|
Tweet |
MERAL OĞUZ, Y. MİMAR
Anısına Saygıyla, Uğurlar Olsun...
Bugün adını taşıdığı anlamla örtüşen, karakteriyle de bu anlamı hayatına sindirmiş çok kıymetli bir büyüğümüzü UĞURLAYACAĞIZ.
Öğle vakti Muğla Merkez Kurşunlu Camii’nden.
SELAHATTİN SAPMAZ…
Kökenindeki “iyilik”, “doğruluk” ve “dürüstlük” çağrışımlarını kendi yaşamında gerçek birer değere dönüştürmüş insanların ismidir benim için SELAHATTİN.
Bir isim, bir hayatın özeti olur ya bazen…
Onunki tam da öyleydi.
Soyadı da SAPMAZ olunca insan ister istemez düşünmeden edemiyor:
Ne kadar yerinde bir seçimmiş adını koyan ebeveyni için…
Sözünden, duruşundan, vicdanından sapmayan, tutarlı, güven veren bir karakter…
Hem adında hem soyadında taşıdığı anlamı, hayatının her gününde hiç eksiltmeden yaşattı.
Muğla’nın güzel hemşehrilerinden, dostluğuyla, insaniyetiyle, nezaketiyle, geride bıraktığı eserleri ve kitaplarıyla hatırlanacak bir isimdi.
Alkışlarla uğurlanacak, ardından iyi sözler bırakacak insanlardan…
Benim için ise daha kişisel bir yeri vardı
Örnek aldığım, rol modelim olan babamdan sonra hayatımdaki “ikinci Selahattin”di.
Ve ikisini de aynı yıl içinde uğurluyor olmak…
İnsanın içini acıtan, kelimesiz bırakan bir boşluk.
Yıldız Teknik Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencisi iken Muğla üzerine hazırladığım ödevin Karabağlar bölümü için -o dönem Karabağlar’ı Güzelleştirme ve Yaşatma Derneği Başkanı olduğu yıllarda idi sanırım- kendi el yazısı ve çizimlerini içeren 13 sayfalık bir dokümanı bana Kadıköy Yeldeğirmeni’ndeki adresime posta ile göndermişti.
Zarfı açtığımda bir hazine bulmuş gibi sevinmiştim; “İyi ki postada kaybolmamış bu dokümanlar…” diye içimden geçirdiğimi hatırlıyorum.
Başımız her sıkıştığında bir telefonla yanımızda bitiverirdi.
En son geçen ay Abide Hanım Konağı’nın Restitüsyon Projesi için ofisimizde bir konsültasyon yapmış, kendisini yine bir hoş seda ile uğurlamıştık.
Kim derdi ki bu kadar kısa süre sonra ansızın aramızdan ayrılacağını…
Babalar ve Oğulları
Dünya ne kadar küçük dedirten bir tesadüf ile pandemi döneminde, hiç yüz yüze gelmeden, Hollanda’da yaşayan biricik oğlu Serhan’la bir vesileyle bir etkileşimim olmuştu.
Oğlu olduğunu tesadüfen öğrendiğimde içimden:
“İşte… Ebeveyn neyse, çocuk da o oluyor, olabiliyor yani…” dedim.
İlgili, düzgün, iyi yetişmiş bir insan olduğu her hâlinden belliydi.
Bir ebeveynin mesleği /işi yanı sıra en büyük eseri evladı olabiliyor ya; onun eserinin de yolu açık olsun...
Uğurlar olsun güzel insan
Bugün öğlen son yolculuğuna uğurluyoruz.
Geride hoş bir seda, güçlü bir duruş ve iyilikle anılacak bir hayat bırakıyor.
Sapmaz ailesinin ve tüm sevenlerinin başı sağalsın.
Ben onu, her karşılaşmamızdaki o çocuksu, muzip gülümsemesiyle hatırlayacağım.
Bizler ondan ziyadesiyle razı olduk…
Toprak ana şefkatiyle sarsın, anısı hepimize ışık olsun…
***
SELAHATTİN SAPMAZ KİMDİR?
Makina Mühendisi. Muğla Belediyesi döneminde Başkan Yardımcılığı görevinden bulundu, TMMOB Makina Mühendisleri Odası Muğla eski İl Temsilcisi. Muğla ile ilgili yazılmış eserleri bulunmaktadır.