|
Tweet |
MEHMET ERDAL
(Beşinci Bölüm)
Datça dışından Datça'ya badem girdiği ve “Datça bademi” adı altında satıldığı söylentisi ile ilgili olarak aldığım yanıtlar şöyle idi:
DATÇA DIŞINDAN DATÇA'YA ÇOK AMA ÇOK FAZLA BADEM GİRİYOR
Badem konusundaki düşüncelerini benimle paylaşan uzmanımız, “Bademin katma değer üreten birçok çeşidi var piyasada; badem kurabiyesi, dondurması, baklavacısı, ne bileyim tatlıcısı, şucusu, bucusu... Bunların hepsi para kazanıyor, bademden. Dışarıdan gelen badem, içerideki kadar güzel değil ama bunların bir kısmı dışarıdan gelen bademi kullanıyor.” diyor. “Datça'da badem kurabiyesi çok meşhur oldu ya, alanlar bu ürünleri 'Datça bademi' ile ilişkilendirerek alıyor; algı böyle. Aldığının içerisindekinin 'Datça bademi' olmadığını bilse o ürünü almayabilir.” dediğimde, “Bence hepsi Datça bademi değil.” demekle yetindi.
“Datça'da satılan bademlerin bir kısmının Datça dışından gelen badem olduğu söyleniyor. Bu durum doğruysa, sizi etkiliyor mu?” diye sorduğum kuru badem satıcısı esnaf, “Etkiliyor. Datça bademinin fiyatı yüksek. Datça dışından gelen bademi alan, örneğin Adıyaman'dan getirilip dağıtılan bademi alan, ucuza alıp ucuza veriyor. Müşteri sorduğunda, 'Datça bademi' diyor, öyle satıyor.” dedi. “Bu konuda herhangi bir kurumun müdahalesi olmuyor mu? Sizler 'Bu konuya müdahale edilsin' demiyor musunuz?” diye sorduğumda, “Hangi birisine müdahale edeceksin? En basiti, yol kenarlarında satanların hangisi denetleniyor? Plastik şişelerde zeytinyağı satılıyor. Pazarı kim denetliyor? Kimse denetlemiyor. Köy pazarında 'köy yumurtası' diye yumurta satıyorlar. Hangisi gerçek? İsteyen, dışarıdan gelen bademi de alıp 'Datça bademi' diye satıyor?” dedi.
S. S. Sındı Kalkınma Kooperatifi Başkanı Can Usul, “Nurlu'ya benzeyen bir badem var Datça dışından gelen, ayırt etmek çok zor. Bana göre, Datça'da satılan bademlerin her 4 kg’dan 3 kg’ı Adıyaman bademidir. Adıyaman'da üretilen bademin neredeyse yarısı Datça'da tüketiliyor.” dedi.
BADEMDEN KATMA DEĞER YARATAN ÜRÜNLERDE DE KULLANILIYOR
Bademden katma değer yaratan ürünler üreten bir esnafımız, “Datça'da 'Datça bademi' olarak satılan bazı bademlerin aslında Datça bademi olmadığı, Adıyaman tarafından gelen bademler olduğu söyleniyor.” dediğimde, “Elbette değil. Ben sana şunu söyleyeyim: Datça'da 100 ton badem satılıyorsa bunun 15 tonu Datça bademidir. 200 ton satılıyorsa bunun maksimum 50 tonu Datça bademidir.” dedikten sonra kendinden örnek verdi: “İşte biz ezme, kurabiye üretiyoruz, bu tür üretim yapanların çoğu da burada üretmiyor ki ürünlerini, Edirne vb... yerlerde yaptırıp, burada satıyorlar.” “Bunu bilmiyordum.” dedim. “Tabii. İşin bu tarafı da var, bunu da bil. Burada üretenler de var, ben buna karşı da değilim. Üretsinler. Burada bir değer var. Bu değeri biz ortaya çıkarmışız. Bari buna saygı duysunlar. Çalmasınlar. Yani aynısını yapsınlar, satsınlar, evlerine ekmek götürsünler ama bari Datça Badem Kurabiyecisi diye yazmasınlar. Biz kaç yıldan beri bademi öne çıkarmaya, değerini bulması için çaba gösteriyoruz. Risk alıyoruz. Yatırım yapıyoruz. Bazıları hiçbir şey yapmadan, para kazanmaya çalışıyor,” dedi.
ÇOK YÖNLÜ DENETİM ŞART
Yasin Kolaşin'e “Benim bir misafirim geldiğinde ya da bir tanıdığım benden badem istediğinde, eski bir pazarcı olmam nedeniyle gidip tanıdığım üreticiden badem alıyorum ya da aldırıyorum. Badem konusunu araştırırken öğrendiklerimden sonra bir tanıdığı herhangi bir satıcıya götürüp 'Bu Datça bademidir' diyerek, nasıl badem aldırtacağım? Satıcının verdiği bademin 'Datça bademi' olduğundan nasıl emin olacağım?” diye sordum. “Bu konuda bütün paydaşları bir araya getirmemiz lazım. Yani, bindiğimiz dalı kesmememiz lazım. Datça'daki satış yerleri, isim vermeyeyim, eğer Datça dışından badem getirtip satmaya devam ettikleri sürece her badem alan 'Bu mu Datça bademi? Ben bunu zincir marketlerden de alabiliyorum. Bunların onlardan bir farkları yok. Ne diye buradan alacağım?' demeye başlarsa, olan satıcılara ve Datça badem üreticisine olur.”
Bu noktada, belediye, İlçe Tarım ya da ilgili ve yetkili bir kurum tarafından, kuru badem satıcısına “sattığınız bademin”, bademden katma değer yaratan ürünler üreten esnafa “ürünlerinizde kullandığınız bademin nereden geldiğini, ne cins olduğunu yazın ve satışları öyle yapın” gibi bir denetim mi yapılmalı?
“Evet, net bir şekilde denetlenmesi lazım. Bu arkadaşlar farklı yöntemlerle satışlarını yapıyorlar, doğru mu? Satışlarının %80'ni İnternet üzerinden yapıyorlar. İş yerlerinde perakende sattıklarının çoğunun ödemesi de kredi kartıyla yapılıyor değil mi? Şimdi satılan badem miktarı bellidir. Datça'nın üretimi de belli.”
BİNDİĞİMİZ DALI KESMEMELİYİZ
Fazlalık nereden geliyor?
“Evet, bu fazlalık nereden geliyor? Denetim yapıldığında her şey çıkar ortaya. Olay, bütün paydaşlar olarak üreticisiyle, satıcısıyla, yerel ve merkezi yönetimin yerel ayaklarıyla toplanıp, bindiğimiz bu dalı kesmemek konusunda, kesildiğinde getireceği zararları enine boyuna tartışıp, konuşup bilinçlenmemiz lazım. Satıcılarımıza 'Satın, dışarıdan badem getirtip satın ama sattığınız ürünün nereden geldiğini, menşeini yazın', demeliyiz.”
Tüketici istediğini alsın ama aldığının ne olduğunu bilerek alsın.
“Geçenlerde Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin bir toplantısına katıldım. 'Muğla Planlama Ajansı' adında bir ajans kuruldu. Orada tarım çalıştayı yaptık. Çalıştayda badem masası vardı. Datça'dan 5 üreticiyi davet etmişler. Başka yerlerden gelen bazı badem üreticileri de vardı. Satıcı, Adıyaman'dan ya da başka yerden aldıkları bademi de satabilir. Belki müşteri aldığının ne olduğunu bilirse fazlaca tepki de göstermeyebilir. Muğla'nın başka bir yerinde üretilen bademi alıp satarsın ama üzerine 'Muğla bademi' diye yazarsın. Datçalı satıcı olarak Datça, Muğla o da yetmez ise gidersin Manisa'dan, Balıkesir'den, Adıyaman'dan alırsın. Kimse 'alma' demez. Ama bunları belirt, bunu yapmak sana bir şey kaybettirmez. Bu dürüstlüktür, erdemliliktir. Bu davranışının geri dönüşü pozitif anlamda her zaman daha çok olur. Sen dersin ki 'Bakın, bu şuranın bademi, fiyatı bu. Bu da güzel bir badem. Bu da bu vatanın toprağında üretiliyor. Uzaydan gelmiyor.' Dediğim gibi, paydaşların bir masa etrafında oturup bunları konuşması lazım. Bu konularda anlaşmamız lazım. Mevcut durumun devam etmesi, en çok zararı satış yapan markalara verecek. Tüketiciler bu satıcılara inançlarını kaybettikleri zaman belki bir başka üretici, mesela belediye çıkacak, kendi markasını oluşturacak, bu durumda bu markalar ne yapacak? Datça bademini satabilecekler mi?
(Devam edecek)