Bugun...



Datça Bademinin “Rekabetten” Daha Büyük ve Önemli Sorunları Var! (3)

Bugün tüm dünyada, iklim değişiklikleri ve artan nüfus sebebiyle, su kaynakları hızla tükenirken, bilim insanları ve ziraat mühendisleri daha az su kullanarak ürün yetiştirmenin çarelerini aramaktadırlar. Mesela...

facebook-paylas
Tarih: 19-10-2025 01:40

Datça Bademinin “Rekabetten” Daha Büyük ve Önemli Sorunları Var! (3)

ARAŞTIRMA DOSYASI: DATÇA BADEMİ

MEHMET ERDAL

DATÇA'DA BADEMCİLİK, “SUSUZ TARIM” İLE YAPILIYOR

Sıradan bir çiftçi olmayan badem üreticisi Yasin Kolaşin, “Datça’da bademler, yılın 4 ayı tek damla yağmur yağmayan yarı kurak bir iklimde hiç su vermeden yetiştirilirler.” diyor. “Yüzyıllardır kadim susuz tarım yöntemlerini uygulayan ve çok iyi bilen Datçalı çiftçiler, badem ağaçlarını ilk dikildiği zamandan itibaren susuz yetişmeye terbiye ederler ve uyguladıkları tarım teknikleriyle de başarılı şekilde yetiştirirler.

Bugün tüm dünyada, iklim değişiklikleri ve artan nüfus sebebiyle, su kaynakları hızla tükenirken, bilim insanları ve ziraat mühendisleri daha az su kullanarak ürün yetiştirmenin çarelerini aramaktadırlar. Mesela, aynı iklim özelliklerine sahip Kaliforniya’da milyonlarca dolarlık bütçelerle çiftçilere susuz tarımın teknikleri anlatılmaya çalışılmakta, bu konuda çok sayıda eğitimler verilmekte ve susuz tarım teşvik edilmektedir. Ancak yine de çiftçiler yoğun sulu tarımdan kolay kolay vazgeçmemektedirler.

Şöyle bir örnek verelim, eğer Datça’da Kaliforniya’da olduğu gibi sulu badem tarımı yapılmış olsaydı ağaç başına yıllık 2 ton su verilecekti. Tarımda çokça meydana gelen su kayıplarıyla birlikte bu, en az 1.5 milyon metreküplük bir su tüketimi olacaktı. Yani neredeyse Datça nüfusunun yıllık su tüketimine eşit bir su harcanması gerekecekti.

Datça badem yetiştiricileri, tüm dünyaya örnek olacak şekilde, yeraltı sularını hiç kullanmadan, sürdürülebilir, benzersiz bir bölge tarımı uygulamaktadırlar. Bu sayede, sadece kısıtlı yeraltı sularını korumakla kalmayıp, yoğun mineralli (Datça’da özellikle çok kireçli) yeraltı suları kullanılmadığından, topakların verimliliğini de korumaktadırlar.” 

DATÇA BADEMİ LEZZETİNİ, DATÇA TOPRAĞINDAN ALIYOR

“Datça’daki 82 badem türü de erkencidir ve Datça iklimine tamamıyla uyum sağlamıştır. Bazı türler aralık ayında çok erken çiçek açmaya başlarlar, diğerleri de en geç şubat ortasına kadar açarlar. Bu sayede ağaçlar, en çok su ve besine ihtiyaç duydukları badem tanelerinin gelişimi döneminde bahar yağmurlarından faydalanırlar. Hazirana geldiğimizde, yağmurlar kesildiğinde badem tanelerinin %90’ı oluşumunu tamamlamış olur.

Dünyanın geri kalan bölgelerindeki türler genellikle Mart sonrasında çiçek açarlar ve yaz boyu sulamaya ihtiyaç duyarlar. Datça bademleri Datça dışında yetiştirildiklerinde verim vermezler, çünkü erkenci karakterleri sebebiyle çiçekleri dona yakalanırlar. Yani tamamen Datça’ya uyum sağlamış yerel türlerdir.

Ağaçlar yaz döneminde yeraltındaki su ve nemi çok derin kökleri ve çiftçilerin bu nemi korumak için uyguladıkları yöntemler sayesinde kullanır ve gelişimlerine devam ederler. Bir sonraki senenin meyve dallarını ve gözlerini oluştururlar.

Tertemiz yağmur suları havada geçirdikleri sürede kazandıkları azotla yüklüdürler. Böylece ağaçlar için sadece su değil aynı zamanda en temiz ve zengin gübre deposudurlar. Datça bademleri doğanın sunduğu bu en temiz su ve gübre ile beslenirler. Öte taraftan, sulu tarımda yetişen ağaçlar derine kök atmazlar, sulamayla birlikte verilen gübreye bağımlıdırlar. Sürekli suni gübre ve toprağı verimsizleştiren yeraltı sularıyla beslenirler.

Susuz tarımla yetişen ağaçlar derin kök attıkları için toprağı 3-4 kat daha fazla kullanırlar. 15 metre derinliklere kadar topraktaki besinlerden faydalanırlar. Mesela, 1 dönümlük tarlayı 5 dönüm gibi kullanırlar. Böylece çok daha zengin mineral ve besinleri alabilirler. Suni gübre ile asla verilemeyecek çeşitte besin, enzim ve minerallere ulaşırlar.

Böylece, tertemiz azot yüklü yağmur suları ve derin kökler sayesinde çok zengin mineral ve besinlerle büyüyen Datça bademleri tüm dünyaya nam salmış lezzetlerini kazanırlar. 82 çeşidin de birbirinden farklı tatları, besin değerleri ve şekilleri vardır.”(DATÇA BADEMLERİ)

Yasin Kolaşin, Datça bademinin rekolte düşüklüğünün nedenleri arasında olduğunu söylediği “susuz tarım yöntemleriyle” yapılması konusunda, “İyi ki de öyle yapıyoruz. Öyle yapmaya da devam etmeliyiz.” diyor. Ancak, son yağmurlar yağdıktan sonra, haziran ayında toprağın sürülmesi ve böylece “toprağın mühürlenerek, kılcal çatlaklar vasıtasıyla toprağın altındaki nemin güneş ışınlarının toprağı ısıtması ile kaçışının engellenmesi” gerektiğini de söylüyor. Bu sürme yapılmaz ise “Zaten zor günler geçiren yaşlı ağaçlar, bir de su kaybına neden olunması nedeniyle iyice zor günler” geçirirlerdi. Yani, Datça'da “susuz tarım yöntemleriyle” badem üretimi yapıldığından, badem tarlalarının “sürülmemesi, çok kötü” idi. Peki, bütün badem üreticileri bu sürme işini yapıyor mu? Yasin Kolaşin, en iyisinin tarlasını “yılda iki kez sürdüğünü” ama bazı çiftçilerin “çiçek zamanı” badem ağaçlarına baktığında “verim alamayacağını düşünürse, belki de yaz sürmesini yapmadığını” söylüyor.

Peki, susuz tarım yöntemleriyle üretilen, benzersiz bir lezzeti ve aroması olan Datça Bademinin, “toprağın sürülmesi” dışında Amerika'dan ithal edilen bademden alınan gümrük vergisinin kaldırılarak çok ucuza Türkiye'ye, haliyle Datça'ya da girişinden kaynaklanan “rekabetten” daha önemli ve büyük sorunları neler olabilir?

(Devam edecek)




Bu haber 1936 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI