|
Tweet |
Av. Remzi KAZMAZ / CHP YDK Üyesi
İşte tam bu noktada parti programları ortaya çıkar.
Çünkü parti programı, sadece bir metin değil; topluma verilen açık bir taahhüttür. “
İktidar olursak ne yapacağız, nasıl yapacağız ve kimin için yapacağız?” sorularının cevabıdır.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin yenilenen programı da bu sorulara, bugünün Türkiye’sine yakışır, gerçekçi ve umut veren yanıtlar sunmak için hazırlanmıştır
Kişilere Değil, Kurumlara Dayalı Bir Devlet
Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı en büyük sorunlardan biri, yönetimin kişiselleşmesidir. Kuralların yerini talimatlar, kurumların yerini şahıslar almıştır. Bu durum sadece siyaseti değil; ekonomiyi, adaleti ve toplumsal huzuru da zedelemiştir.
CHP’nin yeni programı bu anlayışa açık bir itirazdır.
Bu program, hukukun üstünlüğünü, güçler ayrılığını ve kurumsal devleti yeniden ayağa kaldırmayı hedefler. Güçlendirilmiş parlamenter sistem önerisi, bir yönetim tercihi olmanın ötesinde, demokrasinin sigortasıdır.
Çünkü biliyoruz ki:
Hukuk güçlü olursa, vatandaş güçlü olur.
Kurumlar güçlü olursa, devlet ayakta kalır.
EKONOMİDE ADALET
Ekonomik kriz sadece rakamlardan ibaret değildir. Kriz, mutfakta hissedilir; pazarda, kirada, faturada yaşanır. İnsanlar artık yarını planlayamıyor, gençler bu ülkede hayal kurmakta zorlanıyor.
CHP’nin programı, ekonomiyi bir avuç ayrıcalıklı için değil, emeğiyle geçinen milyonlar için ele alıyor. Üreten, paylaşan, sosyal adaleti önceleyen bir ekonomi anlayışı öneriyor. Kamu kaynaklarının şeffaf kullanıldığı, israfın önlendiği, liyakatin esas alındığı bir düzeni savunuyor
Bu yaklaşımın adı nettir: Ekonomide adalet
Doğa, Çevre Rantın değil Halkındır
Bugün Türkiye’nin dört bir yanında aynı itiraz yükseliyor:
“Bu topraklar bizim.”
Hava Su bizi
Ormanlar Zeytinler Madenler bizim
Zeytinlikler, ormanlar, kıyılar, su havzaları; kısa vadeli rant uğruna yok ediliyor. Oysa doğa, sadece çevre meselesi değil; yaşam hakkıdır. Yaşam hakkımız hukuksuz bir şekilde elimizden alınıyor
CHP’nin yeni programı, doğayı korunması gereken bir değer değil, geleceğin temeli olarak ele alıyor. Tarımı, köylüyü, suyu ve toprağı savunuyor. Çünkü biliyoruz ki:
Toprağını kaybeden, geleceğini kaybeder.
YEREL YÖNETİMLERDE HALKÇI MODEL
Bugün CHP’li belediyeler, zor koşullara rağmen, halkçı ve şeffaf bir yönetimin mümkün olduğunu göstermiştir. Sosyal yardımlardan kreşlere, halkçı ulaşımdan kamusal hizmetlere kadar pek çok alanda insanı önceleyen bir anlayış hayata geçirilmiştir.
Parti programımız, bu yerel başarıları merkezi yönetime taşımayı hedeflemektedir. Devleti vatandaşa uzak bir yapı olmaktan çıkarıp, vatandaşın yanında duran bir aygıt haline getirmeyi amaçlamaktadır
Bu Program Neden Önemli?
Çünkü bu program:
- Geçmişin değil, geleceğin programıdır.
-Korkunun değil, umudun metnidir.
-Keyfiyetin değil, hukukun yol haritasıdır.
Bu program Türkiye’nin Yol Haritasıdır Işığıdır
Cumhuriyet Halk Partisi, bu programla şunu söylemektedir:
“Bu ülke düzelecek
Bu çürümüş sistem parçalanmış kurumlarıyla tarihin çöplüğünde yerini alacak
Bu ülke adaletle, emekle ve akılla liyakatle yöneltilecek
Bu ülke Hak Hukuk Adaletle yöneltilecek
Birlikte yöneteceğiz
Yeni Programımız ve Tüzüğümüz
Ülkeye ve Partimize hayırlı olsun”