|
Tweet |
DİSK DEVRİMCİ EMEKLİLER SENDİKASI Akhisar Şubesi'nde örgütlenen Akhisarlı emekliler, bugün yaptıkları basın açıklamasıyla yetkililere seslenerek “Bizler bu ülkenin yükü değil, temeliyiz. Ekonomik krizin faturasını, hayatını bu vatana adamış yaşlıların sırtına yüklemek vicdansızlıktır. Bir kısım şatafat sürerken, emeklinin sofrasından ekmeğinin çalınmasına sessiz kalmayacağız. Bizler lütuf değil, hakkımızı istiyoruz! İnsanca bir yaşam, adaletli bir paylaşım istiyoruz. Haklarımızı alana kadar alanlarda olmaya, sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.” dediler.
Dün (24.12.2025) saat 13.00 itibarıyla Çarşamba Pazarının girişi karşısında yapılan basın açıklamasında sendika üyesi çok sayıda emeklinin yanı sıra Akhisar Belediye Başkanı Ekrem Kayserili, CHP ve SOL PARTİ Akhisar İlçe Örgütleri Başkanları, Akhisar Demokrasi Güçleri ve çok sayıda Akhisarlı hazır bulundular.
Basın açıklamasının Çarşamba Pazarı girişi karşısında yapılması nedeniyle çok sayıda Akhisarlının destek verdiği ve dinlediği basın açıklamasında şunlar dile getirildi:
“GEÇİNEMİYORUZ!
Bıçak kemiğe dayanmıştır!
Bize reva görülen bu 'sefalet ücretleri', sadece cebimizdeki parayı değil, onurumuzu da hedef almaktadır. Mutfaktaki yangın söndürülemez bir boyuta ulaşmış; emekli, marketlerin önünden geçemez, kasabın yolunu unutur hale gelmiştir
Elektrik, su, doğalgaz faturaları cep yakıyor.
Gıda fiyatları her gün artarak temel beslenmeyi lüks haline getiriyor.
İlaç ve sağlık masraflarımız günden güne artarken, katkı payları ve muayene ücretleri belimizi büküyor.
Kira ve ulaşım giderleri, maaşımızın büyük bir bölümünü yutuyor.
Bizler, torunumuza harçlık vermeyi bırakın, kendi temel ihtiyaçlarımızı dahi karşılayamaz durumdayız
Bir zamanlar bu ülkenin kalkınmasına omuz vermiş bizler, bugün faturalarımızı ödeyebilmek için, ek iş arama, borçlanma ve en önemlisi onurumuzdan ödün verme noktasına gelmiş bulunuyoruz. Biz sadaka değil, yıllarımızın karşılığı olan, insanca bir yaşam ücreti talep ediyoruz
Bugün geldiğimiz durum;
Sağlık katkı payları, emeklinin ilaç almasını imkânsız kılmıştır.
Emekli, ömrünün son baharında dinlenmesi gerekirken,
70 yaşında iş aramak zorunda bırakılmıştır.
Bizi 'sosyal yardıma' muhtaç durumuna düşürdünüz.
Mutfaktaki yangını görmezden gelerek rakamlarla oynadınız.
Emekliyi 'yük' olarak gören bu anlayışı reddediyoruz.
Eskiden kahvehanede bir çay içmek dert değildi; bugün emekli, belediyenin ücretsiz parklarında oturup akşamı etmeye çalışıyor. Bu tablo, bu ülkenin ayıbıdır.
Bizler ömrümüzü bu ülkenin SGK sistemini ayakta tutmak için prim ödeyerek geçirdik.
Ancak bugün: Et ve süt alamadığımız için bozulan sağlığımızı, maaş yetmediği için tedavi ettiremiyoruz. Emeklinin sağlık hizmetlerinden aldığı tüm paylar kaldırılmalı, sağlığımız bir 'ticaret' konusu olmaktan çıkarılmalıdır.
Biz sadaka değil, sağlığımızı ve onurumuzu istiyoruz!
Bundan 20 yıl önce bir emekli, ikramiyesiyle ev veya araba alabiliyordu.
Bugün ise emekli ikramiyesiyle ancak bir market arabasını doldurabiliyor.
Talebimiz sadaka değil, hakkımızdır!
Biz emekliler, bu durumu daha fazla kabul etmiyoruz. Siyasi iktidara ve tüm yetkililere sesleniyoruz:
BİZİM SORUNLARIMIZ
1-Enflasyon Canavarı: Resmi rakamlarla açıklanan enflasyonun çok ötesindeki gerçek hayat pahalılığı, soframızdaki ekmeği küçültmüş, torunlarımıza alacağımız bir oyuncağı lüks haline getirmiştir. Temel gıda, kira ve ilaç harcamaları, maaşlarımızın büyük bir kısmını yutmaktadır. Bu nedenle;
En düşük emekli maaşı, açlık sınırının üzerinde, insanca yaşam koşullarını sağlayacak şekilde, derhal yeniden belirlenmelidir.
2-Adaletsiz Zam Sistemi: Bizlere layık görülen komik zam oranları, daha cebimize girmeden erimektedir.
Maaş zamları belirlenirken, TÜİK' in gerçekten uzak rakamları yerine, emeklinin ve dar gelirlinin yaşadığı gerçek hayat pahalılığı esas alınmalıdır.
İntibak sorunu çözülmediği için emekli maaşları arasındaki uçurum büyümüş, aynı işi yapmış insanlar arasında büyük gelir adaletsizlikleri oluşmuştur.
Maaş bağlama oranları düzeltilmeli ve emekliler arasındaki bu adaletsiz uçurum kapatılmalıdır.
Farklı dönemlerde emekli olanlar arasındaki adaletsizliği giderecek İntibak Yasası hemen yürürlüğe konulmalıdır. 2000 öncesi ve sonrası ayrımı son bulmalıdır!"
Tüm emeklilere, maaş farkı gözetmeksizin, hayat pahalılığını telafi edecek yüksek bir seyyanen zam yapılmalıdır.
Onurumuzla Oynanıyor:
Bizler bu ülkenin yükü değil, temeliyiz. Ekonomik krizin faturasını, hayatını bu vatana adamış yaşlıların sırtına yüklemek vicdansızlıktır. Bir kısım şatafat sürerken, emeklinin sofrasından ekmeğinin çalınmasına sessiz kalmayacağız. Bizler lütuf değil, hakkımızı istiyoruz! İnsanca bir yaşam, adaletli bir paylaşım istiyoruz. Haklarımızı alana kadar alanlarda olmaya, sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.
Son söz olarak ‘’Bıçak kemiğe dayandı’’, ’’Geçinemiyoruz’’...
Yetkilileri bir kez daha uyarıyoruz: Emeklileri görmezden gelmek, milyonlarca aileyi açlığa terk etmektir. İsteklerimiz karşılanana kadar sesimizi duyurmaya ve mücadelemizi sürdürmeye kararlıyız.”