Bugun...



Datça Benim Vatanım

17. yazı from İstanbul...

facebook-paylas
Tarih: 14-05-2024 22:38

Datça Benim Vatanım

MELDA OMAY

Naber yereller? Adam haklıymış, ayrıca yerliler de haklıymış. Olm metropole gelmek lazımmış arada bir, yine üstüme üstüme insanların yürüdüğü bir haller. Bu kadar kahveci açarsanız bu kadar çok müşteriniz olabiliyormuş. İktisat okudum ben yaa.

Malum olmuştur İstanbuldan bildiriyorum. Günlerden Cuma, saatlerden daha henüz öğlen olmadı, ilk defa bilgisayara oturabildim. Hafiftir ama sırtımda taşıdım onca zaman. Neyse konser oldu bitti, evimize döndük. Sağlam yorulmuşum, benden metropolist olmazmış artık. Bu gerçeği gözlemleyip gitsene ey kadın yereline, yerlilerine. Olur mu hiç, şeytan azapta gerek deyip birkaç gün daha kalacağım. Kızımın gerçekten güzel konserine gittik, yerimiz de pek güzeldi, en ön değildi, beşinci sıra, bundan sonra hep F sırası isteyeceğim. Gururdan şişmiş olarak, fotoğraflar çekildi, aile olundu. Şefin kahvesinden bedava içildi. Pahalı alışveriş merkezine nanik yapıldı ve metro, marmaray, metrobüs filan diyerek eve bir saatte dönüldü. İstanbul’da artık trafik sorunu yok, kesin bilgi yayalım. Mutlu mesut sırıta sırıta evimize döndük. Gururlu insanlar emojisi.

Hergün dolaştımsa da esas olarak gerçek turistliği 586 yıllık Haliç Tersanesi müzesinde yaptım. Senelerce yanından geçerken burayı niye ziyaret edemiyoruz yahu diye söylenirdim. Muradıma erdim sonunda, muhteşem tarihi kokladım. Hala ilk işlevini görüyor, tamirdeki tekneler, yeni yapılmakta olan gemicikler, sıram sıram sıradaydılar. Ve tabii meşhur Fatih portresi. Ekrem beyin bi dolu para saydığı portre kurşun geçirmez camın ardında biz turistlere göz kırpıyordu. Diğer tablolar da muhteşemdi. İyi ki gitmişiz. Bir daha kimbilir ne zaman? Ayrıca Osmanlı Bankası müzesine gittim Bankalar Caddesindeki. Şabancı Üniversitesinde çalışırken gider gelirdim tabii banka olarak, şimdi ise ücretsiz müze olarak kapalı gelinliklilerle fotoğraf çektirdik, neyse aramızda gelin olmayı düşünen kimse yoktu. Zeyme aday olabilirdi sadece yaş olarak, neyse ki Z kuşağı evlilik deyince dört yana kaçışıyor. Akıllı kuşak bizi yönetecek kısa zamanda. Sağolsunlar. Sağlıklı olsunlar.

Artık döndüm vatana bu sabah. Kedilerime kavuştum, toprağı öpebilirdim, o Kaaa yani. Datça benim vatanım. Pırpır yamacımda uyuyor, pek huzurlu, evini özlemiş, beni değil. Kediler evlerine düşkündür, köpekler sahiplerine. Özlendim galiba diyerek kendimi avutuyorum işte, sevilmeyi özlenmeyi herkes ister veya ben isterim. Telefon gelse, ne haber hoş geldin dese biri/birileri. Olmuyo işte, kimse birbirini özlemiyor. Yazık özlemeyi unutanlara. En iyisi dondurma yiyeyim. Dondurma güzelmiş doğrusu. Bi sürü para verdiğime değdi. Birazdan emekli sendikamın toplantısına katılacağım, ardından da Berkin Elvan anıtı önüne. Birbuçuk yılı aşkındır protesto ediyoruz bu rezilliği. Vaz geçmiyoruz, taaa ki tüm siyasi tutsaklar bırakılana kadar. Datça bıkmaz, Datça vaz geçmez! İyi ki burayı seçmişim yıllar önce. Konsere sabahın 6sında çıkıp yetişen bir arkadaşım da geldi Bozcaada’dan. İyi arkadaşlarım var benim, para değil dost biriktirmişim, iyi ki iyi ki…

Güzel günler tüm okuyucularımı kucaklasın.  Ne demiş şarkı sözü: Güzel günler ona yürümezsen sana gelmez.

Koca metropolden geldim küçük kasabamıza. Aaaa Datça kasaba değil ilçe bi kerem. Binlerce kez yavaşça yürüyerek kasabadan çıkıp metropol olma yolunda olalım, aslolan yavaşlamak. Hadi adımlarını yavaşlat bakalım. Olmuyo mu? Olur olur tatlım, bal gibi olur.

Yavaşlamayı beceren yerli/yerel insanlar yamacıma gelirler. Ben de onlara koşmaca giderim. Yavaş koşmayı da öğreniyorum yavaşça. İstanbul’da deniz kenarında Hülya Koçyiğit ve Sami Hazinses’in başrollerinde olduğu tekne tamircisi emekçilerin oynadığı bir film yarattım, bende oyun bitmez. Zavallı kadın hafızasını yitirmiştir, kulübede yemek yapar, Sami ağabeyim balık tutar, satar, geçinir giderler. Nice sonra hafıza yerine gelir, şak diye bir yakışıklı hatırlanır maziden, yaaaaa zavallı Sami çekilir bir kenara. Sevda ateşten gömlektir. Giyme gömleği, pembe olsun o gömlek. Erkeğe pembe yakışmaz mı? Delice sevmektir gömlek. Kızıl olmalıdır muhakkak ki. Oturduğum yerde renkler rengahengtir. Evde bir sürü böcük var, kediler eve giremeyince çoğalmışlar, olsun gitsin. Örümcek Cumhuriyeti benim ev.

Güzelce heyet değişsin buralarda. Kavala’nın heyeti değişmiş, umarım iyi bişeydir. Şimdilerde tüm yorumcular pozitif mi olsak minvalinde takılıyorlar. Hayırlısı diyelim. İstanbul’da Kavala Handa çalışırken Osman beyle asansörde karşılaşırdım. Ne zarif adamdı. Asansör man. Ajansta mı çalışıyorsunuz hanımefendi derdi. Mahkeme heyetinin değişmesi iyimser olmak için bir gerekçe olur mu? Olsun lütfen. Niye değişsin ki heyet durup dururken? Niye? Bu ülkede iyimser olmak bile bize lüks!!!

O halde merak ediliyorsa tekrar tekrar güzellik üretelim. Haydi iyilik bizden yana olsun.

Melda the iyimser

14.05.2024/Datça

 




Bu haber 1143 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER TOPLUM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI