Bugun...



Gezi Kararı, Marmaris’te Protesto Edildi

Gezi Parkı Davası’nda, sekiz sanık için çok ağır cezalar verildi. Kararın hukuk ilkelerinden uzak, intikam güdüsüyle verilmesini kabul edilemez buluyoruz. Marmaris Ekolojik Mücadele Komisyonunca Marmarisli yurttaşlara, bugün 18:30’da Atatürk Meydanı’nda toplanma çağrısı yapılmış ve bir araya gelen kalabalıkla kararın protestosu gerçekleşmiştir.

facebook-paylas
Tarih: 26-04-2022 22:46

Gezi Kararı, Marmaris’te Protesto Edildi

25 Nisan tarihinde on yedi sanıklı Gezi Parkı Davası’nda, sekiz sanık için çok ağır cezalar verildi. Kararın hukuk ilkelerinden uzak, intikam güdüsüyle verilmesini kabul edilemez buluyoruz. Marmaris Ekolojik Mücadele Komisyonunca Marmarisli yurttaşlara, bugün 18:30’da Atatürk Meydanı’nda toplanma çağrısı yapılmış ve bir araya gelen kalabalıkla kararın protestosu gerçekleşmiştir.

Marmaris Ekolojik Mücadele Komisyonu tarafından yapılan basın açıklaması, Marmaris Kent Konseyi Çevreden Sorumlu Yürütme Kurulu Üyesi ve MUÇEP Marmaris eş sözcüsü Halime Şaman Tarafından okundu.

Açıklama şöyle:

Değerli Marmarisliler, sevgili yurttaşlar basın açıklamamıza hoş geldiniz; Bildiğiniz üzere dün akşam saatlerinde Gezi Parkı Davası’nda karar çıktı ve 17 sanıklı davada 8 sanığa çok ağır cezalar verildi. Kararın hukuki boyutları, daha doğrusu davaya dayanak yapılan hukuksuzluklar önümüzdeki günlerde tartışılmaya devam edecek, üst mahkemelere itirazlar yapılacak, yani süreç devam edecek, bizler de gelişmeleri izlemeye devam edeceğiz. Şimdi biraz geri gidip, 9 yıl önce Gezi Parkı’nda neler oldu, bir parkın adı ülke tarihinin en geniş katılımlı, en onurlu direnişlerinden birine nasıl dönüştü onu hatırlayalım.

27 Mayıs 2013 tarihinde, kentin ortasında kalan son yeşil alanın talan edilmesine karşı çıkan yurttaşların parkta tuttukları nöbete siyasi iktidarın emriyle acımasızca saldırılması bir direnişi tetikledi. Günlerce sürecek olan protesto eylemlerinde farklı siyasi görüşlere sahip milyonlarca yurttaş, kent meydanlarında bir araya gelerek, müthiş bir dayanışma içinde ve tamamen barışçıl yöntemlerle demokrasi ve özgürlük taleplerini dile getirdiler. Bu süreçte iktidarın tırmandırdığı baskı ve şiddet nedeniyle binlerce yurttaşımız yaralanırken Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Medeni Yıldırım, Berkin Elvan, Ahmet Atakan ve Hasan Ferit Gedik yaşamlarını yitirdi.

Bu gencecik insanların katilleri ya hiç yargılanmadı, ya da göstermelik cezalarla adeta ödüllendirildiler. İktidar Gezi Direnişi hakkında, “bunların derdi 3-5 ağaç değil” derken aslında doğru söylüyordu. Hani, “perşembenin gelişi çarşambadan bellidir” derler ya, Gezide ayağa kalkan milyonlarca insan, aslında perşembenin gelişini çarşambadan görüp, bizi bugünlere getirecek olan sürece dur demek için ayağa kalkmıştı. Nasıl bir süreçten söz ediyoruz? Örneğin, hepimizin çok iyi bildiği üzere, bugünlerde ülkenin genelinde ve Muğla özelinde çok geniş çaplı, bir dizi yağma ve talan projesi yürütülmekte. Muğla ve çevresinin nerdeyse yüzde 60’ı madenlere ruhsatlanmış durumda.

Dün Gezi Parkını rant kaynağı yapmak isteyen anlayış, bugün dünyada eşi benzeri bulunmayan denizlerimize, ormanlarımıza, koylarımıza, zeytinliklerimize saldırıyor. İşte tam da bu nedenle, Gezi Direnişinin ruhu bugün, örneğin Marmaris’te İçmeler için verilen mücadelede ve Akbelen ormanında tutulan nöbette yaşıyor. Yani dün görülen dava bizim davamız, çıkan hüküm de bizim hakkımızda verilmiş bir hüküm. Gezi Direnişinin de, ona açılan davanın da yalnızca ağaç meselesi olmadığını bugün yaşadığımız birçok soruna ve o sorunların çözümüne işaret ettiğini söylemeliyiz.

Somutlaştıracak olursak, örneğin dünkü davada kendisine 18 yıl hapis cezası verilen avukat Can Atalay kimdir? Can Atalay aynı zamanda Aladağ’da tarikat yurduna mahkûm edilip göz göre göre yakılan 11 kız çocuğunun, Soma’da katledilen 301 madencinin, Çorlu tren katliamında ölen 25 yurttaşımızın ve Hendek Havai Fişek fabrikasında patronların kâr hırsına kurban edilen işçilerin davalarının avukatıdır. Yani Gezi Direnişi yalnızca üç beş ağaç meselesi olmadığı gibi, Gezi davası da yalnızca Gezi davası değildir.

Dün çıkan karar, ülke tarihinin en büyük ekonomik yıkımı karşısında her gün yoksullaşan, pazara markete gitmeye korkan, hastalarına ilaç, bebeklerine bez alamayan, çocuklarını okula aç ve harçlıksız gönderen, gelecekten umudunu kesmiş insanlara içinde bulundukları koşulları sineye çekmeleri ve bu düzene itiraz etmemeleri yönünde verilmiş bir gözdağıdır ama ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, insanlar mücadeleye devam ediyor ve edecek. Dün Boğaziçi’nde direnişi sürdüren bir öğrenci arkadaşın çok güzel söylediği gibi, "Gezi'de kesemediğiniz ağaçlar Boğaziçi'nde çiçek açıyor."

Her gün yaşadıklarımız, önümüzdeki seçim sürecinde iktidarın toplumsal muhalefet üzerinde daha fazla baskı kuracağına işaret ediyor. Bu süreçte çocuklarına yaşanabilir bir çevre, insan emeğinin sömürülmediği, ülkece yandaşlara çalışmadığımız bir ekonomik düzen, yaşam tercihlerimize iktidarların karışamadığı demokratik ve özgür bir gelecek bırakmak isteyen herkesin, “üzümün sapı armudun çöpü” demeden yan yana durması ve elini taşın altına koyması gerekiyor.

Bugün buraya geldiniz sağolun, varolun. Bu vesileyle dayanışmayı büyütmek ve mücadelemizi yükseltmek için, hepinizi Muğla’da düzenlenecek olan 1 Mayıs mitingine davet etmek istiyoruz. Miting programı ve Marmaris’ten ulaşım için lütfen önümüzdeki günlerde siyasi partilerin, sendikaların ve sivil toplum örgütlerinin sosyal medya hesaplarını takip ediniz. Bitirmeden önce son sözümüzü söyleyelim: “Hepimiz Gezideydik. Gezi hepimizin onurudur.”




Bu haber 342 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI