Bugun...



Milas’ta, Akbelen İçin “Mücadeleyi Yükseltelim” Toplantısı Yapıldı

Akbelen’de zeytin katliamı ve kamulaştırma duyumlarının alınmasıyla birlikte süreç önemli bir noktaya geldi. Eylül ayından bu yana süren baskı, geçtiğimiz günlerde açık bir zeytin kıyımına dönüştü. Bununla birlikte; başta İkizköy olmak üzere Çamköy ve Karacahisar’ı da kapsayan, yaklaşık 1600 tapunun Ocak ayında kamulaştırılacağına dair duyumlar da giderek yayılmaya başladı.

facebook-paylas
Güncelleme: 04-01-2026 02:12:39 Tarih: 03-01-2026 23:35

Milas’ta, Akbelen İçin “Mücadeleyi Yükseltelim” Toplantısı Yapıldı

NEVZAT ÇAĞLAR TÜFEKÇİ

ÇAĞRI

Bu gelişmeler üzerine İkizköy Çevre Komitesi yaptığı açıklamada; “Biz bu madene karşı 7 yıldır; toprağımızı, zeytinimizi, yaşamımızı savunarak, elimizde ne varsa ortaya koyarak direniyoruz. Bu yolda dayanışma içinde çok insanla yan yana geldik, Her destek, her ses, her adım bizi bugünlere taşıdı,” denilerek, “Mücadelenin bu aşamasında sizlerle biraraya gelmek istiyoruz. Önümüzdeki dönemde Milas, Bodrum ve Muğla merkez olmak üzere üç ayrı yerde toplantılar yapacağız. Bu buluşmaların ilkini, Milas’ta gerçekleştireceğiz,” ifadeleri kullanıldı.

KATILIMCILAR

Milas’taki toplantı, Belediyenin toplantı ve düğün salonunda gerçekleştirildi. Düzenlenen toplantıya CHP İl ve İlçe yöneticileri, TİP, DEM Parti, Sol parti Temsilcileri, TKP, Belediye Başkanı Fevzi Topuz, Bazı Belediye Meclisi Üyeleri, Milas Kent Konseyi, Milas 78’lliler, Bodrum Gümüşlük Forumu, yaşam savunucuları, çevreciler ve vatandaşlar katıldı.

TOPLANTIDA DİLE GETİRİLENLER

2019’da başlayan ve 7 yıldır devam eden mücadelede İkizköylüler ve ‘Akbelen Ormanları yok olmasın’ diye mücadele edenler yeni yol haritasını belirlemek üzere 3 Ocak 2026 Cumartesi günü Milas Belediyesi Toplantı ve Düğün Salonu’nda biraraya geldiler. Toplantının amacını, direnişin simge isimlerinden biri olan ve aynı zamanda İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık biraz da sitemkâr bir ifade ile ortaya koydu:

“MİLAS NEDEN SESSİZ?”

NEJLA IŞIK: “Her ne pahasına olursa olsun ormanımızı, zeytinliklerimizi, suyumuzu, tarım alanlarımızı ve bütünüyle çevremizi korumaya kararlıyız. Bugüne kadar yapılanları önemsiyoruz ancak bu mücadelenin sürmesi için yeni bir yol haritasına ihtiyaç var. En son aldığımız duyumlara göre 1600 tapu, kamulaştırılmak üzere gönderilmiş. Alınacak kamulaştırma kararıyla her şey bitmiş olmayacak. Hukuk zemininde bugüne kadar verdiğimiz mücadele aynen devam edecek.

Bugün bu toplantıda neyi nasıl yapacağımızı ortaya koyacağız. Aslında verilen mücadeleyi Muğla duydu. Ankara duydu. Türkiye duydu ancak neden Milas bu konuda sessiz! Oysa yok edilmek istenen sadece İkizköy değil, Karacahisar değil. Milas-Ören arası tüm mahalleler, hatta Bodrum’a kadar uzanacak bir yok oluştan söz ediyoruz. Yağmur çamur demeden, sıcak soğuk demeden 7 yıldır verdiğimiz mücadeleyi sanırım Milas’a, Milaslılara anlatmakta yetersiz kaldık. Ya da verdiğimiz mücadele tam olarak anlaşılamadı.”

ESRA IŞIK: “Burada söz almak, öneri sunmak isteyenleri dinlemek istiyoruz. Bugüne kadar yapılanları tekrarlamak yerine, bundan sonrası yapılacakları konuşmak daha önemli diyoruz. Bugüne kadar bizleri yalnız bırakmayan, mücadelemize omuz verenlere teşekkür ediyoruz ancak daha fazlasına ihtiyacımız var. Yapılan bu hukuksuzca yıkıma ancak güç birliği yaparak karşı durabiliriz”

CHP ESKİ MUĞLA MİLLETVEKİLİ SUAT ÖZCAN, ‘Zeytin işleme entegre tesis’ önerisini ileri sürerek, zeytin ağacı başta olmak üzere doğanın bekçisi ağaçların korunabileceğini, bölge insanının da ana geçim kaynağı olarak varlığını sürdürebileceğini söyledi.

BESALET ALKAYA (TİP İLÇE BAŞKANI): “Kamulaştırılması düşünülen 1600 tapu için tek tek köylülerin dava açması ve masrafını karşılamaları çok zor. Bu tapu sahiplerinin örgütlenmesi, masraflarının karşılanması için Milas Belediyesinin destek olmasını istiyorum.”

ÜMİT ÖZBEK (MİLAS KENT KONSEYİ BAŞKANI): “Katılımcılar, Akbelen mücadelesinin geçmişinden bugüne kadar olduğu hakkında konuştu. Komisyon çalışması için isimlerimizi yazdırdık. Burada bulunan arkadaşlar bugün buraya geldiklerine göre Akbelen açısından duyarlı olan arkadaşlardır. Duyarsız olanları, istediğiniz kadar çağırın buraya gelmezler. Geçmişte de böyle oldu, bugün de böyle, yarın da böyle olacak. En kısa süre içerisinde 2-3 kişilik bir ekip oluşsun, hemen çalışmalara başlayalım. Kent konseyinde bulunan Avukat arkadaşımız, Hukuk Komisyonu kurulursa ben yer alırım dedi.”

AHMET KILBEY (CHP İLÇE BAŞKANI): “Sözlerimizi pratiğe geçirmeliyiz. Çalışmalarımızı komisyonlar ile daha örgütlü yürütmeliyiz. Şu komisyonların kurulmasını öneriyorum: Örgütlenme, Propaganda, Basın-İletişim ve Hukuk.”

MEHMET HANEFİ YILMAZ(DEM PARTİ MİLAS): “Biz parti olarak Akbelen mücadele süreçlerinin her aşamasında olduk. Biz kurulacak komisyonlarda görev almak istiyoruz. Bu mücadelenin TBMM ayağının yönetilmesinde de varız diyorum.”

SELAHATTİN AYDIN (ARKEOLOG): “Şu anda 1600 tapunun kamulaştırma çalışmaları var İkizköy’de. Bunu yapma k için güçleri var. Ben burada biraz eleştirel konuşmak istiyorum. CHP ilçe örgütüne bir eleştirim var. Milas’ta gitmediğim köy, oturmadığım kahvehane yok. İlçe örgütü burada bu kuvvetli iken bu insanlara dokunamamasını, bu insanlara ulaşamamasını ben normal bulmuyorum açıkçası. Bir başka nokta da… Bu düzende mevcut şirketleri karşımıza almadan bu düzenden kurtulma şansımız yok. Eczacıbaşı İstanbul’da kültür sanat faaliyetleri yaparken burada beyaz maden için dağlarımızı tahrip etmekte, bitki örtüsüne zarar vermekte. Burada konuştuklarımızı artık yapalım. Bence en önemli şey bu! Ben birçok toplantıya katılıyorum, gidiyorum ama en eksik gördüğüm şey aktif hale geçtiğimiz zaman kimseyi yanımızda bulamamız. Çevremize, doğamıza, tüm canlıların yaşam hakkı için daha aktif olmalıyız. Karşımızdaki örgütlü sermeye güçlerine karşı bizler de kendi örgütlülüğümüzü sağlamalıyız. “

FAZIL MOROĞLU(YAŞAM SAVUNUCUSU): “Bu yedi senelik mücadelede Akbelen’in bir kimliği, bir karakteri oluştu. Bunu zayıflatmayalım, Bunu yeniden canlandıralım. Akbelen yeniden, Akbelen için yeniden hep birlikte yola çıkmalıyız. Aktif olarak çalıştığım ulusal ve uluslararası sivil toplum örgütleriyle yeniden iletişim kurarak, onları buraya çekeceğim. Biz burada binleri topladık. Barikatların önüne geçtik. Çok fazla mücadele deneyimizi var. Yeniden toplanalım. Hep birlikte olursak, mücadelemizi yükseltiriz.”

ALİ GÖNENLİ (YAZAR): “Ben Yatağan Termik santralının yanından akan derede Ağustos ayında balık yakalardım. Şimdi bırakın balığı bu derede su yok. Stratonikeia antik kentinde binlerce yıl kullanılan hamam suları yok. Niye yok? Üst tarafındaki kömür yüzünden. Karacahisar’ın suyu yok. Neden, bu kömür yüzünden. Çok güzel bir öneride bulunacağım. O termik santral şu anda görevini yapıyor. Sayın başkan, belediye başkanı o da kendi görevini yapıyor.  Onların görevi bizim toprağımıza saldırmak, zeytinimizi yok etmek. Elimizde hukuki dayanak da var. Termik santrallar kapatılmadığı sürece; yaşam alanlarımızı korumamış olacağız. Biz termik santralları nasıl kapattırız, ona yoğunlaşalım. Termik santralların bizim parayla alamadığımız suyu bedava kullanmaları adil değil. Eğer termik santrallar kapatılsaydı, Ekinambarı- Şuşi su kaynağından Bodrum’a su vermeye gerek kalmazdı. Milas ve Bodrum’un kullanacağı su kadar suyu termik santral bedava kullanıyor.”

NEVZAT ÇAĞLAR TÜFEKÇİ (MİLAS 78’LİLER): “Milas’ın ovaları, dağları; vahşi madencilerin, rantiyecilerin iştahını kabartıyor. 2002 yılı sonu itibarıyla Milas’ta maden araması ve işletmeciliği yapan 44 firma vardı. Şimdi ÇED engelinin aşılması kolay hale getirildiği için bu sayı 50’yi aşmıştır. Milas’ın 2167 kilometrekarelik yüzölçümü, büyük şehirlerden kaçanlar için alternatif yaşam olanakları sunarken diğer yandan madenciler tarafından doğamız ve yeraltı sularımız zarar görüyor. Akbelen’deki madencilik faaliyeti su kaynaklarımızı kuruttu, çam ağaçlarını kestiler. Eskiden Muğla’nın %68’i ormanlıktı. Orman yangınları ve madencilik çalışmalarından dolayı il orman yüzölçümü %60’a düştü. Yüzde 8’lik azalma iklimimizin daha sıcak olmasını sağladı. Gelecek nesillere güzel bir Milas bırakabilmek için hep birlikte mücadele etmeliyiz. Yerel yönetimin de bu mücadelenin içinde olması, mücadeleyi etkili ve güçlü kılar.

BELEDİYE BAŞKANI FEVZİ TOPUZ: “Birlikten güç doğar. Arkadaşlarımızın bugüne kadar ki çalışmalarını destek oluyoruz. Bu ülkenin geleceği için birlikte olmak zorundayız. Bu doğada yaşayan her türlü canlının yaşam hakkı olduğunu bilerek hareket etmek lazım. Ağaç da bir canlıdır, onun üzerinde yaşan kuşlar, yerde yaşayan böcekler de bir canlıdır. İnsanlar da bir canlıdır. İnsanlar gibi her canlının bir yaşam hakkı vardır. Onları da savunmak zorundayız. Susuzluk yalnız insana mahsus değildir. Biz bu ülkenin, bu coğrafyanın değerini iyi bilmek durumundayız. Bu coğrafyada insanları vd. canlıların yaşam koşullarını iyileştirecek mücadele içinde olmalıyız.

Elimizdeki mahkeme yıkım kararlarını biraraya getirelim bir an önce bu dosyaları ilgili makamlara, ülkeyi yöneten iradeye ulaştırılalım. Gereğinin yapılmasını isteyelim. Burada bir çalışma komisyonu oluşması lazım. Gerek ilde gerekse iktidar nezdinde girişimlerde bulunmasında yarar var. Ben bir yerel yönetici olarak her çalışma ortamında, her platformda sizin yanınızdayım. Kanunların bize verdiği yetkileri bu konuda sonuna kadar kullanırız. Yeterki buradaki insanlar hem sağlıklı ortamda yaşasınlar hem de bölgemizin değerlerinin korunması açısından bize verilen görevi de layıkıyla yerine getireceğiz.”

NEJLA IŞIK'IN KAPANIŞ KONUŞMASI

Toplantı, İkizköy Muhtarı Nejla Işık'ın duygu dolu ve gözü yaşlı olarak yaptığı şu konuşmayla son buldu: “Sivil Toplum Kuruluşuyla, derneğiyle, insanıyla, vatandaşıyla bir bütün olalım ya! Şirketler nasıl örgütleniyor, nasıl birbirini kolluyorsa, biz de birbirimizi kollayalım. Bunu istiyoruz. Birlik olmaya ihtiyacımız var. Bu şirketlerin karşısında tek tek olursak, yutuluyoruz. Biz şu anda madeni durdurmak zorundayız. Biz önce madeni kapattıracağız. Biz Akbelen’den öteye maden bir adım ilerlemesin dememiz lazım önce. Su bitince hiçbir şey olmayacak. O santral neyle yıkayacak o kömürünü o zaman? Önce madeni Akbelen’den öteye bir kıdım dahi ilerletmememiz lazım. Bunu önümüze koyacağız.

Gönüllü kimler varsa, nerede olurlarsa olsunlar, kuracağımız komisyonlarda, WhatsApp gruplarında yer almalı. Biz o şirkete asla eğilmedik, bundan sonra da eğilmeyeceğiz. Dün çoluğu çocuğu, hayvanları, tarlamızı bırakıp Ankara’da nasıl eylem yaptıysak, burada da yaparız. Yeter ki birbirimize güvenelim, sarılalım, kucaklaşalım. Düşmanlıktan bir şey olmaz. Birbirimizi kırmayalım, üzmeyelim. İkizköylüler’i, Çamköylüler’i, Karacahisarlılar’ı yalnız bırakmayın. Goca Milas bir şirketten büyüktür diyoruz ama bu kadar insan gereksiz yere tartışıyoruz. Birbirimizle tartışmak yerine önümüzdeki hedefe odaklanalım. Biz birbirimizin düşmanı değiliz. Bunu anlayalım. Biz düşmanımızı dışımızda arayalım.”

 Komisyonlarda görev almak isteyenler de isimlerini yazdırdılar.




Bu haber 1022 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER ÇEVRE Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI