Bugun...



Zeytinimize Dokunmayın!

Zeytin, kahvaltı soframızın vazgeçilmez bir besin kaynağıdır. Yeşili, siyahıyla, sele zeytini, çekişgesi, yağlı zeytiniyle sofralarımızın baş tacıdır. Hatta yemek olmadığı zaman zeytin- peynir- ekmek ve çayla bir güzel karnımızı doyururuz. Zeytin tanelerinin yağhanede sıkılmasıyla elde edilen yağ ise yemek pişirirken kullanılır. Biz Egeliler, her yemeği, hatta pilavı bile zeytinyağlı yaparız.

facebook-paylas
Tarih: 04-03-2022 14:26

Zeytinimize Dokunmayın!

GÜLDEN SÖKELİOĞLU

Zeytin, kahvaltı soframızın vazgeçilmez bir besin kaynağıdır.

Yeşili, siyahıyla, sele zeytini, çekişgesi, yağlı zeytiniyle sofralarımızın baş tacıdır.

Hatta yemek olmadığı zaman zeytin- peynir- ekmek ve çayla bir güzel karnımızı doyururuz.

Zeytin tanelerinin yağhanede sıkılmasıyla elde edilen yağ ise yemek pişirirken kullanılır.

Biz Egeliler, her yemeği, hatta pilavı bile zeytinyağlı yaparız.

Zeytinin çekirdeği öğütülerek elde edilen pirina, apartmanlarda kalorifer yakıtı olarak kullanılmaktadır.

Eskiden evlerde, mangallarda yakılan pirina ısınma aracı olarak kullanılırdı.

Ayrıca elektriğin olmadığı zamanlarda yağ kandillerinin içine konur, aydınlanma amacıyla kullanılırdı.

*

Zeytin toplandıktan sonra zeytin ağaçları budanır;  zeytin çalıları köylülerin fırınlarında ekmek, börek ve çaykama (Milas yöresine ait) yapılırken kullanılır.

Kalın olan zeytin dalları kesilir;  teneke sobalarda, kuzinelerde ve ocaklarda ısınma amaçlı olarak kullanılır.

Ayrıca, budanan zeytinin yaprakları hayvan yemi olarak kullanılır.

Zeytinin yapraklarından  'Oloropin' denilen bir ekstre elde edilir( 1 ton zeytin yaprağından 1 kg) Bu ekstre hayat iksiri gibidir ve her türlü hastalıklara iyi geldiği belirtilmektedir. Yıllar öncesinde, Ayvalık'ta 'Oloropin' ekstresi elde edilen bir fabrika olduğunu okumuştum.

Zeytin, şarkılara, türkülere('Zeytinyağlı yiyemem', 'Zeytin gözlüm' gibi) ve kültürümüzün her alanına konu olmuştur.

Milas, zeytin ağaçları yönünden çok zengin ve Muğla'da en fazla zeytin ağacı Milas'ta yer almaktadır. Milas'ın dağı taşı zeytin ağaçları ile dolu.

'Dağlarından yağ, ovalarından bal damlayan Milas'ta ve zeytin ağaçlarının olduğu bütün Ege- Marmara Bölgesi’nin zeytinliklerinde şimdi tehlike çanları çalıyor.

Enerji Bakanlığı'nın kararıyla, zeytinlik alanlarda maden arama izni verilmesinin 3 Mart'ta resmi gazetede yayınlanmasıyla Egeli ve Marmaralıların zeytinlikleri maden bahanesiyle yok edilecek...

İnsanlarımız, geçim ve besin kaynağı olarak kullandığı zeytin, zeytinyağı ve diğer ürünlerinden olacak.

Yangınlardan hemen önce, Muğla'nın  %65’lik arazisine maden arama izni verilmişti.

Yazın, Muğla'da ve pek çok yerde çıkan, hayatı cehenneme çeviren orman yangınlarının kasıtlı mı çıkarıldığı hakkında soru işaretleri var.

'Yanan ormanlar ağaçlandırılacak' dense de bunun böyle olmadığını çeşitli yerlerde gördük; ya otel yapıldı, ya da alışveriş merkezi oldu.

*

İbrani dini( Yahudilik), Hristiyanlık ve İslam Dininin kutsal kitaplarında geçen, Nuh Tufanında yer alan zeytin kutsal bir ağaçtır ve barışın simgesidir.

Ayrıca, Milas'ı da içine alan Karya topraklarında binlerce yıldan beri halkın geçim ve besin kaynağıdır.

İsmini anımsayamadığım bir kitapta;

İran'dan gelerek Anadolu’yu istila eden Perslerin hâkimiyetine girmek istemeyen Karyalıları (Milas ve çevresinde antik uygarlığı kuran halk) aç bırakmak ve teslim almak için bütün zeytin ağaçlarını kestiklerini, kadınları ve çocukları esir aldıklarını okuduğumda dehşete düşmüştüm.

*

Milas'ın pek çok köyünde (Muğla büyükşehir olunca köyler mahalle oldu) asırlık, hatta binlerce yıllık

(3 bin yıllık) anıt zeytin ağaçları var.

Milyonlarca zeytin ağaçları olan Milas'ta her yıl yapılan,

'Zeytin Hasat Şenliği' ekonomi ve turizm açısından çok önemli bir yer tutmaktadır.

Zeytin Hasat Şenliği zamanında Milas’a Türkiye’nin her yerinden binlerce ziyaretçi gelir ve ekonomi canlanır.

*

Halkın ekmeği, aşı ve geçim kaynağı olan zeytin ağaçlarını kesmek; insanlarımızı açlığa ve sefalete sürüklemektir.

Sadece 3-5 maden şirketinin kâr hırsı uğruna çok yönlü bir zenginlik kaynağının yok edilecek olmasını kabul etmiyoruz.

Hükümetler, maden şirketlerini değil, halkını düşünmelidir.

İnsanlarımız sofrasında zeytin yerine taş veya maden parçası mı yiyecekler?

Ülke olarak; zeytin, zeytinyağı ve diğer ürünleri ihraç ederken, artık ithal mi edeceğiz?

Ülkemizde zeytincilik yok edilirse; insanlarımız, zeytinciliğe çok önem veren Yunanistan'a, İtalya'ya ve İspanya'ya muhtaç hale mi getirilecek?

Milaslı pek çok girişimcinin ürettiği markalı zeytinyağları, dünya çapında ödüller alırken yapılmak istenenler ihanetten başka bir şey değildir.

Kutsal olan zeytin ağaçlarını kesmek; bindiği dalı kesmektir ve halkımıza ihanettir.

Hz. Muhammet, bir hadisinde şöyle der: "Gök gürlese, yer yarılsa, tufan olsa; yine de fidan dikin."

Osmanlı padişahı olan Fatih Sultan Mehmet, Kanunnamesinde şöyle der: “ Yaş kese, başı kesile"

Atatürk, çok sevdiği Yalova'da yapılan eve zarar vermesin diye ağacın dalının kesilmesine karşı çıkar ve evi raylarla ağaçtan daha uzağa taşıtır.

Ağacı, ormanı ve doğasını; doğadaki hayvanları sevmeyen insanını sevemez.

Önemli olan para değil, insanların ve halkın mutluluğudur.

 

 

 




Bu haber 265 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KONUK YAZAR Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI