Bugun...



Sahillerle İlgili Sağlıklı Bilgilere Sahip Değiliz!

Basının yazdığına göre, merkezi yönetim 31 Mart 2024 Yerel Seçim yenilgisinin ya da daha somut bir ifadeyle sahillerden beklediği oyu alamamasının nedenlerinden birisi olarak değerlendirdiği kıyı işgallerine karşı “Kıyılar halkındır” diyerek mücadele etmeyi gündemine almış.

facebook-paylas
Tarih: 11-06-2024 00:07

Sahillerle İlgili Sağlıklı Bilgilere Sahip Değiliz!

MEHMET ERDAL

Aynı süreçte, 31 Mart 2024 Yerel Seçiminde belediye başkanı seçilen Aytaç Kurt yönetimindeki Datça Belediyesi şimdilik Kumluk Sahili ve Sevgi Yolu'nun altındaki bölge ile sınırlı olduğu gözlemlenen bir uygulamaya yönelerek kıyı işgaline bir sınırlama getirme doğrultusunda adım attı; bu bölgelerdeki esnaflar ile yapılan toplantılarda işletmelerin gündüz önlerindeki bölgelere koydukları şezlongları, şemsiyeleri vb... belli bir mesafeye kadar geri çekmeleri, saat 18.00 itibarıyla tamamına yaymaları konusunda ortaklaşıldı.

Artık bilmeyen kalmamıştır: Merkezi yönetim (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı) onaylı ya da de facto (fiili) bir durum yaratılarak gündeme gelen kıyı işgallerine karşı Datça'da zaman zaman kitleselleşen, lokal düzeyi aşarak ulusallaşma özellikleri gösteren ama pek çok nedene bağlı olarak bir halk hareketine dönüşemeyen ve şimdilerde Şezlongsuz Datça adını alan bir mücadele süreci de söz konusudur.

 SAHİLLERİN İŞGALİ İLE İLGİLİ NELERİ BİLİYORUZ?

Datça sahillerindeki işgaller ve bu işgallere karşı yürütülen mücadeleler ile ilgili bilgilerimiz özet olarak şöyle: 2014 yılında uygulanmaya başlanan Büyükşehir Yasası öncesi Palamutbükü, Mesudiye ve Karaincir bölgelerindeki sahillerin sorumluluğu ve kullanım yetkisi merkezi yönetim tarafından üçlü protokol düzenlenerek (Muhtarlık, Datça Kaymakamlığı, Özel Çevre Koruma) farklı tarihlerde farklı süreler çerçevesinde o bölgedeki muhtarlıklara bırakılmış. 2014 yılında Büyükşehir Yasası'nın uygulanmaya başlamasıyla birlikte bu bölgelerdeki yetkiler sözleşme süresi ile sınırlı olmak kaydıyla (örneğin Palamutbükü'nde Yaka Köyü sınırları içerisinde kalan bölgede bu süre 2007-2022 yılları arasını kapsıyor) Datça Belediyesi'ne geçmiş.

Merkezi yönetim Büyükşehir Yasası'nın uygulanmaya başlamasıyla birlikte 4 Nisan 2014 tarihinde Muğla'da MUÇEV (Muğla Çevre Limited Şirketi) adı altında bir şirket kurdurmuş. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bu şirket ile bir anlaşma yapmış, kıyıların sorumluluğunu ve kullanım hakkını bir sözleşme ile bu şirkete vermiş. Şirket kıyılardaki işletmelere giderek “Önünüzdeki sahili kiralamada öncelik sizin. Kiralamazsanız bir başkasına kiralayacağız.” demiş. İşletmelerin tamamına yakını bu dayatma karşısında MUÇEV ile kira sözleşmesi yapmak zorunda kalmış...

Yaşam savunucularının (örneğin MUÇEP) ve Datça Belediyesi'nin kıyıların işgaline karşı yürüttükleri mücadele çerçevesinde Datça Belediyesi'nin başvurusu sonucu Danıştay 6. ve 13. Daireleri ortaklaşa aldıkları bir karar ile kıyıların MUÇEV üzerinden kiralanmasının yolunu açan yönetmeliği 18.10.2022 tarihinde iptal etmiş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın bu karara karşı yaptığı itiraz İdari Davalar Kurulunca reddedilmiş, haliyle MUÇEV yargı kararıyla yok hükmünde ilan edilmiş.

Hukukçulara göre, bu yargı kararıyla birlikte MUÇEV ile yapılmış bütün sözleşmeler geçersizdi, yok hükmündeydi. MUÇEV artık herhangi bir işletme ile ne bir anlaşma yapabilir, ne de “kira bedeli” adı altıda beş kuruş isteyebilirdi.

Büyükşehir Yasası ile köy muhtarlıklarından Datça Belediyesi'ne geçen hakkın süresinin dolması ve Danıştay'ın da MUÇEV ile yapılan sözleşmeyi iptal etmesinden sonra Datça'da devam eden bütün kıyı işgalleri artık de facto (fiili) bir durumun ifadesiydi.

Kıyıların işgal edilmesi ve bu işgallere karşı yürütülen mücadelelerde bir aşamaya gelindiğinin düşünüldüğü noktada ÖZBEL'de faaliyete geçen bir otelin 05.10.2022 tarihinde, yani Danıştay'ın 6. ve 13. Dairelerinin MUÇEV ile yapılan sözleşmenin iptaline ilişkin verdiği karardan 13 gün önce Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yaptığı sözleşme ile önündeki 262 m2'lik bir alanı 3 yıllığına kiraladığı ortaya çıktı.

Bu durum, kıyıların işgalinde yeni bir döneme geçildiğini gösteriyordu. Nitekim bu kiralamayı takiben Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Müdürlüğü tarafından Emecik Güllük mevkiindeki 411 parsel yanı ile 1777 parsel önüne denk gelen 5.408 m2 yer ve Yaka/Palamutbükü Koyunda 166 ada 15 parsel önündeki 394.06 m2 ile 164 ada 26 parsel önünde kalan 1050 m2 yerler 1 Ocak 2024 günü açık ihale yoluyla 3'er yıllığına kiraya verildi.

Şimdi bu noktadayız.

BİLDİKLERİMİZİ SORGULAMALIYIZ!?

Geldiğimiz noktada, Datça özgülüne dair sahip olduğumuz bilgileri sorgulamak amacıyla aşağıdaki soruların yanıtını aramaya başladık:

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Datça'da sahillerden yararlanma konusunda kaç işletme ile doğrudan kira sözleşmesi yapmıştır? 2024 yılı kapsamında MUÇEV ile sözleşmesi var mıdır? Varsa MUÇEV sahillerden yararlanma konusunda kaç işletme ile kiralama sözleşmesi yapmıştır?”

 CİMER: Birinci elden en tam yanıtı alabilmek umuduyla soruları 15.05.2024 günü akşamı CİMER üzerinden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na yolladık; bu satırları yazdığım ana kadar hiçbir yanıt verilmedi.

 ŞEZLONGSUZ DATÇA İNİSİYATİFİ: Kıyı işgalleri konusunda mücadele yürüten yaşam savunucularının bir kısmının içinde yer aldığı Şezlongsuz Datça İnisiyatifi Koordinasyonundan bazı tanıdıklara ilettik bu soruları; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bu konularda kamuoyunu bilgilendirmediği için sorular ile ilgili kendilerinde hiçbir verinin bulunmadığını söylediler. İlaveten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın doğrudan ya da MUÇEV üzerinden kıyılar ile ilgili herhangi bir işletme ile kira sözleşmesi yapamayacağını, kıyıların Anayasa'nın ve Kıyı Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince canlı-cansız tüm varlıkların ortak kullanımına açık olduğunu, bunun mücadelesini yürüttüklerini... eklediler.

 DATÇA BELEDİYESİ: Kıyı işgallerine karşı kah yaşam savunucuları ile birlikte hukuki mücadele yürüten, kah yaşam savunucuları tarafından elindeki yetkileri kullanmamakla ve idare-i maslahatçı davranmakla eleştirilen Datça Belediyesi'ne ilettik aynı soruları; “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'ndan sözleşme yapılan yerlerle ilgili bize yazı gelmediği için, bunu en doğru öğrenme yeri Çevre, Şehirclik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'dır” yanıtı geldi.

 DATÇA ESNAF VE SANATKÂRLAR ODASI: Aynı soruları Datça Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Cemal Demirtaş'a sorduk. Başkan Cemal Demirtaş önümüzdeki günlerde birkaç bölüm halinde özet olarak yayınlamayı düşündüğümüz söyleşi içerisinde bu sorularımıza ilişkin özet olarak şunları söyledi: “Kıyıların durumu Devlet tarafından belirlenmiş. Devlet 'Bu kıyılar, Devletin tasarrufu altındadır. Kıyılar kamuya aittir. Kıyılar herkese aittir.' diyor. Kıyılar, gerçi ben resmi bir sözleşme belgesi görmedim ama bundan önceki senelerde MUÇEV üzerinden işletmelere kiralanıyordu; MUÇEV işletmeler ile 3 yıllık, 5 yıllık sözleşmeler yapıyordu ama şimdi kıyılara doğrudan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bakıyor.”

Cemal başkanın verdiği bilgilere göre MUÇEV işletmelerle yaptığı sözleşmelerde kiraya verdikleri alanı “Dalganın geldiği ve yaladığı yerden sonra 5 m geriye doğru çekilip ondan sonrası” olarak açıklıyordu. Elbette bu bilgi resmi olarak verilen ve yazılı halde kendisine iletilen bir bilgi değildi, tamamen birebir ilişkiler çerçevesinde verilen şifahi bilgilerdi.

Kıyıların kullanımı konusundaki görüşlerini şöyle açıklıyordu: “Kıyılar madem ki kamuya ait, mesela Palamutbükü'nde kıyı ile işletmeler arasında neredeyse 20-30 m bir boşluk var. Şimdi burada işletmeye 5 m, 10 m bir alan verilse, işletme o alana masa, sandalye koysa bunun bir zararı var mı? Yok. Ama denizin kenarına kadar masa koymak, 'buraları benimdir' hesabıyla oralara sahiplenmek doğru mu? Değil. Neden? Ben Datça Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanıyım. Esnafımız sadece kıyıdaki işletmelerle sınırlı değil, geride de esnafımız var. İnsanlar elbette denizin içerisine ayağını sokup, denizi göre göre serin havada yemek yemek ister. Oturup eğlenmek de ister. Ama biraz adaletli olmak lazım. Eğer buralarda bir sınırlama yapılırsa, mesela Kumluk Sahili gibi yerlerde ne bileyim 2 sıra, 3 sıra gibi... Geride kalan esnafa da ekmek düşer. Biz onları da düşünmek zorundayız. Neden? Çünkü pasta adaletli olarak bölüşülünce daha iyi olur. O zaman insanlar birbirlerine saldırmazlar. Şöyle düşünün: Açlık var. Bir kamyon ekmek gelmiş. Eee öndekiler, ön sıradakiler ekmeği kapıyorlar. O zaman ne olur? Kavga olur. Kargaşa olur. Adaletli bölüşüm olsa herkes mutlu olur. Herkes ekmeğini kazanır. Sıkıntı olmaz.”

Başkana ısrarla “Şu an Datça sahillerinde MUÇEV yok mu?” diye soruyorum. “Şu an MUÇEV yok. Esnaftan bana iletilen MUÇEV ile ilgili hiçbir şikayet yok.” diyor.

MUÇEV'e hala kira bedeli ödeyen var mı?

“Varsa belgesini sunsun. En doğrusu bu.”

Eğer MUÇEV devrede yok ise o zaman işletmelerin işte “MUÇEV kapıma dayandı, başka seçeneğim yoktu o nedenle kira sözleşmesi yapmak zorunda kaldım” gibi bir mazereti de yok?

“Yok.”

Peki o zaman bu işletmeler neye dayanarak, hangi yasal gerekçeler ileri sürerek kıyılara şezlonglarını, iskemlelerini atıyorlar?

“Bu işletmelerin dayandığı herhangi bir yasal dayanağı yok, bildiğim kadarıyla. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 'Kıyılar benim sorumluluğumdadır' diyor.”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın doğrudan sözleşme yaparak bazı yerlerde sahili bazı işletmelere kiralaması konusunda sizin elinizde somut bir bilgi yok?

“Bu konuda bende resmi bir bilgi yok. Resmi bir belge de görmedim.”

 SAHİLDEKİ BİR ESNAF: “Bir de sahildeki bir esnafa soralım” dedik. Farklı nedenlerle ismini veremediğimiz esnafımız Danıştay 6. ve 13. Dairelerinin 18.10.2022 tarihinde verdikleri karardan sonra devre dışı kaldığını düşündüğümüz, Datça Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Cemal Demirtaş'ın da “Şu an yok” dediği MUÇEV'in bu yıl şimdilik ortada görülmediğini ama 2023 yılında sahildeki esnaflardan “kira bedeli” karşılığı bir bedel talep ettiğini söyledi. Bazı esnaflar farklı nedenlerle bu istenen bedeli ödemiş, bazı esnaflar ise yine farklı gerekçelerle ödememişler. Esnafımızın anlattığına göre MUÇEV önceki yıllara ait ödenmemiş bedelleri son yıldaki bedele eşitleyerek, yani bir anlamda faiziyle istiyormuş. Bedeller bildirilen bir banka hesabına yatırılıyormuş. Bu bedelin geçmişte Palamutbükü'nde bazı esnaflara yapıldığı gibi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı adına mı yoksa MUÇEV adına mı yapıldığını soruyorum; MUÇEV adına olduğunu söylüyor. MUÇEV ile işletmelerin yaptığı sözleşmeler 3 yıllıkmış. 3 yıllık sözleşmesi geçen yıl biten herhangi bir işletmeye MUÇEV tarafından yeni bir sözleşme dayatması olduğuna dair bilgisi olup olmadığını soruyorum; “Bilgim yok” diyor. MUÇEV'in dayattığı sözleşmeler ve talep ettiği kira bedelleri konusunda işletme sahipleri Datça'nın önemli bir iş insanının çabalarıyla 3-4 ay önce aralarında toplanmışlar, bu konuda yargıya gidip gitmemeyi tartışmışlar. Toplantıya katılmadığı için ne karar verildiğini bilmiyor. Esnafımız yanlış bilinen bir bilginin doğrusunu da söylüyor: MUÇEV işletmeye önündeki sahili kiralarken alanın ölçümünü öyle dalganın kıyıyı yaladığı alandan 5 m daha içeriden değil, denizin içerisinden geçen bir çizgi çizerek başlatıyormuş, haliyle her işletmeye gerçeğinden daha geniş bir alanın kira ödemesi çıkarılıyormuş.

Esnafımız “Sana daha ilginç bir bilgi vereyim” diyerek Datça Belediyesi'in Instagram'dan paylaştığı bir duyuruyu bulup gösteriyor: ”Belediyemiz 2-3 gün önce bu paylaşımı yaptı. Orada 'Sahildeki dubaları işletmelerin koyacağını' söylüyor. Bu ne demek? Bu 'Biz sana burayı veriyoruz. Burayı zaten sen kullanıyorsun.' demek. Paylaşımı gösteriyor. Datça Belediyesi'nin paylaşımı şöyle: “Datça Liman Başkanlığı tarafından yapılan duyuruya göre, yüzme alanları ve plajların bulunduğu deniz alanlarında can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla 1 Nisan-15 Kasım tarihleri arasında yüzme alanı sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir. Kıyıda yer alan konaklama ve plaj işletmeleri bu sınırların belirlenmesinden sorumlu olup, işletme bulunmayan Hastane altı Plajında bu görev belediyemizce yerine getirilecektir. Bu kurala uyulmaması durumunda ilgili kurumlarca idari yaptırımlar uygulanacaktır. Sezon öncesi herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması adına gerekli önlemlerin alınmasını önemle rica ederiz.”

Şimdi yeniden düşünmeye başlayabiliriz.

 




Bu haber 1365 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER ÇEVRE Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI