Bugun...



Osman Akın İle Datça'nın Dünü ve Bugünü Üzerine (6)

1999 Yerel Seçimi öncesinde Datça nasıl bir yerdi ki CHP Erol Karakullukçu'yu Datça Belediye Başkan Adayı gösterdi ve Erol Karakullukçu da seçimi kazandı? İkinci söyleşiye, buradan başlayalım.

facebook-paylas
Tarih: 08-11-2025 19:14

Osman Akın İle Datça'nın Dünü ve Bugünü Üzerine (6)

MEHMET ERDAL

(Altıncı Bölüm)

Bundan önce yaptığımız söyleşinin 5. Bölümünde, 1999 Yerel Seçiminde Erol Karakullukçu'nun Datça Belediye Başkanı seçildiğini, seni belediyede görev almaya davet ettiğini, senin bu davete icabet ederek Marmaris'te Simena Travel'deki işini bırakıp belediyede işe başladığını ve sen işe başladığında, Datça Belediyesi'nin yokluklar ve olanaksızlıklar içerisinde bir şeyler yapmaya çalıştığını anlatmıştın.

Erol Karakullukçu belediye başkanı seçilmeden önce ANAP'lı Mustafa Soytok Datça Belediye Başkanıydı, Erol Karakullukçu CHP'den seçime girdi ve kazandı; o tarihten sonra da CHP 26 yıldır (6. Dönem) yerel yönetimde iktidarda. Şunu merak ediyorum: 1999 Yerel Seçimi öncesinde Datça nasıl bir yerdi ki CHP Erol Karakullukçu'yu Datça Belediye Başkan Adayı gösterdi ve Erol Karakullukçu da seçimi kazandı? İkinci söyleşiye, buradan başlayalım.

CHP'DE BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARI, İÇERİDEN YETİŞİYOR

Erol Karakullukçu, dışarıdan ithal edilen ve sürpriz bir biçimde aday gösterilen birisi değildi; uzun zamandır Datça'da yaşayan, CHP'de politika yapan, mücadele veren, her seçimde çalışan, Balıkaşıran Gazetesi sürecine de dahil olan, Muğla'da bir miting olsa herkesten önce giden birisiydi. Yani, sol mücadelenin dışında olup da 'Gel, seni başkan seçelim.' denen birisi değildi. Datça'da, CHP'nin belediye başkan adaylarının hepsi de bu şekilde, yani aday gösterilme öncesi partide görünürlülükleri olan insanlardı. Mesela, Şener Tokcan başkanımız belediye başkan adayı gösterilmeden önceki bir zamanda bir süre CHP Muğla İl Başkanlığı yapmıştı.”

Bunu bilmiyordum. “TRT'de üst düzeyde görev yapan, oradan emekli olan ve Datça'da sevilen, bu nedenlerle de aday gösterilen birisi” şeklinde bir algı var bende.

“Yok, öyle 'pat' diye getirilip aday gösterilen birisi değil, o da parti için emek harcadı. Trafik kazası geçirip iki kolunu birden kırınca, ara vermek durumunda kaldı. Ondan sonra seçimler yaklaşmıştı. Yerelden talep geldi; işte 'Birikimini vs. Datça için değerlendirsen?' diye, ondan sonra belediye başkan adayı oldu. Abdullah Gürsel Uçar ha keza CHP Datça İl Genel Meclis Üyeliği, Belediye Meclis Üyeliği, İlçe Başkanlığı yaptı. Hepsi belediye başkan adayı gösterilmeden önce elini taşın altına koymuş insanlardı; birden aday gösterilmiş ve seçilmiş değillerdi. Yani, öyle popstar gibi bir anda 'Bu parlak isim. Biz bunu aday gösterelim.' denilmedi. Bu tarz aday gösterme, genelde sağın yaptığı bir şeydir; bilirsin, sevilen bir eşraf bir anda çağırılır ve aday gösterilir. CHP'de adaylar içeriden yetişiyor. Erol Karakullukçu da içeriden yetişen birisidir. Bakma sen Giresun Görele'li gibi gözükse de Derviş Aslan ile birlikte Datça'da uzun yıllar birçok sektörde faaliyet yürütmüşlerdir.”

Harita mühendisi miydi?

“İkisi de harita mühendisidir. Hatta Erol Karakullukçu, bir de yükseğini okumuş, harita yüksek mühendisidir. Sevilen, herkese faydası olan yardımsever insanlar. Partide de mücadele etmişler. Elbette, 1999'da seçimin kazanılmasında sağın Datça'da yıpranmışlığının da etkisi var; Mustafa Soytok iki dönem belediye başkanlığı yapmıştı, kendileri hakkında kötü bir şey söyleyemem; büyüğümüzdür. Datçalıdır. Seçmenin kararıdır. Zannediyorum, vatandaş bir doygunluğa ulaşmıştı sağın idare şeklinden; 'Daha kapalı, daha korkulan bir belediye' imgesi, insanları boğmaya başlamıştı, diye tahmin ediyorum. 'Bu bize ceza verir, kapatır, mühürler, şöyle yapar...' anlamında değil ama o başkanlara ulaşılması bir tık daha zordu gibi geliyor bana, kişisel görüşüm bu. Erol Karakullukçu'nun adaylığı böylesi bir dönüşüm zamanına denk geldi.”

REMZİ ALBAY'IN VE HASAN KAYA'NIN ÇOK BÜYÜK EMEKLERİ VARDIR

O dönemde bir de Remzi albaydan söz ediliyor. Sen kendisini tanır mıydın? Datça'da konuştuğum CHP'liler arasında “efsane” konumunda birisi, sevmeyeni yok.

Remzi (Özbek) albay, gerçekten efsane birisidir, mücadelecidir. Balıkaşıran Gazetesi'ni çıkarırken, birinci ve ikinci sayının manşeti 'Soytok, Yargı Önünde' idi. Remzi albay da gazeteye destek olanlardan birisiydi. Soytok'a karşı ikinci kez seçime girildikten (1994) sonra, CHP Datça İlçe Örgütü'nde neredeyse kimse kalmadı. Herkes umutsuzluğa büründü. Moraller bayağı bozuktu. Ben Marmaris'teydim. Bir kış günü izne gelmiştim, partide ciddi bir umutsuzluk vardı. Herkes bir kenara çekilmişti; adeta ilçe yönetim kurulunun kağıt üzerinde olduğu, ilçe binasının kapısını kimsenin açmadığı bir durum söz konusuydu. CHP, Türkiye çapında da çok başarılı değildi. Genel merkez silkinmeye çalışıyordu. Datça'da müsait yerlere yapıştırmak üzere afişler göndermiş. Ben gencim tabi, heyecanlıyım. Motivasyonum da var. Yanlış hatırlamıyorsam, Renault'u mu ne vardı Remzi albayın, sonra Fiat'a dönmüştü, o afişleri Remzi albay ile birlikte o araca yükledik. Gittik kırtasiyeden bant aldık. İki kişi, başka kimse yok, bütün yarımadayı, her yeri afişledik, Remzi başkan ile 'motivasyon olsun, silkinme olsun' diye. İşe yaramış zannediyorum, ondan sonraki seçimi (1999) aldık. Ben tabi döndüm Marmaris'e. Simena'da çalışmaya devam ettim. Sonra askerlik falan. Önceki söyleşinin son bölümünde anlatmıştım, Erol başkanı kutlamak için aradıktan ve Erol başkan davet ettikten sonra olay değişti, Datça'ya döndüm. Datça'ya dönmeden önceki dönemde Remzi başkan, partideki bıkmışlığı, ataleti kırmak için elinden geleni yapmış birisidir. Çok mücadeleci, cesur birisiydi. Kendisini rahmetle, saygıyla yad ediyorum. Böyle bir anım da var kendisiyle.”

Seninle afişe çıktığında emekli bir albaydı ve yaşlıydı?

“Emekli bir albay, babam yaşında ama iki kişi köy köy, mahalle mahalle bütün yarımadayı afişledik. Remzi albay, Datça'daki ilçe örgütünü, mücadeleyi ateşlemek için elinden geleni yaptı. En az Remzi albay kadar, belki ondan da daha fazla partide emeği olan ve CHP'nin 30 yıla yakın Datça'da yerel yönetimde iktidarda olmasının en büyük mimarlarından birisi de bir dönem ilçe başkanlığı yapan Hasan (Kaya) hocadır.”

Onunla tanışmış ve bir de söyleşi yapıp yayınlamıştım. Bir dönem Ayancık Belediye Başkanlığı da yapmış.

“Doğru. 12 Eylül'de tutuklanmış. Yargılanmış. Bir süre cezaevinde yatmış. Duruşunun bedelini ödemiş ve geri adım atmamış. Çok severim, çok saygı duyarım kendisine ve eşine. Eşi de öğretmendir.”

Kendisi Reşadiyeli?

“Reşadiyeli. Remzi (Özbek) albay ve Hasan (Kaya) hoca bu partinin diri kalmasında çok büyük emekleri olan insanlardı. Hatta ben belediyede çalışmaya başladığımda Hasan hoca ilçe başkanlığına devam ediyordu, partinin içerisindeki dengeleri falan da gözetiyordu. Gürsel (Uçar) başkan, ilçe başkanı oldu. Derviş Aslan bir ara oldu.”

Derviş Aslan da ilçe başkanlığı yaptı mı?

“Evet. Hepsi partiye çok emek vermiş değerli insanlardır. Hepsinin emeği sayesinde bugünlere geldi CHP, Datça'da.

YÖNETİMDE “ŞEFFAFLIK” ÇOK ÖNEMLİ

Erol Karakullukçu'nun seçim vaadi 'Daha şeffaf bir yönetim', özellikle 'Başkanlık odasının kapısını söktürmek' idi. Bilirsin, klasik laftır 'Kapımız herkese açıktır.'”

O olayı duymuştum.

“'Kapım herkese açık. Girin. Benden hesap sorun.' şeklindeydi. İnsanlara şeffaf bir şekilde hesap verdiğiniz zaman, bu hareket neyi yapıp yapamadığınızdan daha değerli oluyor. Neden yapamadığınızı anlattığınız zaman, işte Ankara'nın baskısı, yasalar, bütçesizlik, personelin yetersizliği, devletin sana yasal olarak kadro izni vermeyişi nedeniyle istediğin kadroları kuruma katamayışın... gibi birçok nedeni masaya koyduğunuz zaman, sizin nerede tıkandığınızı, neyi neden yapamadığınızı anlıyor insanlar. Bu, kapalı kapılar ardında senin adına verilmiş kararlar yerine seninle paylaşılan kararlar, senin fikrin alınarak verilmiş kararlar ister istemez insanlarda bir hoşgörü, bir kredi açma durumu yaratıyor.”

Bu durumda vatandaş, senin imkanın olmadığına, bir şeyleri yapmak istediğine ama imkansızlıktan yapamadığına kani oluyor.

“Evet, Erol Karakullukçu'nun başlangıcı o olaydı. Arkasından borç ödeme, kaynak yaratma süreci geldi. Ben, Erol Karakullukçu'nun başkanlığının ilk yılının sonlarına doğru belediyede işe başladım gibi bir şey olmuştu; askerden döndükten sonra Simena'ya dönmemiştim. Belediye binası şurada, küçücük bir bina aslında. Az sayıda eleman var. Araçlar Savaş (Özalp) başkan zamanından kalma. Yazın kalabalık arttığı zaman bozulur, o yüke gelemez falan, zor, sıkıntılı zamanlardı. Şeffaflaşma başlarken bir yandan da turizm atağı deneniyor, işte 'Datça daha çok tanınsın, Datça'ya daha çok insan gelsin.' Bir yandan projeler için kaynak bulunmaya çalışılıyor. Bunlardan birisi de yeni belediye binasıydı. Onun yapılış hikayesini anlatmalıyım.”

PARA YOKSA, İNSAN ÜZERİNDEN İLERLEYELİM”, DEDİK

Şu anki belediye binasının, büyük Migros'un bulunduğu yerde otobüs garajı vardı, onu hatırlıyorum.

“Garaj vardı. Orası, şimdiki büyük Migros'un, belediye binasının ve garajın yeri dahil olmak üzere bir bütün olarak Turgut (Dündar) doktorun, efsane birisidir, onun ayrı bir bölümde anlatılması lazım, sülalesinin ve Reşadiye'den bir ailenin idi.”

Turgut doktorların mı yoksa sözünü ettiğin Reşadiyeli ailenin mi?

“Turgut doktor da o aileden, o ailenin bir parçası, Fethi Meltem'ler falan hatta, belediyenin ilk giriş kısmında teşekkür plaketleri vardır, 'Meltem ailesi' diye geçiyor olması lazım. (Not: Plaket şu şekilde: “BU BİNANIN ARSASI, Sayın DÜNDAR ve Sayın MELTEM Aileleri Tarafından Bağışlanmıştır. Kendilerine Teşekkür Ederiz/DATÇA BELEDİYESİ”.)

O dönemde biz bir de 'para yoksa insan üzerinden ilerleyelim' deyip, 'İnsan kaynağı' çalışması yapıyoruz. Datça'ya gelip yerleşmiş çok değerli insanlar vardı; emekli bürokratlar, büyükelçiler, gazeteciler, generaller... Yani 'Bu insanlar para olmasa bile bir şekilde parası olanı tanıyordur. Datça'ya yatırım yapmak isteyeni tanıyordur. Gazeteciler daha önce çalıştıkları kurumlardaki arkadaşlarından rica eder, yayın yaptırırlar... falan' böyle bir insan kaynağı çalışması yapıyoruz. Bu çalışmanın sonucu 50 civarında isim belirledik. Bu konuda bize Turgay Sönmez'ler, Hüseyin Yılmaz'lar... yardımcı oluyorlardı. İş yaptıkları insanları, tanıdıklarını 'Bak bu da filan holdingden, müdürlükten emeklidir. Kolu uzundur, çevresi iyidir. Bize yardımcı olur...' derlerken bir haber aldık, Koç Holding'in üst düzey yöneticilerinden birisi, galiba 'Migroslardan sorumlu genel müdür danışmanı' gibi bir konumda olan bir abi tekne ile Datça Limanına gelmiş, tur yaparken. Denildi ki, o zamanlar konuşuyoruz, belediye küçücük bir yer, ben başkanın odasına sürekli girip çıkıyorum, Aydın Kozak vardı, rahmetli, çok değerli, çok sevdiğim birisi. Şehir plancısı. Datça Belediyesi'nin rotasının oluşmasında çok ciddi katkıları oldu, rahmetle anıyorum. Çok kültürlüydü. Çok iyi fotoğrafçıydı. Birbirimizi severdik.”

Datçalı mıydı?

“Datçalı değildi. Galiba Denizli'de çalışıyor, yaşıyordu. Yarı emekli gibi bir durumu vardı. Belediyenin danışmanı, şehir mühendisi gibi falan, şu anda başkan yardımcılarının kullandığı odayı kullanıyordu. Belediye binasının planlarını falan o yaptı hatta... Her neyse, limana gelen yattaki o kişi ile tanışmak ve akşam yemeğe çıkarmak üzere kendisine bir şekilde ulaşıldı, geleni tanıyan kişi aracılığıyla, kim olduğunu şimdi anımsayamıyorum. 'Memnun olurum tabi. Neden olmasın. Datça'mız güzel falan' dedi o kişi. Akşam bir yerde yemek yedireceğiz. Ben de fotoğraf makinası yanımda, başkanın peşinden hiç ayrılmıyorum; o nedenle o dönemden çok fazla fotoğraf vardır. Ben elimde fotoğraf makinası, sahada durmadan çekerdim. Hem belediyenin gazetesini çıkarır, orada yayınlardım, hem bilgisayar sistemiyle ilgilenirdim. Sürekli fotoğraf çeker, gazetede çıkacak haberler için notlar alırdım. Çok aktif iş yapıyorduk. Daha önceki bölümde anlattığım dandik, çatlak fotoğraf makinesiyle. Akşam için hazırlık yapıyoruz falan derken, haber aldık, yemek iptal. Şaşırdık. 'Niye?' Meğer, yemek yiyeceğimiz kişinin annesi vefat etmiş. O nedenle apar topar havaalanına geçiyor ve uçakla İstanbul'a cenazeye gidiyor. Şaşırdık...”

(Devam edecek)

 




Bu haber 938 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SÖYLEŞİ Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI