milas- Beçin'de kurulan ve başkentlik yaptığı Menteşe Beyliği'nden alan bu tarihi bina, değişti ve dönüştü. Şimdi binanın önündeki ve arkasındaki caddeden her geçişimde çok üzülürüm.
Geçtiğimiz yıllarda, bir ara Milas- Sakarya İlkokulu'nun kapatılıp yerine 'Zeytin Müzesi' yapılacağı söylentisine halkın tepki göstermesi üzerine okul olarak kaldı. Geçenlerde yapılan tadilat ile bina öğrenciler ve eğitim için daha sağlıklı hale getirildi.
Milas Anadolu Lisesi'nde de yıkım olmadan sağlamlaştırma işlemi yapıldı ve bina şimdi muhteşem görünüyor.
Milas Lisesi'nde de yıkım olmadan sağlamlaştırma işlemi yapılabilirdi. Böylece öğrenciler ve öğretmenler mağdur edilmez; kaynaklar boşa harcanmamış olurdu.
Milas Hükümet Konağı, kaç sene önce yıkıldı; yerine ' Millet Bahçesi' yapılacağı söylentisi var. Şimdilik otopark olarak kullanılıyor. Hükümet Konağı yıkıldı ama kapısı duruyor ve üzerinde 'Milas Hükümet Konağı' yazıyor. Nasrettin Hoca fıkrası gibi!
Milas şehir merkezinde hükümet konağı bir ihtiyaç. Yeni hükümet binası eski yerinde yapılırsa çok iyi olur. Böylece hem Milaslıların mağduriyeti giderilir hem de öğrenciler modern bir Milas Lisesi'ne kavuşmuş olur.
Milas Milli Eğitim Müdürü, mülki amir olan Kaymakam ve Belediye başkanı hiç kimseyi mağdur etmeden, uyum içinde bu soruna bir çözüm bulmalıdırlar.
Toplumun ve şehirlerin hafızası olan tarihi okullar ve binalar korunmalı; gelecek nesillere aktarılmalıdır.
Bir toplumu sağlıklı yaşatan değerleri ve hafızasıdır...
Değerlerimize hep birlikte sahip çıkalım, hafızamızı koruyalım