|
Tweet |
NEVZAT ÇAĞLAR TÜFEKÇİ
Milas 78’liler olarak, biz de kendi içimizde bu konuyu tartıştık. Grubumuz farklı siyasi görüşlerin birarada olduğu heterojen bir yapıya sahipti. Doğal olarak yönetim de bu özellikleri taşıyordu.
Bazı arkadaşlarımız, il örgütlerinin(parti-sendika) aldığı karar doğrultusunda, İl merkezi Menteşe’deki mitinge katıldı. Bazı arkadaşlarımız da, Bodrum’da ilk defa düzenlenen 1 Mayıs etkinliğine destek verilmesi düşüncesiyle; Bodrum 1 Mayıs mitingine katılım sağladı.
Doğal olarak, partili ve sendikalı grup arkadaşlarımız, örgütlü güçlerinin pankartları arkasında ve kendi gruplarıyla birlikte yürüdüler. Grup üyesi olarak birçok arkadaşımız 1 Mayıs etkinliklerinde yerlerini aldılar.
Bazılarımız da Bodrum’da ilk defa düzenlenen mitinge destek vermek düşüncesiyle Bodrum mitingine katıldı. Grubumuzdan Bodrum mitingine katılan birçok arkadaşımız oldu. Onlar kendi öz örgütleri olan Sol Parti ve EMEP grubu içinde yer aldılar.
Yönetimden bir arkadaşla birlikte Bodrum mitingine katıldım. Arkadaşımın yürüme sorunu olduğu için, Kalenin yanındaki polis bariyerleriyle çevrili miting alanında bekledi. Ben elimde MİLAS 78’liler pankartı ile tek başıma buluşma noktası olan Neyzen Tevfik Caddesi boyunca Marina’ya doğru yürümeye başladım. Marina’ya doğru giderken, elimdeki pankart çevrede bulunanların dikkatini çekiyor; fotoğrafımı çekenler ya da pankartla birlikte fotoğrafını çektirenler oluyordu.
İnsan inandığı bir hedef için tek başına kalsa da yoluna devam etmeliydi. Biz bu sol kültürü almış ve bu bilinçle yoğrulmuştuk! İnsan yalnız başına da kalsa inandığı fikirler uğruna mücadele etmekten vazgeçmemeliydi…
Marina’da oluşan kortejin içinde yerimi aldım. Etrafımda olanlar ya da yanımızdan geçenler; ilgiyle MİLAS 78’liler pankartına bakıyordu. ‘Biz de 78’liyiz’ diyen yanımdaki konuşmalara tanık oldum. Onlardan bazıları, kadın veya erkek, “üniversiteli yıllarımızda, ’Hey DEV-GENÇ’li, Hey DEV-GENÇ’li…’, ‘Gündoğdu hep uyandık, siperlere dayandık’ gibi marşları çok söyledik. O direniş tavrı, bizim karakterimiz ve sonraki süreçte de yaşam çizgimiz oldu,” diyerek, 78 kuşağına olan aidiyet duygularını dile getirdiler.
Yürüyüşe geçmeden önce Marina’daki bekleme anında, önümde iki küçük çocuğu ile birlikte bulunan genç bir anneyle de diyaloğum oldu. Anne bana sordu: “Deminden beri merak ediyordum, 78’li ne demek,” diye. Anneye şöyle dedim: “68 ve 78 kuşakları; kendi dönemlerinde devrimci mücadele içinde yer alan, ülkelerinin bağımsızlığı için, baskıya-zulme ve sömürüye karşı hayatları pahasına mücadele veren kuşakları temsil eder. Her ikisi de gençlik hareketi olup, eylemleriyle kitlelerle kaynaşmışlardır. 1980 öncesinde 15-20’li yaşlarda olan bizler, şimdi ilerleyen yaşlarında da aynı duygu, inanç ve kararlıkla mücadeleye devam ediyoruz.” Anne, “Anladım,” diyerek teşekkür etti.
Yürüyüşe tek başıma başladım ama yürüyüş sırasında, “Biz de 78’liyiz,” diyerek yanıma gelenler, benimle birlikte yürüyenler, pankartı tutanlar oldu. Miting alanına kadar bu şekilde o tanımadığım ama gönül birliği içinde olduğumuz insanlarla hep birlikte yürüdük. Bizleri biraraya getiren, buluşturan ortak düşüncelerimiz, ülkemizin bağımsızlığına ve o güzel yarınlarına olan inancımızdı!
Ortak düşünceler, ortak idealler, baskıya-zulme-adaletsizliğe karşı olma, mutlu bir gelecek hayali; doğru yerde, doğru bir önderlikle insanları biraraya getirebiliyor, mücadele içinde yer almalarını sağlıyordu!
Mitinge giderken ve yürüyüşe başlarken 1 kişiydim; sonra 10, 15, 20 olduk… Yürüye yürüye, barış ve özgürlük türkülerini söyleye söyleye çoğaldık… Güzel günlere olan inancımızla; meydanları doldurduk, insan seli olduk aktık, bendimizi yıktık…