|
Tweet |
AÇIKLAMA ŞÖYLE:
Venezuela’ya Yönelik Emperyalist Kuşatmaya Karşı Güneşin Sofrası, dünyanın neresinde olursa olsun, ekmeği küçülenin, sofrası dağılanın, yaşam hakkı tehdit edilenin yanında durur. Bugün Venezuela halkı; silahlarla değilse bile ambargolarla, tehditlerle, yalanlarla örülmüş bir kuşatmanın ortasındadır.
ABD emperyalizmi, her zamanki gibi bu kuşatmayı “demokrasi”, “özgürlük” ve “insan hakları” kavramlarının arkasına saklamaktadır. Oysa tarih çok iyi bilir: Bu kavramlar emperyalizmin elinde birer maske, birer örtü haline geldiğinde; geriye yoksulluk, göç, ölüm ve gözyaşı kalır.
Venezuela’ya yönelen bu saldırı, yalnızca bir ülkeye değil; halkların kendi geleceğini belirleme hakkına yöneliktir. Petrolüyle, toprağıyla, emeğiyle ayakta durmaya çalışan bir halka “boyun eğ” denilmektedir. Bu, açık bir yağma düzenidir. Bu, modern zamanların sömürgeciliğidir.
Bizler biliyoruz ki; Savaşlar halkların tercihi değildir. Ambargolar çocukları hedef alır. Ekonomik kuşatma, sessiz bir toplu cezalandırmadır.
Latin Amerika’yı yeniden emperyalizmin arka bahçesi haline getirmek isteyen bu zihniyet; sadece Venezuela’ya değil, insanlığın ortak hafızasına da saldırmaktadır. Çünkü her işgal, biraz daha insanlıktan kopuş demektir.
Güneşin Sofrası olarak biz; barışı, emeği, onurlu yaşamı ve halkların eşitliğini savunuyoruz.
Venezuela halkının emperyalizme karşı verdiği mücadele, bir ülkenin değil; bütün yoksulların, bütün emekçilerin, bütün mazlumların mücadelesidir. Bu yüzden sessiz kalmıyoruz. Bu yüzden tarafsız değiliz.
Güneş herkese eşit doğar.
Sofra herkesindir.
Ve hiçbir halk, başka bir halkın çıkarları uğruna açlığa mahkûm edilemez.
Yaşasın halkların dayanışması.
Yaşasın barış.
Yaşasın onurlu yaşam mücadelesi.