Bugun...



Milas Çevre Yolunun Yaşattığı Acılar ve Katil Çevreyolu

Bu yol 80’lerin başında yapıldığında Milas kaç kişiydi? Bodrum kaç kişiydi? Kaldı ki o zamanların bölünmüş ilk yoluydu bölgede ve hayal meyal hatırlıyorum o zamanda karşı çıkılmıştı yol dışarıya alınırsa esnaf biter, Milas biter diye. Düşünsenize çevre yolu Milas’ın içinden geçiyor halâ.

facebook-paylas
Güncelleme: 26-09-2022 23:02:44 Tarih: 26-09-2022 22:25

Milas Çevre Yolunun Yaşattığı Acılar ve Katil Çevreyolu

GÜLTEKİN BİLGE (Kaza Kurbanı Baran Aslan’ın Dayısı)

Aklımdan geçenleri, duygularımı dilim döndüğünce anlatıp, aktarabilirim umarım. Öncelikle şunu belirteyim; büyüyorsak, elbiseler küçük gelir, bebek te, genç te hatta hatta halen Milas ta, Bodrum da hep büyüyor öyle değil mi? Bu yol 80’lerin başında yapıldığında Milas kaç kişiydi? Bodrum kaç kişiydi? Kaldı ki o zamanların bölünmüş ilk yoluydu bölgede ve hayal meyal hatırlıyorum o zamanda karşı çıkılmıştı yol dışarıya alınırsa esnaf biter, Milas biter diye. Düşünsenize çevre yolu Milas’ın içinden geçiyor halâ.

BODRUM’A GİDERKEN İÇİNDEN GEÇİYORLAR AMA MİLAS’I FARK ETMİYORLAR

Uzun zamandır gittiğim yerlerde, şehrimle ilgili konuştuklarımın çoğu % 80-90 Bodrum’a gelmiş oluyor ama çoğunluğu Milas’ı fark etmemiş oluyorlar. Sebebi; otobüsle gelen saat itibarıyla sabaha karşı uyuyarak, aracıyla gelen son yarım saat diye basmış gaza. Önüne insan mı hayvan mı çıkmış fark edemeden aceleyle ezmiş geçmiş, şehrim Milas’ı da. Her çeşit insan Bodrum’a gelmiş ama Milas’ı çiğnemiş geçmişler.

Çevre yolunun şehir dışına çıkarılmasına tepki gösterenler, karşı çıkanlar var. Sanki Susurluğuz; onlarca yol üstü tesislerimiz var da kapanacak, binlerce işsizimiz olacak sanki. Kaldı ki bu yol alternatifli üç mahalle değişikliyle gene Milâs’tan geçmeyecek mi? Sabah 6-8 arası Opet’in orada çift sıra parklar yapılıp, yolun trafik akışının aksadığı hatta zaman zaman durduğuna, burada çok kişi şahit olmuştur. Ne için? Çay, poğaça, simit için, (hepsi yerli halk, servisler, tırlar)

Devlet haklı ve çok doğru kanun çıkarmış. İstihap haddinden fazla yük, fazla yolcu taşıyanlar cezalandırılır diye. Bizim bu yolun da uzun zamandır istihap haddinin üstünde yükü var ve elbette cezası da. Cezasını gene biz ödüyoruz; ölerek. Dün biz, bugün ben, yarın Allah vermeye içimizden biri, gene biz ödeyeceğiz. Olmadığını düşündüğüm Ekonomik, sosyolojik kazancımızın bedelini; canlarımızla ödemeye değer mi?

Vermeden almak Allah’a mahsustur ama bahsi geçen yol için de geçerli bence.  Şahsi kanaatim, Sosyokültüreli bilmem ama ekonomik olarak kazancımız(!) olduğunu tecrübemle sabit biliyorum: bir poğaça, bir simit sattık, yanında çay ikram.

YEĞENİMİ KAYBETTİĞİM KAZA ANI

16 Ocak 2017 Pazartesi öğle gibi, bir tır Adapazarı’ndan 4 traktör yüklüyor; Dörttepe ve Mumcular’a indirmek üzere. 17 Ocak sabah saat 04:30 civarı aşırı yağmurla Milas’a giriyor. Yol üstünde bedava çay tabelasını görüp, sağ şerite, dörtlülerini yakıp duruyor. Bir simit, bir poğaça alıyor, çay da bedava nasıl olsa. 14 plakalı tır sağ şeritte park halinde ama dörtlüleri yanık… Yerel maden tırlarımızda her zamanki gibi 7/24 çalışmakta tabi. Maden tırlarımızdan biri aynı dakikalarda Halilbey bulvarından, Güllük istikametine doğru ilerlerken; Opet’e yaklaştığı sırada, yağmurdan mı olsa, sağ şeritte başka bir aracın park ettiğini gördüğünden mi olsa gerek; arkasından gelen aracın ısrarla sellektörle yol isteme uyarılarını aldırmadan sol şeritten ilerlemeye devam eder. Arkada yol isteyenin, 21 yaşında kanı kaynayan bir kişinin hayatının son hareketlerinin olduğunu bilse, eminim yapabileceğinin onlarcasından birini yapardı.

ÜÇ EVİN BİR OĞLU BARAN

Dedim ya yol isteyen delikanlı, yol verilmeyince, sabredemez; beyaz maden tırının sağından geçmek için manevra yapar. Yağmurun da şiddetiyle bilmez, görmez sağ şeridin başka bir tır tarafından kapatıldığını. Fark ettiğinde ise iş işten geçmiştir. Sağ şeritte park halindeki tırın altına girer. Aortuna isabet eden tırın demir parçasıyla 4 aylıkken yetim kaldığı babasının makûs kaderini daha genç yaşta yaşar. Son nefesini vermesine sebep olur. Bu trajik kaza; kanının kaynadığı, hayatının baharında, üç evin bir oğlu, 21 yaşındaki çakı gibi evladımızın buz gibi bedenine sarılmamıza, gencecik bir fidanı, hayatının baharında kara toprağa vermenin tarifi olmayan acısını yaşattı bizlere. Allah’ım kimseye yaşatmasın böyle bir acıyı. 14 plakalı tırcı da, maden tırı da kahrolmuşlardır mutlaka. Keşke gelmeseydim, keşke durmayaydım, keşkeler keşkeler… Böyle hissettiklerini düşündüğümüzden kimseden şikâyetçi ve davacı olmadık ama kazaya neden olan tır şoförünün ismini cismini öğrendim, gidip seninle hesabım var demeyi çok kez düşündüm ama tek suçlu o değildi ki…

KATİL ÇEVRE YOLU

Tüm olumsuz koşullar biraraya gelince, bu sonuç ortaya çıkıyordu (kader, yazı, sebep, altyapı yetersizliği vs. vs.). Demem o ki o tarihte yeni çevre yolu olmuş olsaydı o iki tır orada olmayacaktı. Bu katil çevre yolunda ilk yanan biz değiliz son yanan da ama bu yol bu haliyle kullanıldığı sürece direkt veya dolaylı çok yaşam için geç kalınmış olacak. Bu, olmasın. Sarıçay köprüsünden, Pilavtepe’ye olan mevcut yolda kaç insanımız hayatını kaybetti. Araştırılıp ortaya konulup ona göre vicdanen hareket edilmeli.

YENİ ÇEVRE YOLUNUN ADI

Önce insan şiarıyla, sizlerden ricam, tarihi su kemerlerimizi de yarıp geçen bu yolun, transit geçişlere alternatifi olmalı. Mevcut yolda yaşamı son bulanların manevi anılarına, oğlumuzun adının yeni açılacak yolda isminin yaşayabilmesi için BARAN ASLAN ÇEVRE YOLU adının verilmesi; hem haklı sebebi olmasına hem de pek çok tanıyanlarının acılarını dindireceğinden, tüm sevenleri adına talep ediyorum. Teklifimizin kamuoyunda da yer bulacağına yürekten inancımla teşekkür eder, sevgi ve saygılarımı sunarım.

 

Editör: Nevzat Çağlar Tüfekçi




Bu haber 1475 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER TOPLUM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI