Bugun...



Benim Kalbim Hep Sol'dan Attı!

Kahramanmaraş merkezli deprem sonrasında Datça Belediyesince yürütülen yardım faaliyetinin örgütleyicilerinden CHP Datça İlçe Örgütü Kadın Kolları Başkanı Filiz Aydeniz ile yardım faaliyetinin yürütüldüğü Ecevit Kültür Merkezi'nde yardım faaliyetini eksenine alan bir söyleşi yaptım.

facebook-paylas
Güncelleme: 16-03-2023 09:20:02 Tarih: 14-03-2023 11:04

Benim Kalbim Hep Sol'dan Attı!

SÖYLEŞİ: MEHMET ERDAL

3 YILDIR İLÇE KADIN KOLLARI BAŞKANIYIM

CHP Datça İlçe Örgütü Kadın Kollarının “toplumsal nitelikli” olarak değerlendirilebilecek eylemlilikler içerisindeki görünürlülüğü arttı. Siz kaç yıldır CHP Datça İlçe Örgütü Kadın Kolları Başkanısınız?

“3 yıldır. 2020 yılında bu görevi üstlendim. Ben göreve geldikten sonra, bir ay bile sürmedi, pandemi başlayınca, herkes evlerine kapanmak zorunda kaldı. Haziran'dan itibaren de çok rahat bir saha çalışması falan yapamadık. Benim en büyük handikabım, Ankara'da yaşıyordum, Datça memleketim idi ama köyüm Mesudiye ya da yakınlarım dışında kimseyi çok fazla tanımıyor oluşumdu. Kendi mahalle temsilcilerimi ve ekibimi oluşturmama pandemi süreci sekte vurdu. Bu süreçten sonra son sürat çalışmalara başladık, dolayısıyla o açığı kapattık diyebilirim.”

 OLMASI GEREKENİ YAPIYORUZ

“Sizin sözünü ettiğiniz o “görünür” olma meselesine gelince, hiçbir kadın hareketini siyasi hareketin dışında düşünmek mümkün değildir. 'Kadın sadece çiçektir, böcektir...' anlayışı bizim anlayışımız değildir. 8 Mart'ın kadınlara sadece karanfil dağıtıldığı bir gün olmadığını da biliyoruz. Kaldı ki ülkemizde kadın sorunları inanılmaz düzeyde fazla. Ailede yaşanan şiddetten tutun, ölümleri söyleyemiyorum bile, onlar canımızı çok yakan sorunlardır ki günde 4'ü bulan bu ölümlere “cins kırımı” diyoruz, iş sorunu var, çocuğunun bakım sorunu var... Kadın gerçekten çok büyük bir sorun yaşıyor ülkemizde. Az gelişmiş bir ülkeyiz diyorum ben... Bizim, kadınların yer aldığı bir hareketin içinde olmamız gerekiyordu. CHP Kadın Kolları ile ilgili 'bir-iki konuda basın açıklaması yapan, seçimden seçime sahada görünen' gibi bir algı oluşmuştu. Bizim bunu yıkmamız gerekiyordu. Yıktık da, sanırım. Nerede bir eylem varsa biz orada olmak durumundayız. Çünkü demokrasi mücadelesinin içerisinde olmak zorundayız. Bizim bakış açımız bu. Tabii ki bizi destekleyen bir yapı, bizi bu konuda daha da motive eden bir Genel Merkez anlayışımız var. 'Yaşam Hak Merkezleri'nin kurulması, 7/24 şiddete uğrayan kadınlara hizmet veren bir merkezimiz var yaklaşık 2 yıldır. Her kadının bir telefon kadar uzağında olan bir merkez. Bir işleyişi var. Sadece Datça'dan bile, neden Datça'dan diyorum, hani Datça daha barışçıl, daha olumlu, kadın-erkek arasındaki eşitsizliğin daha az olduğu bir yer görünmekle beraber sadece Datça'dan 6 kadın arkadaşımız adına bu merkeze başvurduk. Bunlardan 2 tanesinde somut çözüme ulaşıldı. Diğer ikisi davalarından vazgeçtiler. Bu nedenle bıraktık. Yani, aslında, bizim burada yaptığımız, olması gereken bir şey; kadın hareketinin içinde yer almak.

 ÇOK POLİTİK BİR AİLEM VAR

Sizden önce de Kadın Kollarınız vardı. Siz Edebiyat öğretmeniydiniz. Kaç yıl bu meslekte çalıştınız?

“27 yıl Devlet'te çalıştım. Emekli oldum. Ondan sonra da 4 yıl özel sektör geçmişim oldu. Bu nedenle bir sendika temelim var; Eğitim Sen. Öncesinde gençlik hareketleri içerisinde yer almıştım, 80 kuşağında. Çok politik bir ailem vardır. Babam Köy Enstitüsü mezunu ve TÖB-DER kurucusudur. SODEP kurucusudur. CHP'ye çok uzun yıllar emek verdi. Mesudiyeliyiz ama babamın da meslek yaşamı Diyarbakır ve İzmir/Menemen'de geçti, Datça'da meslek yaşamı hiç olmadı. Kısacası her an, her saniye politikanın konuşulduğu bir ailedir, bizim aile.”

 BU ÜLKE İÇİN BİR ŞEYLER YAPMAM GEREKİYOR” DEDİM

Siz geldikten sonra hareketlenen ve dönüşen bir kadın kolları var. Bu bir yönüyle sizden önceki dönemin eleştirisi üzerinde mi yükseldi yoksa sizin çok doğal bir refleksinizin sonucu mu? Bir başka deyişle siz bazı eksiklikler gördünüz ve 'ben bu göreve talip olayım ve bu hataları düzelteyim' mi dediniz yoksa ilçe başkanı sizi bu görevi üstlenmeye mi davet etti?

“Emekli olduktan sonra, 2019 yerel seçim döneminde Datça'daydım. Yaklaşık 1-1,5 ay sahada çalıştım, o dönem. Datça'ya yerleşmek, Datça CHP İlçe Örgütü Kadın Kolları başkanı olmak gibi bir projem yoktu. Ankara'ya döneceğim zaman bana denildi ki 'Kadın Kolları Başkanımız olur musunuz?' İlçe Örgütü Başkanımız, Aytaç beydi. Bir öneriydi bu. Aday olmam istendi, açıkçası. Çok düşündüm. Bu ülke için bir şeyler yapmam gerekiyor dedim. Kadın kolları başkanlığı olsun olmasın, doğrudan üye olmuştum, her şekilde çalışacağım demiştim. Kadın kolları başkanlığına gelişim böyle oldu.

Benden önceki dönemin eleştirisine gelince, çok net söylüyorum, bizi karşılaştıranlar, kıyaslayanlar çok oldu. Bunların hepsi bana geldi. Ben her zaman diyorum ki her insan bir dünya görüşü doğrultusunda bulunduğu yere bir şeyler katmıştır. Bundan eminim. Bu nedenle geçmiş dönemin eleştirisine hiç girmedim. Şunu da her zaman söyledim, CHP Kadın Kolları sadece baş sağlığına giden, geçmiş olsuna giden, Sera Kadıgil'in dediği gibi, kendisi eski bir CHP Milletvekilidir biliyorsunuz, bıyıklı muktedirler ordusu istediği zaman bizi sahaya sürecak, bu değildir dedim. CHP Kadın Kolları olarak biz siyasetin tamamen içerisinde olmalıyız dedim. Ekolojik mücadele olur, kadın hareketi olur, her türlü mücadelenin içerisinde olmamız gerekiyor dedim. Tabii ki eleştirenler vardır. Beni, bizi eleştirenler de vardır. Bu hiç önemli değil. Her zaman şunu söylüyorum: Kim olursa olsun, bir koltuğa yapışmamalı o mevki sahibi. Kadın kolları başkanı olsun, ilçe başkanı olsun, belediye başkanı olsun... kim olursa olsun. Bu bir okul müdürü de olsa diyorum ki neden bir süreklilik olsun bu makamlarda? Herkes kendince çok farklı vizyon geliştirebilecektir. Çeşitlilik katacaktır. Belki bizim bu kadar çeşitlilik katmamız buradan kaynaklanmıştır.”

 DEPREM NEDENİYLE O KADAR BÜYÜK BİR ACI YAŞADIK Kİ...

Belediye'nin şu an içinde bulunduğumuz Ecevit Kültür Merkezinde yürüttüğü yardım faaliyetinin Datça'daki benzer yardım faaliyetlerine açık ara fark atmasının bir nedenin sizin CHP Datça İlçe Örgütü Kadın Kolları olarak görünür olmanız olduğunu düşünüyorum. Yani siz ve bu faaliyet içerisinde yer alan o gençler olmasaydı bu faaliyet yine de bu düzeyde yürütülür müydü bilemiyorum. Şimdi, 6 Şubat günü sabaha karşı deprem oldu ve hepimiz o gün bunu duyduk. Bu yardım faaliyeti nasıl başladı?

“Biz yaklaşık 1,5 yıldır sahadayız. Bütün mahallelerimize 3 kez gittik. Datça'yı gezdik. Çalmadığımız kapı kalmasın diye çalışıyorduk. Deprem nedeniyle o kadar büyük bir acı yaşadık ki, bu depremden etkilenenlerin ille de yakınlarımız olması gerekmiyordu ya da o bölgede yaşıyor olmamız. Çok net söylüyorum, hem benim hem de ekibimin düşüncesi şu idi: 'Şu anda artık siyaset yapılacak bir durum yok. Şu an bütün eforumuzu nereye sarf etmemiz gerekiyor?' Biz bunu 6 Şubat günü söylemeye başladık. Hatta o gün saha çalışmamız vardı. Deprem üzerine, bir ay sürecek olan o çalışmamızı iptal ettik. Çok net söylüyorum, biz kadın kolları olarak bu kadar güçlü bir organizasyonu asla yapamazdık. Çünkü çok büyük bir talep vardı Belediye'nin yardım merkezinden. Belediyemizin çok hızlı bir şekilde organize etmesiyle, özellikle genç arkadaşları burada görevlendirmesiyle Mert'i, İlke'yi, Alper'i, İnci'yi, Sercan'ı..., zabıtaları, başka pek çok arkadaşımızı doğrudan buraya yönlendirmesiyle çok iyi bir koordinasyon merkezi oluşturulmasına çok katkıları oldu. Sabah 08'de geliyorlardı ilk günlerde, akşam 24.00'e kadar kalıyorduk burada. Daha sonrasında bu çalışma aralığını biraz daralttık. Akşam saat 20.00'ye falan çektik. Özellikle bu anlamda Belediye'nin çok büyük bir hizmet sunduğunu düşünüyorum. Bizim payımız şu oldu: Biz böyle bir organizasyonu yapabilir miydik kadın olarak? Çok zor. Birlikte kanalize olmak çok daha önemliydi. Biz de Kadın Kolları olarak bütün çalışmalarımızı iptal edip doğrudan tam kadro olarak burada arkadaşlarımızla birlikte hizmet sunduk.”

 BİRÇOK KADININ VE KADIN ÖRGÜTÜNÜN BİRLEŞİK EMEĞİ VAR

Bu yardım faaliyeti gündeme geldiğinde Belediye'den görevlendirilenlerin Başkanın kararıyla olduğunu biliyoruz. Kadın Kolları olarak sizin bu yardım faaliyeti içerisinde yer almanız nasıl oldu?

“Belediye tarafından bu yardım faaliyetinin başladığı gün buraya, Ecevit Kültür Merkezi'ne geldim, erkenden. Kadın Kolları olarak katkıda bulunmak istediğimizi söyledim, buradaki arkadaşlara. Bizim şöyle bir avantajımız var, siz de çok yakından takip ediyorsunuz, ben göreve geldiğim zaman, pandemi süreci geçtikten sonra, burada bir kadın hareketi var ve bu kadın hareketinin bazı eylemleri oluyor ama bizim CHP Kadın Kolları olarak haberimiz yok dedim. O dönemde işte Datça Kadın Platformu ile arkadaşlarımız aracılığıyla bir araya geldik. Orada, kendi aramızda şunu konuştuk: Dedik ki arkadaşlarımızla, burada kadın olarak var olacağız. Kadın Platformu içerisinde işte CHP var, Sol Parti var, TÖP var, EMEP var, Eğitim Sen var, HDP var. Biz burada tamamen siyasi kimliklerimizi dışarıda bırakacağız. Sadece kadın hareketi olarak beraber yol alacağız dedik. Biz bunu ilk dillendirdiğimiz zaman biraz tepki de almadık değil. İşte şimdi bu da nereden çıktı falan... Biz şunu gördük ki kadın hareketi birleştiği zaman başarılı olabiliyor. Biz buradan bir eyleme giderken Kadın Platformundan 30 kişinin yanına 10 tane de CHP'li gelince sayı 40'a çıkıyor. Biz bu birliği o kadar güzel sağladık ki arkadaşlar ile duruşmalara birlikte gittik, etkinlikleri beraber organize ettik. Biz buraya geldik ama şunu çok net söyleyebilirim, burada sadece CHP Kadın Kolları olarak bu kadar yoğun bir çalışmanın altından kalkamayabilirdik belki, çünkü çok yoğunduk. O kadar çok arkadaşımız destek verdi ki bize Datça Kent Konseyi Kadın Meclisi, Kadın Platformu, Datça Mor Pedal Kadın Bisiklet Grubu ve bunların dışında bireysel olarak emek vermek isteyen birçok kişi gelip adını yazdırdı, ben de katkı sunmak istiyorum diyerek. Yani aslında burada birçok kadının, birçok kadın örgütünün birleşik emeği var.”

Siz Datça Kadın Platformu'na ya da Kent Konseyi Kadın Meclisi'ne çağrı yaptınız mı yoksa insanlar çok doğal olarak sizi aradılar mı? Nasıl oluştu bu birlikte çalışma?

“İkisi de oldu; hem beni aradılar hem de ben zaten her zaman bütün duyurularımı bu platformlarda da paylaşıyordum. Yardım faaliyeti başlayınca nöbete gelecek arkadaşlara ihtiyacımız olduğunu da paylaştım. O kadar zor işler yaptı ki arkadaşlar; biliyorsunuz biz ilk anlarda sıfır, yani hiç kullanılmamış eşya getirin şartı koymuştuk. İnsanlar sıfır eşya alamıyorlar ama yardım da etmek istiyorlardı. Bize çuval çuval sınırsız eşya gelmeye başladı. Bu eşyaların ayrıştırılması, yerleştirilmesi, yıkanmaya gitmesi, katlanıp ayrılması... o kadar zor bir işti ki bunu tüm kadınlar elbirliğiyle yaptı. Tamamen kadınlar bu işlerde görev aldı. Ne bileyim, bana sabah, depremin 6. günü mü neydi, şimdi günleri çok net anımsayamıyorum, bir haber geldi, bir otel açılacak. Kaymakamlık oteli açmalarını istemiş ama otel sahibi 72 yaşında bir kadınmış. Ben demiş bu kadın, hayatta şu an bu oteli açamam. Hemen gönüllü kadın arkadaşlara haber verdik. Arkadaşlar o gün Dalya Oteli organize ediyorlardı, tamam, dediler. İki saatin içinde o otel hazırlanmıştı. Onun için diyorum ki gerçekten birileri var ve bu birileri gerçekten “iyi insanlar”. Kafam şunu almıyor, bir tarafta bu kadar iyi insan varken bir diğer tarafta bu kadar “kötü insanın” olması gerçekten çok üzücü bir şey. Datça'daki bu kadar iyi insanın bu kadar güzel bir şekilde organize olup, nasıl anlatayım size, evine temizlikçi alan bir kadın arkadaşımız, evini kendi temizlemeyen bir arkadaşımız oteli temizlemeye gidiyor. Bu duyarlılık, bu kadın duyarlılığı gerçekten çok güzel. Bir kez daha söylüyorum: Evet CHP Kadın Kolları olarak komple buradaydık ama Datça Kadın Platformu, Kent Konseyi Kadın Meclisi ve gönüllü olan diğer kadınlar ile hep omuz omuza, el ele çalıştık.”

 ÇOK KADIN ÇALIŞTI, SAYISIZ

Bugüne kadar tahminen kaç kadın burada, bu yardım faaliyetinde bir biçimde yer almıştır?

“Şöyle söyleyeyim; ilk günler biliyorsunuz haftanın 7 günü çalışıyorduk. Şimdilerde 3 güne düşürüldü. Arada 6 gün çalışıldığı oldu. İlk başlarda, her gün en az 8 nöbetçi arkadaşımız ile çalıştık. Bu sayının çıkıp gelen gönüllü arkadaşlar ile 15'e, 20'ye çıktığı oldu. Şöyle bir çalışma yaptık: Bu planlamayı yaparken bu işi çok iyi bilen, yani burada ilk başlarda çalışıp deneyim kazanmış 2 arkadaşımızı mutlaka nöbet listesinin başına koyduk. Yani çok kadın, çok kadın... Sayı veremiyorum. Otellerde, barda, yemek bölümünde, temizlik işlerinde... birçok kadın arkadaş çalıştı. Erkekler de vardı elbette. Özellikle şu an bulunduğumuz üst katta %100 kadınlarla çalıştık. Belki şunu söylemekte yarar var; çok emek isteyen ve çok düzen gerektiren bir işti bu yardım faaliyeti, bu nedenle kadınlar bu işin üstesinden gelebildiler.”

 ERKEKLER KADINLAR KADAR BAŞARILI OLAMAZDI

Biz erkekler yapsa idik bu kadar başarılı olabilir miydik?

“Bu iş çok sabır gerektiren bir işti. Önümüze gelen binlerce giysinin beden-beden ayrılması, kadın-erkek, kız çocuk-erkek çocuk diye ayrılması... çok emek isteyen bir işti. Eşyaların tasniflenmesi dışında erkek görevlilerin, gönüllülerin azimli çalışmaları da muhteşemdi. Aslında el ele, omuz omuza çok güçlü bir dayanışma sağlandı. Bu bir dayanışma ruhu. Sadece bu ruhu yakalayabildiğimiz için Datça olarak, belki de ülke olarak çok şanslıyız diyorum.”

 DATÇA'DA CHP KADIN KOLLARI EKİBİMİZ ÇOK İYİ

Buradan şöyle bir sonuç mu çıkaracağız: Örgütlenme konusunda Datça iyi bir örnek. Bu yardım faaliyetinin bu kadar iyi olmasının bir nedeni belki de kadınların öteden beri Datça'da örgütlü olması, kadın mücadelesini yürütüyor olmasıdır. Bu gerçeklik olmasaydı, örn: bir başka yerde, böyle bir kadın mücadelesinin ve kadın örgütlenmesinin olmadığı bir (X) yerde sizin gibi bir CHP ekibi olsaydı yine de burada olduğu gibi “harika” bir yardım faaliyeti yürütülebilir miydi?

“Bir kere şunu söyleyeyim: Gerçekten 'Datça CHP Kadın Kolları iyi' diyorsunuz kaç defadır, çok teşekkür ederim. Bunu zaman zaman dile getiren birçok arkadaşıma da buradan teşekkürlerimi iletiyorum. Bu iyilik asla kolay olmadı. Çok emek verdik bu ekibi oluşturmak için. Ha bu ekip böyle bir Kadın Platformu içerisinde yer almayabilir miydi? Mümkün değil. Nerede olursa olsun bu ekip zaten bulunduğu yerin kadın hareketinin içinde mutlaka yer alırdı. Bunu söyleyeyim yani. Bakış açımız bu. Biz bu bakış açısını her yere taşırdık. “

 HALKLARIN KURTARICISI SOL OLACAKTIR

Öteden beri Sol kesimin, örn: Sol Parti olarak bizim, CHP'ye yönelik bir eleştirisi var, Baykal döneminden başlayan sürece dair bir tepki bu. “CHP yanlış yöne bakıyor. CHP yüzünü Sol'a dönmeli” Örn: Ecevit döneminde olduğu gibi. 1970'li yıllarda Ecevit'in Karaoğlan olarak çağrıldığı dönemde olduğu gibi. Biliyorsunuz 6'lı masada Meral Akşener isyan bayrağını kaldırıp masadan ayrılmaya yeltendiğinde Kılıçdaroğlu ilk bizim Sol Parti'yi ve sonrada TİP'i ziyaret etmişti. Bu ziyaret, bizlerde çok pozitif bir yankı buldu. Datça CHP İlçe Örgütü, özellikle Kadın Kollarınız açısından söylüyorum, yüzünü pek çok yerden daha erken mi Sol'a döndü?

“Bu bizim için bir onur, bir kere bunu söyleyeyim. Benim kalbim hep Sol'dan attı; bunu söylemem gerekiyor. Şuna inanıyorum ki halkların kurtarıcısı Sol olacaktır. Bu kadar basit. Yani Sol'daki partilerin tümü ile tabiki, hani neydi, Halil İbrahim sofrasına oturmamız gerekiyor.”

 YARDIM FAALİYETİ BİR SÜRE DAHA DEVAM EDECEK

Yardım faaliyetinin sonuna yaklaşıyoruz ya, bu ayın içinde bazı oteller sezon hazırlıklarına başlayacakları için depremzedeleri çıkaracaklarmış. Bu yardım faaliyeti bir süre daha devam edecek mi?

“O Datça Belediyesinin kararına bağlı. Ama sanıyorum ki Belediyemiz elindeki kaynaklar tükenene kadar depremzedelerden elini çekmeyecek.”

 YAŞANILANLARDAN GEREKLİ DERSLERİ ÇIKARMIŞ OLMALIYIZ

Deneyim olarak, bu yardım faaliyeti sürecinden nasıl bir sonuç çıkardınız? İlçe Örgütü ya da kişi olarak siz?

“Bizim bu süreçte bazı deneyimlerimiz oldu. Örn: Sonsuz kaynak gönderdik depremin daha ilk günlerinde. Kendi adıma düşünüyorum, ilk günkü telaşla kaybolan, istenilen yere ulaşmayan bir sürü yardımımız olmuştur belki. Hepsi de sıfır eşyalardı. Belki bu yardımların sürece yayılarak, işte konteynerler kuruldu bir süreden sonra, insanların ev eşyalarına ihtiyacı olduktan sonra bölgeye birebir bu yardımların kendimizce götürülmesi ve teslim edilmesi daha doğru olacaktı diye düşünüyorum. Bundan sonraki süreçte bunu önereceğim.

Bir de şunu gördük: Böyle bir durumla karşılaştığımızda anında nasıl örgütlenebileceğimizi şimdiden planlamamız gerekiyor. Bunu da Datça Belediyesi yapacaktır, diye düşünüyorum.”

 MERKEZİ YÖNETİM YARDIM FAALİYETİ İÇİNDE YOKTU

Siz bu yardım faaliyetini yerel yönetimin bünyesinde yürüttünüz. Bu süreç içerisinde sizin bulunduğunuz noktadan baktığınızda merkezi yönetimin yerel ayağı ile yaşanılan tanık olduğunuz bir sıkıntı var mıydı? Nasıl gördünüz Datça'da yerel yönetim ile merkezi yönetimin Datça ayağı arasındaki ilişkiyi?

“Ülke genelinde merkezi yönetimin başarısızlığını gördük. Datça'da ise görebildiğim kadarıyla sınırlı bir iletişim söz konusuydu.”

BUNDAN SONRA DEPREM BÖLGESİNDE KATKI SUNMAK İSTİYORUZ

Söyleşinin sonuna geldik. Söylemek istediğiniz son bir söz var mı?

“Gönlüm, çocukluğumdaki Kızılay'ı arıyor. Hani bir afet olur, Kızılay yetişir, çadırlarını kurar, konteynerler, prefabrikler getirilir, aşevleri açılır... Maalesef bu açığı birçok gönüllü, birçok iyi insan ve CHP'li belediyeler kapatmaya çalıştı. Son kez olarak da şunu söylemek istiyorum: Burada çok üzücü günler yaşadık. Artık biz bundan sonra deprem bölgesine katkı sunmak istiyoruz. Şimdi onun hazırlıkları içerisindeyiz. Yaklaşık 4 gün-bir hafta, gönüllü bir faaliyet olarak deprem bölgelerinde gitmek ve katkı sunmak istiyoruz...”

 




Bu haber 2393 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SÖYLEŞİ Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI