Bugun...



Tarım Alanları Şirketlerin Değil Halkındır!

AKP iktidarı her yerde doğaya ve tarım alanlarına saldırmaya devam ediyor. Bunu yaparken de kolluk kuvvetlerini şirketlerin emrine tahsis etmekten imtina etmiyor. Yıllardan beri planlı bir biçimde çevre ve tarım düşmanı politikaların hamisi olan iktidar, kolluk kuvvetleri vasıtası ile çok kahramanca bir biçimde yaşadığı yeri savunan yaşlı kadınlara saldırıyor.

facebook-paylas
Tarih: 03-05-2021 21:31

Tarım Alanları Şirketlerin Değil Halkındır!

Eşber KAYA

AKP iktidarı her yerde doğaya ve tarım alanlarına saldırmaya devam ediyor. Bunu yaparken de kolluk kuvvetlerini şirketlerin emrine tahsis etmekten imtina etmiyor. Yıllardan beri planlı bir biçimde çevre ve tarım düşmanı politikaların hamisi olan iktidar, kolluk kuvvetleri vasıtası ile çok kahramanca bir biçimde yaşadığı yeri savunan yaşlı kadınlara saldırıyor.

Euronews’ ta yer alan habere (1) göre deniz dolgusu olarak kullanılmak için taş ocağı ile bağlantı yoluna isabet eden Cevizlik ve Gürdere köylerindeki 17 adet taşınmazın acele kamulaştırmasını öngören Cumhurbaşkanlığı Kararı 20 Mart 2021 tarihli Resmi gazetede yayınlandı. Ardından bölge sakinleri olası inşaat faaliyetlerini engelleyebilmek için bölgede nöbet tutmaya başladı. Cengiz İnşaat'a ait iş makinelerinin 21 Nisan'da vadiye girmesiyle birlikte ise bölge halkına uygulanan baskı ve şiddetin dozu arttı. Çok sayıda köylü gözaltına alındı.

Cengiz Holding’e peşkeş çekilen alan; bölge halkının yıllardan beri geçimini ve yaşamını sürdürdüğü, çay tarımının yapıldığı, arı kovanlarının konaklatıldığı bir bölge. Bölge aynı zamanda barındırdığı bitki örtüsü ve iklimi ile başlı başına bir ekosistemi barındırıyor. Hal böyleyken; kıymeti kendinden menkul yağmacı bir şirkete ve ona bu pervasızlığı sağlayan siyasi iktidara karşı sadece yaşam alanlarını, arı kovanlarını ve başta çay üretimi için kullanılan tarım arazilerini savunmaya çalışan köylüler, askerler tarafından sık sık engelleniyor ve şiddete maruz kalıyorlar.

Türkiye’de, AKP iktidarının son 8 yılında, ormanlık alanların 334 bin 35 hektarlık kısmı "kamu yararı” gerekçe gösterilerek maden, enerji ve turizm gibi faaliyetler için özel teşebbüslerin kullanımına açıldı. Bugün ise ormancılık dışı amaçlar için kullanılan alanlar 739 bin hektara ulaştı. Çoğu 49 yıllığına kiralanan alanlar, uğradıkları tahribat sonrası orman olma özelliğini yitirmesine rağmen; kâğıt üstünde hala ormanlık alan olarak görünmeye devam etti (2). Tarım Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Şükrü Durmuş’un belirttiğine göre 1956 yılında yasalaşan 6831 sayılı Orman Kanunu, AKP iktidarına kadar 12 kez değişikliğe uğrarken, AKP döneminde yaklaşık 40’a yakın değişikliğe uğradı. Bu bile planlanan ve yapılan yağmanın sonucunda peşkeş çekilecek rantın boyutu ile alakalı fikir verici olabilir.

AKP’nin el verdiği şirketler; pandemi dolayısıyla 17 Mayıs’a kadar ilan edilen sokağa çıkma yasağından bile rant elde etme peşine düştü. Lübnanlı maden şirketi Meyra'nın Bursa'nın Yenişehir ilçesi Kirazlıyayla Köyü arazisinde yapmakta olduğu Çinko-Kurşun-Bakır Zenginleştirme (Flotasyon) Tesisi ve Atık Barajı Projesi kapsamında, yüksek gerilim hattı için kazı çalışmasına başladı. Bu duruma köylüler direnerek karşılık veriyorlar. (3)

Yine aynı dönemde Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Tuzabat köyünde Demireller Madencilik A.Ş’nin boksit madeni çıkarmak amacıyla ruhsat aldı. Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ruhsat sahası için Çevresel Etki Değerlendirmesi gerekli değildir kararı verdi. (4) Bölgenin bir tarım alanı olduğunu söyleyen köy muhtarı Mehmet Uğur Uygun ise şunları söylüyordu; ‘’Bizim maden ocağının kurulacağı yerin yakınında zeytin ağaçlarımız var. Ayrıca ağaçların kesildiği alanda yapılması planlandığı öne sürülen tesis alanın kesim sahasının üstünde olması tehlikeli. Kiraz ağaçlarımız var. Bahçelerimiz var. Yaklaşık 700-800 metre uzaklıkta yapılması planlıyor. Bölge aynı zamanda arıcıların kovanlarını yerleştirdikleri bal ürettikleri bir yer, arıcılığı bitirecekler. Köyümüzde kiraz ve elma üretimi çok fazla. Bunlar çok zarar görecek. Yeraltı sularımız da o bölgeden geliyor. Bu sular zarar görecek. Kuyularımız kuruyacak. Tarım, üretim ve yaşam bitecek” (5)

Açık ve net bir şekilde bilinmeli ve savunulmalıdır ki çevre mücadelesi aynı zamanda bir insan hakkı mücadelesidir. Bu yüzden İkizdere’de, Kirazlıyayla’da, Tuzabat’ta ve doğanın ranta ve şirketlere peşkeş çekildiği her yerde direnişi örgütlü bir mücadeleye çevirmek en temel önceliğimiz olmalı. Ancak bunu sağladığımız zaman İkizdere’yi savunmak için mücadele ederken ‘’lütfen destek verin, 3 - 5 kişiyle yapabileceğimiz bir şey değil’’ diyen insanların beklentilerine yanıt olabiliriz.

Artık zaman ne olacak diye beklemenin değil, ne yapılması gerektiğine karar vermenin zamanı. Artık zaman yapılması gerekeni bir an önce yapmanın zamanı. Beklemenin ya da naifliğin ne insanlara ne toprağa ne de ağaçlara faydası var. Artık zaman öfkeyi, yoksulluğu, çaresizliği ve belki de yıllardan beri bir dağ başında tek başına kalmış bir ağacı örgütlemenin vakti. Çünkü başarırsak kazanacağımız bir dünya var. 

 

1- https://tr.euronews.com/2021/04/26/rize-ikizdere-de-tas-ocag-eylemi-iskencedere-vadisi-nde-ne-oluyor

2- https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/orman-yasasi-akp-doneminde-40a-yakin-degisiklige-ugradi-1825056

3- https://www.evrensel.net/haber/432138/kirazliyaylada-maden-sirketine-yasak-yok-direnen-koyluye-ceza-tehdidi-var

4- https://www.birgun.net/haber/maden-zehir-solduracak-343396

5- https://t24.com.tr/haber/milas-ta-boksit-madeni-icin-acilacagi-one-surulen-ocaga-mahalle-muhtari-ve-koylulerden-tepki-dogamizi-katledecekler,950065

 




Bu haber 301 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KONUK YAZAR Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI