Bugun...



Datça'da Depremzedelere Yardım Seferberliği Devam Ediyor!

Datça'da toplanan yardımların deprem bölgelerine gönderilmesi sürecinin yerini Datça'ya gelen depremzedelere yardım süreci aldı. Bu yeni sürece dair yanıt bekleyen pek çok sorunun en azından bir kısmının yanıtını alabilmek için 15.02.2023 günü saat 16.00 civarı Ecevit Kültür Merkezinin yolunu tuttum...

facebook-paylas
Tarih: 16-02-2023 19:32

Datça'da Depremzedelere Yardım Seferberliği Devam Ediyor!

MEHMET ERDAL / DATÇA

Datça'da toplanan yardımların deprem bölgelerine gönderilmesi sürecinin yerini Datça'ya gelen depremzedelere yardım süreci aldı. Bu yeni sürece dair yanıt bekleyen pek çok sorunun en azından bir kısmının yanıtını alabilmek için 15.02.2023 günü saat 16.00 civarı Ecevit Kültür Merkezinin yolunu tuttum; merkez üssü Kahramanmaraş olan 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerin yaşandığı 06.02.2023 gününden itibaren Datça Belediyesi yardım faaliyetlerini buradan yürütüyordu.

Birinci katta, sorumlu konumunda olan İlke Curacı'yı gördüm. Yanıt bekleyen sorularım var dedim; gel, dedi. Bir odaya geçtik. Oda içinde CHP Grubundan iki Belediye Meclis Üyesi, Belediye Beyaz Masa'dan Mert Eser ve bir zabıta oturuyordu.

 DATÇA'YA KAÇ DEPREMZEDE GELECEK?

Sizin (Blediye’nin) elinizde bir bilgi var mı Datça'ya kaç kişinin gelebileceğine dair?

Onlarda böyle bir bilgi yoktu. Böyle bir bilgi var ise eğer, bunu Kaymakam bey bilebilirdi. Bu konudaki toplantılarda onlara söylenen, Datça Turizm Müdürlüğünce toplanan bilgiler çerçevesinde, Datça'daki konaklama tesislerinde 2600 civarında depremzedenin konuk edilebileceği doğrultusunda idi. Bu rakamın dolup dolamayacağına dair bilgi ise AFAD'da olabilirdi.

DEPREMZEDELER NE ZAMANA KADAR DATÇA'DA KALACAK?

Datça'ya gelen depremzedelerin yerleştirildikleri turistik tesislerde maksimum 15 marta kadar kalabilecekleri konuşuluyor. 15 Mart'tan sonra bu depremzedelerin geriye dönebilecekleri mi öngörülüyor? Ne düşünülüyor? Ne olacak bu depremzedeler 15 marttan sonra?

Bu sorunun cevabı da AFAD'da ve Kaymakamlıkta idi. Belediye'de bu sorunun cevabı net olarak yoktu. Onlarla bu konuda bir bilgi paylaşımı yapılmamıştı. Bu konudaki planlama yerel düzeyde değil merkezi düzeyde yapılıyordu. Haliyle o kurumlarda da net bir bilgi olmayabilirdi.

Yani elde bir B Planı yok mu?

İllaki vardı. AFAD'in il planları olduğunu biliyordu. Şu an Datça'ya gelenler, kendi ilişkileri çerçevesinde “düzensiz” bir biçimde gelenlerdi. Örn: AFAD Kahramanmaraş'ı Aydın'a yönlendirmişti ama bugün Datça'ya oradan gelenler vardı. Datça'ya kendi olanakları ile bir biçimde gelenleri turizm tesislerine “geçici barınma koşulları” çerçevesinde yerleştiriyorlardı.

Bu yerleştirilenlere buralarda şu kadar süre kalabileceksiniz türünden bir süre bildiriminde bulunuluyor mu?

Onlarda böyle bir bilgi yoktu.

 DEPREMZEDELERE YARDIMLAR NASIL YAPILIYOR?

Datça'ya gelen depremzedeler önce gidip AFAD'a kayıt yaptırıyorlar ve böylece sisteme giriyorlar. Sonra AFAD ve/veya sizden (Belediye) gereksinimleri olan yiyecek, giyecek vb. talebinde bulunuyorlar. Örn: Siz sizden talep edilenleri olanaklarınız ölçüsünde karşılamaya çalışıyorsunuz. Haliyle, size gelen depremzedenin ekonomik durumunun gerçekte ne ölçüde iyi ya da kötü olduğunu bilemiyorsunuz. Siz bu yardımı yaptıktan 3 ya da 5 gün sonra o depremzedeyi arayıp herhangi bir ihtiyacı olup olmadığını soruyor musunuz ya da size geldiği ilk anda bir şeye ihtiyacınız olduğunda hiç çekinmeden bizi arayabilirsiniz mi diyorsunuz?

Depremzedeler herhangi bir şeye ihtiyaçları olduğunda onlara ulaşabiliyorlardı. Onların şu andaki organizasyonu şöyle idi: Kendi olanakları ile Ecevit Kültür Merkezi'ne gelip Belediye'nin yürüttüğü bu organizasyona başvuranların gereksinimlerini buradan karşılıyorlardı. Bu çerçevede gelenlerin öncelikle iletişim bilgileri kaydediliyordu. Kaldıkları adresleri alınıyordu. Teslimatları mümkün olduğunca Belediye'nin araçları ile adreslerinde gerçekleştiriliyordu. O nedenle depremzedelerin adreslerini biliyorlardı. Teslimatı yapan görevlilerin birisi kadın olduğundan evin içerisine kadar girip ihtiyaçların neler olduğunu yerinde gözlemliyorlardı. Ayrıca soruyorlardı.

Yeni teslimatlar için onların sizi araması mı gerekiyor yoksa siz onları arada bir arayıp soruyor musunuz?

Arada bir arayıp soruyorlardı.

Depremzedelerin topluca kaldıkları otel gibi yerlerde karavananın ortak kaynadığı, bunun gönüllülerin getirdiği iaşelerden karşılandığı ve oralarda gönüllülerin çalıştığı söyleniyor...

Yalnız Belediye'nin organize ettiği yardım faaliyetinden değil Kaymakamlık üzerinden de, AFAD'dan da oralara iaşe gönderiliyordu. Belediye'nin sistemi, kendi olanakları ya da eşi, dostu, akrabası vb. üzerinden Datça'da yaşamını sürdürmeye çalışanlara ilk elde yiyecek, içecek, giyecek vb. içeren bir paketi ulaştırmaktı. Bu paketin içinde nelerin olacağını tamamen bağışlar belirliyordu. Bir başka deyişle bir gün önceki yardım paketinin içindekiler ile bir gün sonraki yardım paketinin içindekilerin neler olacağı tamamen bağış olarak bağışçılardan gelenlere bağlıydı. Bu konuda bir standart yoktu. Belediye kendi bütçesinden bu yardım faaliyetine herhangi bir aktarımda bulunmuyordu. Onlar bağışçıların kayıtlarını kayıt altına alıyorlar, sayıyorlar ve depoya kaldırıyorlardı. Talep geldiğinde, ki hem görevli arkadaşlar talep topluyor hem de buraya gelip talepte bulunuluyordu, o talebin neler olduğuna bakıyorlar ve daha önce herhangi bir yardım alıp almadıklarını soruyorlar, bilahare o depremzedelerin en temel gereksinimlerini karşılamaya çalışıyorlardı.

 KURUMLAR ARASINDA KOORDİNASYON BİR BİÇİMDE SAĞLANIYOR

Öyleyse, otel gibi toplu olarak yaşanılan yerlerde yaşamayanların size ya da AFAD'a giderek gereksinimlerini bildirmeleri gerektiğini söyleyebiliriz?

Belediye ile Kaymakamlık, AFAD... arasında kurum koordinasyonu tam olarak yok denilse de bu konuda Kaymakamlığın belirlediği koordinatör, Sosyal Yardımlaşma Müdürlüğü ve diğer kurumların müdürleriyle iletişim halindeydiler.

Yani Datça'da depremzedelere yardım faaliyetleri bir biçimde koordineli olarak yürütülmeye çalışılıyor?

Evet, birbirlerine elimizde şu kalmadı, şu otelde şuna, şurada buna ihtiyaç var, bugün şuraya bu kadar depremzede gelecek ama bizde şunlar kalmadı... şeklinde karşılıklı bilgi paylaşımı yapıyorlardı.

KAÇ DATÇALI YARDIMDA BULUNDU?

Bugün itibariyle, Datça'ya gelen depremzedelere yardım faaliyeti çerçevesinde kaç kişi buraya yardım getirmiştir?

Datça'ya gelen depremzedelere yardım faaliyetleri 09.02.2023 günü başlamıştı. 09 şubatta 120, 10 şubatta 69, 11 şubatta 65, 12 şubatta 50, 13 şubatta 118 kişi yardım getirmişti. Bu yardımların miktarları ve içerikleri farklı idi. 14 şubat gününe dair sayı bir-iki saat içerisinde kendisine iletilirdi. Gün gün hem gelen yardımlar hem de dağıtımların kaydı tutuluyordu. Gelen her şeyi belli başlıklar altında kodlamışlardı.

Her gün gereksinim duyulan malzemelere dair sosyal medyadan paylaşım yapılıyor. Yardım getirenler bu duyurulara dikkat ediyorlar mı yoksa kendi olanakları çerçevesinde getirmeye devam mı ediyorlar?

Bu paylaşımın çok etkisi oluyordu. Pek çok vatandaş bu duyurular çerçevesinde yardım getirdiğini söylüyordu. Şu an bulunduğumuz yardım merkezinde yardım malzemeleri ayrı ayrı odalarda tasnif ediliyordu. Her odanın sorumlusu akşamleyin gelip bende şunlar eksik diyor, koordinasyondaki görevliler toplanıp bunları Belediye'nin Basın Bürosu'na bildiriyor ve orası da ertesi günkü duyuruda bu eksiklikleri sosyal medyadan duyuruyordu.

GÖNÜLLÜ ÇALIŞANLARDA KADINLAR İLE ERKEKLERİN SAYISI EŞİT SAYILIR

Belediye'nin yardım faaliyetinde çalışabilecek gönüllüler ile ilgili çağrı yapıldığında, her ne kadar burada çoğunluğun kadın olduğu görülse de kadın-erkek ayrımı söz konusu mudur?

Yoktu. Burada gönüllü çalışanların çoğunluğunun kadın olduğu doğru değildi, eşit olduğunu söylemek daha doğru idi. Bedensel güç gerektiren koli taşıma, teslimat vb. işleri erkekler yapıyordu.

Bu yardımlaşma faaliyetinde tahminen kaç kişi yer almıştır?

İlk günden bugüne kadar burada sürekli bulunanlar hariç 150 kişinin bu faaliyete katıldığı söylenebilirdi. Her gün burada yaklaşık olarak 60 arkadaş ile çalışılıyordu. Burada daha tam oturmasa da bir vardiya sistemi vardı. Burası gün içinde 12 saat açık idi. Acil durumlarda, ki dün gece acil bir durum vardı, gece saat 24.00'e kadar açıktı. Yaptıkları hesaba göre normalde 35 kişi 5,5 saat çalışır ise bir 35 kişinin de diğer 5,5 saat çalışması gerekiyordu. Yani toplam 70 kişi. Ancak Belediye çalışanı arkadaşlar bu vardiya sistemine dahil değildiler. Onlar gün boyu, hatta bazen mesai demeden daha uzun süre burada çalışıyorlardı.

Bu “gönüllüler” konusunda bir sıkıntı var mı?

Yoktu.

BU YARDIMLAR SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?

Diyelim ki bu süreç 15 marta kadar devam etti. Bir gönüllülük faaliyeti olması hasebiyle bu faaliyetin sürdürülebilirlilik oranı nedir?

Bu konuda bir öngörüde bulunulabileceğini sanmıyordu; bu tamamen gönüllü çalışmaya ve yapılacak yardımlara bağlıydı. Bu soruya mantıklı bir yanıt vermek olası değildi. İlk günler insanlar olayın heyecanıyla ciddi katkılarda bulunmuşlardı. O yardımları deprem bölgelerine göndermişlerdi. Gönderdikleri bu yardımların gerçekten de yerine ulaştığı teyidini almışlardı. O videolarda görülen sağa sola atılmış malzemelerin buradan gönderilenler olmadığını bir biçimde öğrenmişlerdi. Sonrasında, depremzedelerin Datça'ya geleceğini öğrendiklerinde bundan sonra yapılacak yardımların bu depremzedelere ulaştırılacağını duyurmuşlardı. İlk elde sıfır ürün gelmişti. Bu nitelikteki ürünlerde bir azalma başlayınca ikinci el ürünlerden temiz ve kullanılabilir olanlarının da kabul edilebileceğini duyurmuşlardı. Örn: Battaniye ve yorgan için bir yıkamacı ile anlaşmışlar ve gelen bu tür malzemeyi orada yıkatmışlardı. Kısacası buraya daha kaç depremzedenin geleceğini, burada daha ne kadar kalacaklarını, bağışların daha ne kadar devam edeceğini bilemedikleri için hiç bir şey söylenemezdi.

 DATÇA'DA KALMAYA KARAR VEREN DEPREMZEDELER NE OLACAK?

Bir varsayım olarak diyelim ki buraya 2600 civarında depremzede geldi. 15 marttan sonra bunların 1000 tanesi biz geriye dönmeyeceğiz, Datça'da yaşamımızı sürdürmeye devam etmek istiyoruz dedi. Yerel yönetimin (Belediye'nin) böyle bir olasılığa dair elinde uygulanabilir bir senaryosu var mı?

Bu soruyu Başkan'a sormalıydım. Bu konuda bir görüşmeleri olmamıştı.

Yani burada kalmaya ve burada yaşamaya karar veren depremzedeler nasıl Datçalılaşacaklar? Bu konuyu yalnız Belediye değil, burada var olan bütün platformlar, siyasi partiler, kurumlar vb. tartışmaya başlamalılar. Dahası bu konu depremzedelerin bundan sonraki yaşamlarını devam ettirmeye karar verecekleri her yerde gündeme alınmalı ve tartışılmalı. Eğer bunun bir yanıtı yoksa bunun sonu kaostur. Bu 1000 kişi burada kalmaya karar verdiğinde siz ona iş, aş veremiyorsanız... yarın zorunda kalıp sizin eve girdiğinde onu suçlayamazsınız. Bu soruyu asıl Devlet'e sormak gerekir ama şimdi sizinle sohbet ettiğim için size soruyorum.

(Belediye Meclis üyesi) Belediyelerin ani bir refleks ile hareket etmeleri zaten çok sağlıklı olmaz. Belediyelerin durumları belli. Gelebilecek depremzedelere yönelik yapabileceklerinin, organizasyonun başına geçip halktan gelecek desteği doğru bir şekilde iletmeye çalışmaktan öteye gidebileceğini sanmıyorum. Özellikle Datça Belediyesi'nin...

Datça Belediyesi bu konuda uygulanabilir bir senaryo yazmaya başlasa iyi olacak; çünkü buraya gelecek depremzedelerin bir kısmı geriye dönmeyecek. Şu anki bazı veriler bunu işaret ediyor.

(Belediye Meclis üyesi) Sence, Datça gelen depremzedeler için ekonomik olarak doğru bir lokasyon mu?

Doğru diye bir şey yok. Nesnel durumdan hareket ediyoruz. Burada kalmaya karar veren kimse kiralık ev bile bulamaz; halihazırda bu konuda ciddi bir sıkıntı var. Burada bizim mahalledeki Hisarlı Öğrenci Yurdu dışında öğrenci yurdu da yok. Örn: Muğla'da depremzedeler Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğrenci Yurtlarına yerleştirilmeye başlanmış. Demek ki siyasi iktidar üniversite öğrencilerini gözden çıkarmış. Datça'da bu olanak da yok. Bu durumda gelen depremzedeler 15 marttan sonra Datça'da kalmak istediklerinde bir biçimde geldikleri yerlere ya da başka bir yere mi gönderilecek?

(Belediye Meclis üyesi) Bu sistemin verebileceği bir cevap.

Belediye olarak önünüze böyle bir sorun gelecek, onu söyleyeyim.

(Belediye Meclis üyesi) Depremin yol açtığı yaralar sarıldıktan sonra, ki sarılmaya başlandı, yıkılan binalar ile ilgili projeler filan geliştirilmeye başlandı, herhalde oralarda deprem kenti yaratıldıktan sonra, çadır kent, ne bileyim barınma imkanı sağlandıktan sonra, konteynır kentler falan oluşturulduktan sonra benim tahminim burada misafir olarak kaydı yapılanların devlet olanaklarıyla gönderilmesi söz konusu olabilir. Ama burada yaşama gücü olanlara, ki bazılarının var...

Benim sorum hali vakti yerinde olanlar için değil, olmayanlar içindi...

İlke Curacı, yeniden konuşmaya başlayarak, kendisinin burada yardım kuruluşunun organizasyonunda yer aldığı ve kamu kurumlarıyla koordinasyon toplantılarına Başkan ile Başkan Yardımcısının katıldığı için o toplantılarda bu konularda bir görüşme yapılıp yapılmadığını bilmediğini söyledi.

 BU YARDIM FAALİYETİ “GÜVEN DUYGUSUNUN” İFADESİDİR

Özet olarak, yardımlar buraya getirildiğinde kayıt altına alınıyor, tasnif ediliyor ve depremzedelere gereksinimleri çerçevesinde Belediye'nin görevlilerince dağıtılıyor, bunların da kaydı tutuluyor; benim gördüğüm bu. Bir başka şey şu: Burası, Datçalıların gönüllü bir biçimde yardım ettikleri bir yer. Bu Datça Belediyesi için ciddi bir “güven” göstergesidir. Gönüllü çalışanlar, yapılan yardımlar, yardım edenlerin sayısı... bunu gösteriyor.

Bu yardım merkezinde 3 formda çalışılıyordu. Buraya gelip ihtiyaç bildirenlerden ya da sahada dolaşan görevlilerin tespitlerinden hareketle durum tespiti yapılıp talep formları, bu formlara uygun olarak koliler ve haliyle teslimat formları hazırlanıyor, hazırlanan koliler adreslere teslim ediliyor, bilgiler kayda giriliyordu. Aynı şekilde bağışçıların getirdiği ürünler eğer sıfır ise teslim alındığında kaydı tutuluyordu. İkinci elde bunu yapmıyorlardı. Öncelikle o ürünlerin elden geçirilmesi gerekiyordu... Sıfır üründe bazı bağışçılar isimlerinin yazılmasını istemiyorlardı. Böylesi durumlarda bağışçıyla konuşup ikna etme yoluna gidiyorlardı. Anlatınca bağışçılar anlayış gösterip adlarını yazdırıyorlardı. Bir kamu kurumu olmaları hasebiyle bu konuda en küçük söylentiye izin veremezlerdi. Açık ve şeffaf olmalıydılar. Bu nedenlerle kayıtlar çok önemliydi. Gün sonu yazılı raporu ilgili müdürlüklere veriyorlardı. Sosyal medyada görevli arkadaşları da bu verilerden yola çıkarak gerekli paylaşımları yapıyorlardı.

Belediye sadece bu iş için özel bir organizasyon mu oluşturdu? Bu yardım faaliyeti hangi kurum üzerinden yürütülüyor?

Belediye bu faaliyet ile ilgili olarak “Yardım Merkezi” adı altında bir yer oluşturmuştu. Ecevit Kültür Merkezi bu faaliyetin üssü haline getirilmişti. Kendisi resmi bir görevlendirme yazısı ile burada göreve başlamıştı. Mert (Eser) bu işin başından beri gönüllüler ile birlikte bu faaliyeti yürütmeye çalışmıştı. Bundan sonraki süreçte ikisi Belediye adına burada görev yapıyorlardı. Burada kendilerine Belediye Meclis Üyeleri, Belediye'nin iki aracı ile 17 personeli, CHP Kadın ve Gençlik Kolları, diğer bazı siyasi partilerden kadın ve gençler de ki burası her Datçalının katılımına açıktı, burada bu faaliyetin içinde yer alıyorlardı. Burada gönüllü çalışmak isteyenler Mert ile kendisine doğrudan başvurarak görevlendiriliyorlardı. Görevlendirmede herkesin kendisi ile ilgili beyanı esas alınıyordu. Kendisinin konumunu, gelen yardımın eşit ve adil bir biçimde dağıtılmasında aracı olarak görüyordu. Elbette Başkanın talimatı ve Belediye'nin yönetiminde...

 




Bu haber 895 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI