Bugun...



Nereden Başlasam, Nasıl Anlatsam: Bodrum Bodrum…

Günümüzde oldukça popüler turizm kentine dönüşen Bodrum ilçemizle akademik olarak ilk ilgilenme tarihim 2003 yılı haziran ayına rastlar. O tarihte doktora yeterlilik sınavını geçmiş, tez konusu olarak Bodrum’un Kentleşmesini jüriye önermiştim. 2008 Aralık ayında Kent Dokusunun Oluşumunda Turizmin Etkisi “Bodrum Örneği” başlıklı tezimi savunana kadar sosyolojik açıdan dolu dolu beş yıl Bodrum’un gelişim sürecini izleyip, analiz etmeye çalışmıştım.

facebook-paylas
Tarih: 11-05-2021 14:52

Nereden Başlasam, Nasıl Anlatsam: Bodrum Bodrum…

A. Ünal BOZYER

Son gelişmelerle birlikte Mazhar, Fuat, Özkan’ın ünlü şarkısının bu sözleri sanırım daha anlamlı hale geldi. Oysa günümüzde oldukça popüler turizm kentine dönüşen Bodrum ilçemizle akademik olarak ilk ilgilenme tarihim 2003 yılı haziran ayına rastlar. O tarihte doktora yeterlilik sınavını geçmiş, tez konusu olarak Bodrum’un Kentleşmesini jüriye önermiştim. 2008 Aralık ayında Kent Dokusunun Oluşumunda Turizmin Etkisi “Bodrum Örneği” başlıklı tezimi savunana kadar sosyolojik açıdan dolu dolu beş yıl Bodrum’un gelişim sürecini izleyip, analiz etmeye çalışmıştım. Bu denli yoğun olmasa da o yıllardan bugüne halen gelişmeleri izlemekteyim.

Ülkemizde kentlere göç 1950’lerden itibaren başlamıştır. Günümüzde nüfusumuzun %80’ini aşan nüfus kentlerde yaşamaktadır. 1980’li yıllardan itibaren turizmin gelişmesiyle Bodrum gibi sahil kasabalarımız büyükşehirlerden, kentlerden göç almaya başlamıştır. Aynı zamanda bu yörelerimiz uluslararası göç de almaktadır. Bir zamanlar Halikarnas Balıkçısı’nın romanlarıyla, çalışmalarıyla tanıtmaya çabaladığı Bodrum, turizmin gelişmesiyle birlikte popüler, trend yerleşim yerine dönüşmeye başlamış, havalimanının da hizmete girmesiyle ünü ülke sınırlarını da aşmış, aldığı göçlerle kısa zamanda ilin en büyük ilçesi haline gelmiştir.    

Bodrum İlçesi’nin 2020 yılı TÜİK Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre nüfusu 181.541 kişidir. Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Plan Açıklama Raporuna göre ilçenin 2025 yılında öngörülen nüfusu 342.290’dır. Nüfus projeksiyonunun konut sayısına göre hesaplanmaktadır. Kapanma dönemlerinde gelenlerin 500.000’ini geçtiğini kabul edersek, planlanan konut sayısının şimdiden aşıldığını ileri sürmek abartılı olmaz. Üstelik astronomik konut fiyatlarına rağmen Bodrum’un cazibesini koruduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Tatillerde, yaz mevsiminde ve son bir yıldır tam kapanmada ikinci konutlara gelen nüfusla dikkatleri üzerine çeken Bodrum’un yerleşik nüfusu da gün geçtikçe artmaktadır. İlçenin yaz aylarındaki nüfusunun bir milyonu aştığı sık sık medyaya yansımaktadır.

SOSYAL MEKÂN OLARAK, KIYILARIN VE KIRSAL ALANLARIN TERCİHİ

Son yıllarda gündemden düşmeyen ilçemiz, tam kapanma kararının açıklanmasıyla yine manşetlere çıktı. Büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarının, uzmanların, halkımızın açıklamaları ulusal kanallarımızda geniş yer buldu. Konuyu bilenlerin, bilmeyenlerin bir arada görüşlerini sergiledikleri, tartıştıkları sosyal medyada da gündem Bodrum oldu.

Son günlerde ilçenin sağlık sisteminin yetersiz olduğu, yerel hizmetler, güvenlik, alt yapı vb. alanlarda yönetilemez hale geldiği, taşıma kapasitesinin oldukça üzerine çıkıldığı sıklıkla dile getirildi. Bu gerekçelerle “misafirlerin” gelmemesi, ilçeye girişin yasaklanması önerildi. Kuşkusuz bu tartışmalar Bodrum imajına zarar vermektedir.

Bir yılı aşkın süredir deneyimlediğimiz salgın sürecinde bilim kurulunda görüşülerek alınmış kararların bazılarının toplumsal gerçeklikle uyumlu olmadığına zaman zaman şahitlik ediyoruz. Diğer taraftan alınan kararların hemen kamuoyunda tartışılmaya başlaması; toplumda tereddütlere, yanlış anlamalara da yol açmaktadır. Ayrıca toplumun geniş kesimlerinde salgının başta psikolojik olmak üzere olumsuz etkileri gözlenmektedir. Bu ortamda tartışmalarda daha dikkatli olunmalı, incitici, kırıcı, söz ve davranışlarda bulunulmamalıdır ki mağduriyetler oluşmasın…

Günümüz kent nüfusunun büyük bir kesimi yukarıda değindiğim gibi kırsal kökenlidir. Son 15-20 yıldır kentlerden kırsal alanlara giderek yayılan göç hareketi başlamıştır. Bu harekete emeklilerin göçünü de eklemek gerekir. Kısacası kırsal alanlarda, sahil kasabalarında, yaylalarda yeni yaşam alanları oluşturulmaktadır. Oluşturulan mekânlar hafta sonları, tatil ve izin dönemlerinde kullanılmaktadır. Açık alanlarda bağ, bahçe, hobi işleri için yeni mekânlar oluşmaktadır. İl merkezimizde Ula, Yatağan gibi yakın ilçeler, Yaraş, Yenice, Kızılağaç, gibi köyler yanında Karabağlar yaylası, Ortaköy, Yeniköy hareketlilikten nasibini almaktadır. Yaz tatillerinde, hafta sonlarında, izin günlerinde, bayram tatillerinde kent merkezlerinden kırsal alanlara adeta göç yaşanmaktadır. Değişen gündelik yaşam alışkanlıkları kapanma dönemlerinde de kendini göstermekte apartman dairesinin yerini kırsal alanlar, açık hava almaktadır. Bağ, bahçe, tarla işleri için hafta sonlarını zaten bu mekânlarda geçiren halkımız, kapanma dönemini de apartman dairesi yerine yine bu alanlarda geçirmek istemektedirler. Menteşe Kaymakamlığı’nda oluşan uzun kuyrukların da nedeni budur.

Dolayısıyla Bodrum gibi sahil kasabalarının, yaylaların, kırsal alanların cazibesi gün geçtikçe artmaktadır. Bu durum gayrimenkul taleplerinden, yükselen rant değerlerinden de anlaşılabilir. Yöneticilerimiz, toplumun taleplerini ve eğilimlerini dikkate alarak kararlar alırlarsa nahoş görüntüler oluşmayacak, evlerine, mülkiyetlerine ulaşmak isteyenler hakaretlere, linçe maruz kalmayacaktır. Ancak seyahat sırasında ve ulaşılan alanlarda salgın tedbirlerine azami ölçüde uyulmalı, hijyen kurallarına azami dikkat edilmelidir. Aksi takdirde salgın bu alanlara taşınarak felaket senaryolarına kapı aralanacaktır…         

 




Bu haber 741 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KONUK YAZAR Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI