Bugun...



Umut Fakirin Ekmeği...

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde yaptığı konuşmada sözünü ettiği “2023-2028 yılları arasında 500 bin sosyal konut, 250 bin konut amaçlı arsa ve 50 bin işyeri açma” konusunda ne düşündüklerini öğrenmek için “hedef kitle” konumundaki “alt gelir” grubundan pazarcıların yanına uğradım.

facebook-paylas
Tarih: 18-09-2022 23:39

Umut Fakirin Ekmeği...

MEHMET ERDAL / DATÇA

     AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde yaptığı konuşmada sözünü ettiği “2023-2028 yılları arasında 500 bin sosyal konut, 250 bin konut amaçlı arsa ve 50 bin işyeri açma” konusunda ne düşündüklerini öğrenmek için “hedef kitle” konumundaki “alt gelir” grubundan pazarcıların yanına uğradım.

     Datça'da Cumartesi günleri kurulan Halk Pazarında tezgâh açan pazarcılardan ilk konuştuğum kişi, ev sahibi olabilmek umuduyla HEDEFEVİM'e katkı payı dışında 90 bin küsur lira para kaptıran ve bu kaptırdığı parayı uzun uğraşlardan sonra kısmen, o da ancak ilk yatırdığı değeri üzerinden geri alabilen Onur Alkan idi; anlattığına göre, Datça'da, bu mağduriyeti yaşayan tek kişi imiş.

     R. T. Erdoğan'ın dillendirdiği “sosyal konutlar” vaadini duymuş ama her gün pazar pazar dolaşmaktan ayrıntısına dair bilgi sahibi değilmiş. İnternet üzerinden başvuruda bulunmuş ama ilk anda ödemesi gereken 500 TL'nı halihazırda yatırmamış. Yapılacağı vadedilen sosyal konutların Datça'da yapılıp yapılmayacağını bilmiyormuş, bu nedenle başvurusunda Muğla'yı işaretlemiş.

     GERÇEKLEŞTİRİRLERSE ALINLARINDAN ÖPERİM

     Konuşması sırasında, ilk 500 TL'yi yatırdıktan sonra 1-2 yıl sonra evin hazır, gel otur derlerse bu vaadin doğru olduğuna inanacağını, söylüyor. Hedefevim'den kazık yemiş birisi olarak neye güvenerek 500TL'nı yatıracaksın diye soruyorum; her işin çakması olduğu gibi onlar da çakmaydı, diyor. Yatırdığı paraların bir kısmını aldığını, kesintilerin kaldığını ama o kesintileri de alacaklarını söylüyor. 2003 yılından bugüne kadar R. T. Erdoğan'ın ve AKP iktidarının yaptıklarından bazılarını sayıyor, “sosyal konutlar” vaadinin de gerçekleştirileceğine inandığını belirtiyor. Eğer gerçekleştirirlerse alınlarından öperim, diyor. O nedenle 500 TL'yi yatıracakmış. Devlet'in vatandaşını mağdur etmeyeceğini, düşünüyor. Kendisi açısından, devlet, şimdi kendisini konut sahibi yaparsa, Hedefevim olayındaki mağduriyetini telafi etmiş olur muş. Devletin, kendisini, bu proje kapsamında aylık 2000 TL ödeme ile ev sahibi yapacağını umuyor.

     BU, BİR SEÇİM YATIRIMIDIR

     Ankaralı Ali olarak bilinen pazarcı Ali Ünsal, konut sahibi olduğu için bu projenin kendisini kapsamadığını, söylüyor. Siyasi iktidarın vaadi ile ilgili ne düşündüğünü, soruyorum; inanmıyorum, diyor. Seçim yatırımı olduğunu düşünüyor. R. T. Erdoğan'ın kendisini kurtarmak için gündeme getirdiği bir planı olduğuna inanıyor. Gariban adam, diyor, geçinebilecek parayı çok zor buluyor; o evin taksitlerini nereden bulup ödeyecek? Asgari ücret 5500 değil mi? Hadi 6000 TL. olsun. Taksit kaç para? 3000 TL. Bu adam ne yiyecek? Taş mı yiyecek? Hırsızlık mı yapacak? Ben bu vaade inanmıyorum!

     ASGARİ ÜCRETLİLER BU TAKSİTLERİ ÖDEYEMEZLER

     Marmaris'te ve Eskişehir'de aldığı toplam iki konutu bulunan Ali Gökçe, bunun çok güzel bir imkan olduğunu söylüyor ama yapabilirse diyor. Devlet yaparmış ama 5500-6000 TL. aylık geliri olanlar hayatta bu taksitleri ödeyemezlermiş. Hele hele 6 ayda bir taksitler artırıldığında, imkansızmış. Eskişehir'de TOKİ'den aldığı konutun taksitlerinin zaman zaman artırıldığını, ilk açıklandığı andaki miktarda kalmadığını, söylüyor. Vadedildiği gibi 500 bin konut yapılabileceğine de inanmıyor.

     BU VAAD HİKÂYE, HİKÂYE

     Ali Ünsal'a tezgahta yardım eden Hayriye Kolukısa, bu millet TOKİ'den ne gördü ki bu sosyal konutlardan görsün, diyor. Ali Gökçe gibi TOKİ'den ev sahibi olduğunu söyleyenler de var, diyorum; bas bas bağıranlar da var, diyor. TOKİ'ye alınamayanlar, alınıp yıllardır bekleyenler... var. Ben, diyor, bu vaade inanmıyorum. Bu sadece bir seçim yatırımıdır, bu sadece para toplamadır. Parasız kaldılar, o nedenle bu vaatte bulunuyorlar. Ben emekliyim. İnanıp asla bu 500 TL'nı yatırmam. 4000 TL. emekli maaşı alacağım, 2000 TL'sini oraya vereceğim, o da zaten bana 2-3 yılda teslim edilecek, bu süre zarfında ben kira da ödeyeceğim; ondan sonra ne yiyeceğim? Ot! O da yok. Onu da ithal ediyoruz. Anlayacağın, bu vaat hikaye, hikaye!

     DENİZE DÜŞEN YILANA SARILIR

     Muğla'dan gelip giden Yasin Kırbaş, abi, garibanlara versinler, zenginlere vermesinler, diyor. Öyle söylüyorlar, diyorum. Hep öyle söylüyorlar ama ben Muğla'dan biliyorum, adamın 2-3 tane evi var, çocuğuna, eşine... TOKİ'den yine ev çıktı. Ona göre, devletin bu uygulamalarında adil bir dağıtım yoktu. Örn: 100 konuttan 20 tanesi garibana, 80 tanesi zengine çıkıyordu. 2-2.500 TL. civarında olursa taksitler, ödeyebilirdi. Peki, bu taksitlerle ödenebilecek maliyette Muğla'da bir konut yapmak mümkün müdür, diye soruyorum. Konutlar toplu yapılacağından ve bu işin arkasında devlet olduğundan inşaat malzemelerinin fiyatlarının piyasaya göre oldukça düşük olacağını, düşündüğünü, söylüyor. Normal şartlarda, bu taksitlerle ödenebilecek  maliyette bir konut yapılamazmış. Sosyal konut projesi için 2 milyon civarında başvuru yapıldığını ama yapılacak konutların sayısının ise 500 bin olduğunu, bu durumda 1 milyon 500 bin kişinin durumunun ne olacağını, soruyorum; şanslarına küsecekler, diyor. Benim, diyor, bir eve ihtiyacım var; böyle bir fırsat ayağıma gelmiş, ne yapacağım? Elbette şansımı deneyeceğim. 6000 TL. geliri olan bir asgari ücretlinin hem içinde oturmaya devam ettiği evin kirasını hem de sosyal konutlardan alacağı evin taksitlerini nasıl ödeyebileceğine dair düşüncesini, soruyorum; ne bileyim, vardır bir ayarı, diyor. Kendisi başvuruda bulunmuş ve 500 TL'nı yatırmış. Şansını denemek istemiş. Babasından destek alarak, hanımı çalışarak... eğer kurada şansı güler ise taksitleri ödeyebileceğini, düşünüyor. Ben ne istiyorum, biliyor musun, diyor, adaletli bir şekilde, gerçekten ihtiyacı olanlara versinler yapılacak konutları. Bu vaat konusundaki tutumunu, denize düşenin yılana sarılmasına benzetiyor.

     SİYASET İŞİ

     Pazarın tek tava-tencere tamiratçısı Hacı Dursun, hayırlısıyla seçim yatırımı yapıyoruz, ister yapsın ister yapmasın, diyor. Bu, siyasetmiş. İktidarın geçmişte yaptıkları, gelecekte yapacaklarının teminatı imiş. Geçmişte yapmadı mı? Yaptı, diyor. Avrupa'daki Mortgage uygulamasından söz ediyor. Bu uygulamanın konut sorununu kökten çözüp çözemediğini, konuşuyoruz. Üretim çok, üretim, diyor; nüfus artışına atıfta bulunuyor. Türkiye nüfusunun artış hızının çok yavaşladığının, buna karşın nüfusun hızla yaşlandığının sözü ediliyor, diyorum. Sosyal konut projesine dair düşüncesini söylemesinde ısrar ediyorum. Güzel bir proje değil mi, diyor. Onun için güzel bir projeymiş. Gerçekleşebilme oranı %1500 imiş. 20 yılda yapamadıklarını gider ayak mı yapacaklar, diye soruyorum. Geçmişte yaptıkları var, diyor; TOKİ örneğini veriyor. Sosyal konutların 2 yılda yapılabileceğine inandığını, söylüyor.

     YA ÇALACAK YA DA AFEDERSİN YOLA GİDECEK

    Marmaris'ten gelip giden Fatma Koş, ben hiç bir şey bilmiyorum bu konuda, diyor; pazarları kovalamaktan TV izleyemiyormuş. Az önce, telefonunu karıştırırken İnternet'te görmüş; 21 yaşından yukarısı yazılabiliyormuş. 500 TL. yatırılacakmış. Ara ödeme olacakmış. Benim, diyor 3000 TL. civarında emekli maaşım var, o da emekliliğimi banka kredisi çekerek gerçekleştirebildiğim için banka tarafından kesiliyor; bu durumda ben o taksitleri ödeyemem ki. Tövbe ödeyemem. Bazısı ödeyebileceğini söylüyor, diyorum. Nasıl ödeyecek, diye soruyor. Ya çalacak ya da af edersin yola gidecek, öyle ödeyecek. Başka türlü nasıl ödeyecek? Ek bir gelir olmadan olmaz! Normal koşullarda az gelirli bu taksitleri ödeyip o konutlara sahip olamaz. Kendisi, bu ay, oturduğu evin kirasını ödeyememiş. Pazardaki yiyeceklerin fiyatlarını sayıyor. Bu fiyatlardan bunlardan hangisini alıp eve götüreceğiz ve karnımızı doyuracağız, diyor. Bu durumda, neden kura için başvuruluyor? Girmiş olmak için, havaya uyulup, giriliyor. Bu bize yaramaz. Bu vaadi yapacağına, emeklilerin maaşlarını yükseltsin, kiraları düşürsün...

     BİZE BİR EV, BİR VAAT LAZIM

     Adem Dişlioğlu, çok harika bir uygulama, diyor. Başvuruda bulunmuş ve 500 TL'nı yatırmış. Başvuruda bulunduğu konutlar Muğla'da yapılması düşünülenlermiş. Proje ile ilgili hiç bir şeyi araştırıp okumamış. Kredi çektiğimizde okuyor muyuz ki bunu okuyalım, diyor. Yukarıdakine güveniyoruz, aşağıdakine güveniyoruz. Yasa masa bilmem. Biz gariban adamız. Bize ne derlerse biz ooo diyor, arkasından gidiyoruz. Taksitlerin ev teslim edildikten sonra ödenmeye başlanacağını, kurada çıktıktan sonra evin %10'unun peşinat olarak yatırılacağını, biliyormuş. Bunun böyle olacağını kulakları ile duymuş. O da Yasin Kırbaş gibi, tutumunu, denize düşenin yılana sarılmasına benzetiyor. Konut sorununu sen çöz, senin peşinden gidelim, diyor. Bize bir ev lazım, bir vaat lazım... Şurada bir yer var, konut yapacağız, 500 TL. ile başlıyoruz de arkandan gelirim. Devletimize güvenmek zorundayız. Taksitlerin ev tesliminden sonra değil kurada adı çıktıktan sonra ödenmesi halinde ne yapacağını, soruyorum; ev 5-10 yılda teslim edildi, bu durumda bir yandan kira bir yandan taksitler, o iş nasıl olacak, olmaz, diyor. Cumhurbaşkanının bunu biliyor olması gerektiğini, söylüyor. Devlet, bu konuda bir güvence vermeliymiş. 4658 TL. maaş alıyormuş. Şu an 2500 TL. kirada oturuyormuş. Ev sahibi çık dediğinde 5000 TL. den aşağı ev bulabilirse öpüp başına koyacakmış. Şimdilik umudu olduğu için bu projeye başvuruda bulunmuş.

     BİZİMKİSİ ÇARESİZLİKTEN

     Pazarcıların ve müşterilerin Ata diye çağırdığı ayakkabı satıcısı Mehmet Söylemez, iyi bir proje olduğunu düşünüyormuş. Hayırlısı olsun, diyor. Başvuruda bulunmamış. Başvuruda bulunmayı ve 500 TL'nı yatırmayı düşünüyormuş. Proje hakkında hiç bir bilgisi yokmuş. Bu durumda neye göre iyi diyorsun, diye soruyorum; yanıt yok. Ev sahibi olurum, hesabı yapıyormuş. Konut ihtiyacın var ve devlet bu ihtiyacı karşılayacak bir adım atarsa bu iyi bir şeydir diye mi düşünüyorsun, diyorum; evet, diyor. Bu projenin gerçekleşebilirlilik oranına dair de bir fikri yokmuş. Bizimkisi, çaresizlikten, diyor. Bir ev bulursa içine girecekmiş. Ya taksitler? Allah kerim, ödeyemezsek, peşimizden iki avukat gelir icra için, diyor.

     Mesut Evci, seçim yatırımı bunlar, diyor. Başvurmayı, 500 TL'yi yatırmayı düşünmüyormuş. Bu projenin gerçekleşme oranı %30'muş. Bu iş parası olanlar için olur ama parası olmayanlar için olmaz, diyor...

     




Bu haber 160 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER TOPLUM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI